• 152 syf.
    ·6 günde·Puan vermedi
    Öncelikle e-kitap dünyasının gizli patroniçesi, vurulan topuk koleksiyoncusu, gizli kimliğini saklamak için patronun sağ kolu çılgın turizmci ve son etkinlik bükücüsü NigRa 'nın etkinliği sayesinde sevip sevmediğimi emin olmadığım bir kitabı bitirmiş oluyorum. Bana garip duygular yaşatan kitap yüzünden teşekkür mü etsem yoksa yoksa inceden kulağını mı çınlatsam bilemedim. :P :D Topuklarımın sağlığı için, teşekkür seçeneği ağır bastığı için teşekkür ederim. :D Kitaba gelmeden önce yazar hakkında #1151689 buradaki davranışı ile Hasan Tahsin Yücel'in kitap incelemesi ve bir eleştirmenin bir kitabında çalıntı cümleler iddiası ile hem orijinal hem de Orhan Pamuğun kitabındaki cümleler şeklinde bir yazısından dolayı olumsuz ön yargım kuvvetli yazardı. Hasan Tahsin Yücel’in eleştirisi çok fazla etkilemedi çünkü edebiyatı edebin ile yat şeklinde algıladığım için cümlelerim düzgün değil ve noktalama işaretlerinde bir tek cümle sonunda kullanıldığı için noktayı düzgün kullanıyorum(Başka işlevi var mı bilmiyorum. :D). :D Düşüncelerine değer verdiğim birkaç insanın sevmesi ve Nigra’nın etkinliğe daveti üzerine okumaya karar verdim. Aslında ağzımdan Kara Kitabı okuyacağım şeklinde çıkmıştı asıl merak ettiğim kitap bu olduğu için ve ebat olarak üçte biri olduğu için birazcık hile yaptım. :D Söz verdiğim için seneye kesinlikle okuyacağım topuklarım tehlikede olduğu için değil asla!!! :P :D Bu kitabı merak etmemin nedenine gelecek olursak. Emre Kongar’ın Hocaefendi'nin Sandukası kitabının ön sözünde #36915995 bu sözlerinden dolayı merak etmiştim. Kitap hakkındaki son sözde ise tamamen kendi kurgusu olduğunu söylemesi bende derin şüphe uyandırdı. Birde genelde ana karakterlerden veya ara karakterlerden en azından birine sevgi veya empati duyardım kitaplarda. Bu kitapta ise hiçbir karakteri sevmediğim yada olumlu bir düşünce oluşturmadı için garip bir ilk etiketi aldı. :D Bunun nedenini zevk kaçıran kısımda açıklayacağım. Zaman kronolojisinde bir tutarsızlık sezdim ama hayat ve okuma trafiğinin yoğun olduğu zamana denk geldiği için dikkatli gözlem yapamadığım için net bir şey demiyorum. Bir dahaki derin okuduğumda dikkat edip bu sezginin doğru olup olmadığını kesinleştireceğim.
    Genel olarak kısaca ele alırsak, dil konusunda pek etkilenmedim ve genel olarak akıp gitti. Kurgu konusunda tatmin olmadığın ve mantığıma yatmayan çok yerin olmasına rağmen genel kurgu tarzı ile tam olarak karşılaşmadığım için ilginç buldum. Buna benzer ve beni daha çok tatmin eden bir kurgu bulursam sınıfta kalır baştan söyleyeyim. :D Konu olarak rahat yaşama veya yaşama içgüdüsü kuvvetli olan İtalyan ana karakterin içinde bulunan geminin Osmanlı savaş gemisi tarafından yakalanması ile başlayan meziyetleri ile daha rahat yaşama uğraşında iken biri ile tanışıp, tanıştığı kişi ile kendisinin hayatlarının bambaşka noktalara giden insanların hayatını altında; kölelik, egonun inanılmaz boyutları, delilik ile uç zekanın gidip gelmeleri, ruhların zamanla kaynaşması, zihinsel körleşmeye neden olabilecek kadar kibri ve benzeri alt konuları olan bir kitap. Genel olarak başka ekleyeceğim düşünce gelmediği için özel olarak yorumuma başlıyorum. Bu kısımdan sonrası bol bol zevk kaçıran içereceği için zevk kaçıranlara maruz kalmak istemeyen, çıkış videosu olarak iki tontiş hocanın yabancı alimleri çekiştirmesini koyayım https://www.youtube.com/watch?v=SyNskUPIyxM :D
