Lothlorien

Lothlorien
@cigdemnhr
7 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Reklam
"Son altı yıl boyunca bu adamla saatlerini geçirmişti. Kitaplar dışında hiçbir şey konuşmamışlardı ama bu hayatta kitaplardan daha kişisel olan ne vardı ki?"
Sayfa 28 - Timaş Yayınları
Edebiyat
Pazartesi!
"Geç git pazartesi sen de!.. Sende de iş yok! Sende salıya doğru kalem tutarak, aptesthaneye giderek, daktilo yazarak, otobüse binerek, sümkürerek, burnunu çekerek, vapura atlayarak, merhaba diyerek, bilet alarak, pazarlık ederek, bir şarkı bile mırıldanmadan, ıslık çalmayı bile hatırlamadan, aşktan söz açamadan, bir güzel yüz bile göremeden; yalan söyleyerek, insanoğlundan insanoğluna kötü haberler ileterek, çarşambaya doğru yürüyen budala bir salı ile kol kola geçip gideceksin. Yine çarşamba, yine perşembe, işte cuma! Cumartesi...Hele bu ertesiler yok mu ertesiler? Bu ertesiler, o kendilerini bir şey sanan insanlara benzerler. Sanki devam ediyorlar. Sanki bir bayramı, bir oh deyişi, bir sevişmeyi, bir sulhu, bir özgürlüğü, bir oyunu, bir aşkı, bir kardeşliği, bir dudak dudağa, bir anlaşmayı devam ettiriyorlar; yalancılar! Pazartesi! Yürü geç git! Lalettayin bir mart gününün lalettayin bir pazartesisi! Gideceksen git! Hey pazartesi! Övünebilirsin, isminle değil yukarıda saydıklarımla. Sen İstanbul'da mart içinde bir pazartesi olarak değil ama. Amerika'ya daha şimdi giriyorsun. Japonya ötelerinde, Büyük Okyanus'un bir yerinde az sonra sen bir salısın budala! Ulan pazartesi! Sen bir tarafta pazar, bir tarafta salısın; serseri herif! Ne diye İstanbul'da bize "pazartesiyim" diye kafa tutarsın "
Sayfa 80 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Müzik ve Kitap :)
"Ucu ucuna geçinebiliyorduk. Bulduğum her boş zamanı okuyarak geçiriyordum. Müzikle birlikte kitaplar en büyük eğlencemdi. Ne kadar meşgul ya da parasız ya da yorgun olsam da, kimse elimden bu zevkleri alamazdı."
Sayfa 155 - Doğan Kitap
Edebiyat
düşünmek zorundayız...
"-Açık konuşayım zenginlerin hiçbir halttan anladıkları yok çünkü. Bir el feneri ve cetvel olmadan kendi popolarını bile kaşıyamaz onlar. -Ee? -Evet. Onlar önemli hiçbir konuya kafa yormazlar. Düşünüyormuş gibi yaparlar sadece...Neden böyle yaparlar sence? -Neden acaba? -Gereği yoktur da ondan. Kuşkusuz zengin olmak için biraz zeka gerekir ama zengin olduktan sonra artık hiçbir şeye gerek kalmaz. Tıpkı yapay uyduların benzine ihtiyacı olmaması gibi. Bir uydunun aynı yerde dönüp durması yeterlidir. Ama ben öyle değilim, sen öyle değilsin. Biz yaşamak için düşünmek zorundayız. Yarın havanın nasıl olacağından küvetin tıpa ölçüsüne kadar. Öyle değil mi?"
Sayfa 19 - Doğan Kitap 19.baskı
Edebiyat