Hani bazen bir şeyler düşünürüz ama bunu dile getirmek çok zordur, uygun kelimeyi bulamayız. Bu kitap için tam olarak bu haldeyim. Ağladığım, deli gibi huzursuz olduğum, tüylerim diken diken okuduğum, her satırından sonra derin bir sorgulama sürecine girdiğim bir eser oldu. İnsanın hem ne kadar aciz hem ne kadar korkunç derece de nefsine düşkünlüğünü yazar öyle bir anlatıyor ki, zaman zaman insan olmaktan utandım.
3 şey ile sınanıyor insan yoklukla, bollukla ve hastalıkla. Yaratıcıya inanç yoklukta, tam da bu umutsuz zamanda akıla geliyor. Zor günler bitip bolluk gören insan, birden unutuyor yaratıcısını, yalan dünyanın rüzgarına kapılıp gidiyor. Kendini tekrar hatırlatıyor yaratıcı, bu sefer dermanı olmayan bir hastalıkla.. Dünya nimetlerinin, malın mülkün hiç birinin değerinin olmadığını anlayan insan için artık çok geçtir. 3 şey ile sınanıp sonunda yine nefsine yenik düşmüştür.
Günlerce kendi iç sesimle konuştum bu kitap hakkında, düşündüm, bazı sayfalarını 2 3 kere okudum. Yazarın anlatım tarzı, hayat verdiği karakterler, o yavaş yavaş tükenen ömürler sanki gözlerimin önündeydi. Her kitaplıkta bulunması, herkesin okuması gereken bir kitap, yalvarırım okuyun