    Kronolojik sıra ile gidersek ilk başta gözlerimizi gemi seyahatinde açıyoruz. Venedik-Napoli arası seyahat eden 3 geminin birindeyiz. Anladığım kadarıyla ticaret gemileri ama net bir bilgi yok. Burada önlerine Osmanlı donanması çıkması ile ana karakterimizin hayatı değişiyor. Gemilerdeki kölelerin Magripli ve Türk olması ise tuzu biberi oluyor yakalanmaların. Burada aklıma göllerin yükselmesi ile balıkların karıncaları yemesi, göllerin kuruması ile karıncaların balıkları yemesi geldi. Bir millet bir başka milleti mal gözüyle bakması ne acı bir olay ve insanlık tarihinde resmi köleliğin bitmesi genel tarihe bakarsak çok yeni olması ile şirketlerin köleliği ile gizli kölelik tam gaz devam etmesi daha acı bir olay. Toplumların kaypaklığı, riyakarlığı, bencilliği, ve aklını kiraya vermesi gibi kötü özelliklerinden dolayı bu sistemin bitmesine imkan yok gibi geliyor. Burada dikkatimi çeken birde kaptanın yakalanırsak başıma daha az ceza gelsin diye köleleri ceza ile hızlandırıp kaçma olasılığını azaltması. İnsanın bencilliğinin başka insanlara ne kadar zarar verebileceğini çok iyi örneği bence. Birde bunun işe yaramayıp eziyetlerle öldürülmesi garip bir kaderin cilvesi. Burada diğer dikkatimi çeken olay ise Osmanlı donanmasının aleni bir şekilde eşkıyalık veya korsanlık yaptığı ve Osmanlı devletinin resmi olarak izin vermesi. Açık denizlerde diğer devletlerde böyle uygulamalar yapıyorsa korsanlık suç olması komik duruma düşüyor. Hatta korsanlık daha mantıklı bir durum bence çünkü en azından kaptan çok büyük bir adaletsizlik yapamaz. Burada Uçan Spagetti Canavarı tanrısının ileri görüşlülüğü için selam duruyorum. :D Yakalandıktan sonra ana karakterin sakinliği ilginç geldi. Sanırsın günde üç öğün köle pozisyonuna düşme durumu ile karşılaşıyor. Geminin ele geçirilmesi ile yağma bittikten sonra tıp kitabından dolayı olumsuz gidecek hayatının iyileşme yönlerinin çıkmasına vesile oluyor. Bilginin her zaman güç demek olduğunu buradaki olay bir kanıt niteliğinde. Bu kısımda diğer dikkatimi çeken Donanma gemilerinde doktor tarzı olmaması. Burada kurguyu mu desteklemek için yoksa o dönem yaşamda da olmamasından dolayı mı merak ettim. Şuan ki bilgilerimle Osmanlıda eğitimin yetersiz ve branşlaşmanın çok olmadığı için büyük olasılıkla gerçekte de öyle olduğu. Kurgunun ilerleyen kısımlarında düşüncemi destekler nitelikte bilgilerde mevcut ama mantığıma oturmayan yerler olduğu için kanıt olarak sunmak çok mantıklı da gelmiyor. Ana karakterimiz yaşama içgüdüsü ile yarım yamalak bildiği tıp bilgileri ile diğer kölelerden bir tık daha üstün konuma geçiyor. Bu arkadaşları tarafından hoş karşılanmıyor. Burada bir insanın sizden biraz daha iyi konumda olmasının kıskançlığı devreye giriyor. Hatta gerçek doktor değil diye şikayet edenler bile çıkıyor. Buda garip geliyor. Birisi senden beceri olarak üstün olmasından dolayı öne çıkmasını kıskanmak çok saçma bir olay üstelik ileride sana da yardım edebilecek konumda ise. Tamam haksız yere yükselenlere bende uyuz oluyorum ama uyuzluğunda bir sınırı olması lazım. :D Gemi ile yolculuğu burada bitiyorum. :D
    Geminin İstanbul’a gelmesi büyük coşkulara neden oluyor. Savaşarak kazanılan zaferlerden sonra dönen halkların sevinci bana, kendisinin olmayan suyu ele geçirmek için kendi vatandaşlarını ve oradaki halkın ölümleri ile ele geçirilen sudan bir damla suyun sahibi olmanın sevinci gibi geliyor. Burada da bilgilerinden dolayı gene diğer mahkumlardan biraz daha ayrıcalıklı davranılır ama halen istediği kıvamda değildir. Tedavilerinin ünlenmesi Paşasının kulağına kadar gider. Gizlice paşanın evine götürülür ve paşanın rahatsızlığı çok büyük bir rahatsızlık olmadığını tedavisi bildiğini görür. Burada paşanın birçok kişiye danışıp tedavi yöntemi bulamadıkları söylüyor. Burası romanın gerçekçiliğini kaybettiği kısımlardan biri olarak düşünüyorum. Tamam eğitim yönünden zayıfız ama padişahın yanına rahatlıkla girip çıkan birinin bu hastalığı bilecek bir sağlıkçı bulamaması mantıksız geliyor. Az çok sevdiği bir çalışanın üzerinden gitse yazar daha