20. yüzyılın o ayrıcalıklı, hümanist, hristiyan burjuvası farkında olmaksızın içinde bir hitler taşımaktadır. hitler'de affedemediği şey suçun kendisi değil, insanlığa karşı olması da değil, insanın küçük düşürülmesi de değil ; beyaz adama karşı işlenmiş olmasıdır. beyaz adamın küçük düşürülmesidir, yani o vakte kadar yalnızca cezayir'in araplarına, hindistan'ın kulilerine, afrika'nın zencilerine reva görülen sömürgeci muamelenin bu sefer avrupa'ya uygulanmasıdır.
aimê cêsaire
kişinin, bağımsızlığını kazanmış eski bir sömürgede batı'dan çıkmış kavramlara düşünmesi, kendisi hakkındaki bilginin batı'da üretilmesi, arzularını batı kültürünün belirlemesi sömürgelik durumunun sürekliliğiyle ilgilidir.
barış ünlü
yazarı ilk defa okuyorum ve edebi olarak o kadar da beğenmedim. ermeni soykırımı romanı yazmış ama apolitik olmayı tercih etmiş. gazeteci olarak kroniği iyi takip ederek bazı tarihi şahsiyetler de katarak yazmış ama hala oryantalist hala beyaz aklı hakim.
ermeni kızı efronya'nın efendi ırka mensup ve paşa olan ragıp bey'e olan aşkı çok zorlama. geçmişte olmuştur bunlar yazmıştır bazı oryantalist yazarlar ama artık olmasın yaa.
gençken bütün hayallerini gerçekleştirebileceğini düşünüyorsun, kendi gücünün de, hakikatlerin sınırını da bilmiyorsun. eğer hayallerini gerçekleştirecek bir kabiliyetin yoksa hayatın hakikati senin hayallerini bir ejderha gibi parçalayıp yiyor.