inandırıcı olurdu çünkü onda pintilik edebilir ama kendi sağlığı için olunca inandırıcı değil. Tedavi uyguladıktan kısa bir süre sonra paşa iyileşmeye başlar ve tekrar çağırır. İkinci ana karakterimiz olan Hoca ile o zaman simaen tanışıyor diye hatırlıyorum ama emin değilim. Burada esas olan kendisine çok benzemesidir. Adeta aynada kendisine bakmış kadar benzetiyor ana karakterimiz. Bu kısımdan başlıyor aslında doğu-batı karşılaştırması çünkü genetik olarak imkansız aynadaki gibi benzemesi. Gerçi karakterlerin özelliklerini tam olarak doğu-batı karşılaştırması almak her iki tarafa da haksızlık olur. Neyse o kısım detaylandıracak kadar zihnimi toparlayamıyorum ama haksız olduğumu düşünüp örneklerle genel olursa seviyeli tartışmaya her zaman açığım. Paşa ile konuşması ilginçti. Gücün verdiği hisle başkasının emeğinin karşılığını komik bir durum ile giderilmeyi çalışılması karaktersizliğin uç noktası geliyor. Zaten karşındaki insan düşmüş. Birde sen vur mantığı egoyu parlatmaktan öte değil. Paşanın para ile geçiştirmesi ondan hoşuma gitmedi. Gerçi sonradan ufak tefek yardımları oluyor ama dişe kavuğa doldurur cinsten değil. Birde aklıma gelmişken hapishanedeki emeğinin karşılığını gardiyanları kapması ve hapishanelerde bir şeyin uçuk fiyatlar olması da yukardaki şekilde düşünüyorum. Zaten hayat bir şekilde oraya itmiş insana daha fazla zulüm yapılması onarılmaz yaralara neden oluyor. Gerçi hapishanelerin yapısı hata yapanı adil bir şekilde cezalandırıp eğitmek yerine ilk kez suç işleyenlerin eğitilmesi şeklinde olduğu için suç döngüsü katmerli bir şekilde artıyor. Burası da derin bir mevzu ondan yoruma devam edelim. Günler geçerken Paşanın çocuğu üst makamdan biri(Padişahın çocuğu diye hatırlıyorum emin değilim.) evlenecek olunca, insanların başkasına gösteriş veya üstünüm havasını vermek için çok şaşalı düğün tasarlanıyor. Bu tasarıda havai fişekler kısmı önceki yapılanlardan daha gösterişli olması için adam aranıyor. Koca İstanbul’da adam kalmadığı için ve kulaktan dolma ana karakterimizin bu işle ilgisi olduğunu duyan paşamız hemen ana karakterimizi görevlendiriyor ve Bir defa gözüken Hoca piyasaya çıkıyor. Kendisinin az anladığını ve Hoca’nın ondan da az anladığını söyleyen ana karakterimiz, Hoca ile kimyacılık oynamaya başlıyor ve kısa zamanda işin ustası kesilip milletin ağzını açık bırakacak bir gösteri yapıyorlar. Bu kısımda tarihi romanı sulandıran kısımlardan biri. Bende roman kahramanlarından olup çılgın bir şekilde seviye atlamak isteği uyandıran cinslerden. Bu tarz bir olay ileride Hoca’nın 6 ayda İtalyancayı teknik kitabı okuyacak kadar öğrenmesi ve ondan sonraki 6 ayda özümsemesi var. Bunu manga ve animelerdeki dövüşlerde karşı tarafı öyle güçlü böyle herkesi döver geçer derken ana karakter 10 dakika sonra paspas etmesi gibi geliyor. Bu olaya çok ayar oluyorum. Tamam karakter yetenekli olsun ama ortalamanın hafif üstündeki karakteri birden Muhammed Ali gücüne veya Leonardo Da Vinci zekasına ve yeteneğine çıkarmayın. Kıskançlıktan göbeğim sistemi bozuyor ceremesini ben çekiyorum. :P :D
    Bu havai fişek olayından bir zaman sonra Paşa ana karakterimizi tekrar çağırıyor. Yorum devam edecektir…
  • Eyyy film severler :) Sizde benim gibi bir film izlemek için bir film süresini hangi filmi izlesem diye zaman geçirerek mi tüketiyorsunuz? İşte dev olmasa da bir arpa yolu boyunda hizmet :)
    Linkleri de koyayım anında yararlanın:)
    Uzun zamandır izlediğim filmleri bir köşeye not ediyorum, her güne bir film izleme projem kapsamında dedim bunları güzel bir başlık altında yayayım, okunan kitaplar güzel ortaklıklar verirken izlenen filmler neden vermesin:) 1000Kitap sonrası 1000 film sitesi de istiyorum:)

    İşte benim muhakkak izlemelik filmlerim;
    1. Dogville, L.v. Trier - (Sonsuz iyilik mümkün değil ya da insanın iyi kalabilmesi...)
    http://unutulmazfilmler.online/dogville.html
    2. La Novia (Federicocuğumun Kanlı Düğün oyununa muhteşem uyarlama)
    https://www.politikfilm.org/...2015-filmi-izle.html
    3. Kral Kieslowski ne yapsa izlenir, özellikle Renk Üçlemesi (Mavi)
    http://unutulmazfilmler.online/?s=kieslowski
    4. Aslı Gibidir - Juliette Binoche hangi filmdeyse izlenir:) Bir Abbas Kiarostami farkı :)
    https://tamfilmizle.com/...l-hd-altyazili-izle/
    5. Salo ya da Sodom'un 120 Günü- Passolini - Dayanabilen varsa beri gelsin- Marquis de Sade kaleminden :)
    https://www.politikfilm.org/...doma-filmi-izle.html
    6. En içimi acıtan belgesellerden biri
    https://www.politikfilm.org/...esel-filmi-izle.html
    7. Küçük Küller - Canım Federicom ve Salvador Dali filmi
    https://www.politikfilm.org/...er-little-ashes.html
    8. Persepolis - Her an beni tetikte tutar.
    http://unutulmazfilmler.online/persepolis.html
    9. Dogtooth - Köpekdişi - Çok çarpıcı bee
    http://unutulmazfilmler.online/dogtooth-kynodontas.html
    10. İl Giovane Favoloso - Leopardi - Muhteşem bir şair keşfetmek istemez misiniz?
    https://www.politikfilm.org/...2014-filmi-izle.html
    11. Postacı - İl Postino- Pablo Neruda var :)
    http://unutulmazfilmler.online/il-postino-postaci.html
    12. Elly Hakkında - Yine şahane İran Sineması, Mohsen Namjoo şarkılarıyla...
    http://unutulmazfilmler.online/...-darbareye-elly.html
    13. My Fair Lady - Bernard Shaw'ın muhteşem oyunu
    http://unutulmazfilmler.online/...m-tatli-melegim.html
    14. Yaşamaya Değer - Kirpinin zarafeti kitabının on numara filmi
    http://akalitefilm.net/...maya-deger-izle.html
    15. Edward Makaseller - Johnny Depp farkıyla
    http://unutulmazfilmler.online/...ward-makaseller.html
    16. Mehmed Uzun Filmi - Muhteşem bir belgesel
    https://www.politikfilm.org/...-belgeseli-2009.html
    17. Black Mirror - Her biri ayrı film değerinde muazzam ve dehşet
    https://dizipub.co/...r-tum-bolumler-izle/
    18. Genius - E dizi ama her biri ayrı film tadında Einstein ve Picasso:)
    https://dizipub.co/dizi/genius/
    19. Düşlerin Efendisi - Marquis De Sade 'ın hayatı, Geoffrey Rush'ın harika oyunculuğu:)
    http://unutulmazfilmler.online/...slerin-efendisi.html
    20. Operadaki Hayalet - Yoksa siz hala dünyanın en iyi operasını izlemediniz mi?
    http://unutulmazfilmler.online/...om-of-the-opera.html
    aha bu da orjinali :)
    https://tafdi.org/...yal-albert-hall.html
    21. Tabutta Rövaşata - Az sayıda iyi Türk filminden biri
    https://www.youtube.com/watch?v=bwXv66bZ95s
    22. 12 Angry Man - Çoğunluk her zaman haklı mıdır, asla...
    https://720p-izle.com/...zi/12-angry-men.html
    23. Kaldırım Serçesi - Edith Piaf unutulur mu beeee:)
    http://unutulmazfilmler.online/...aldirim-sercesi.html
    24. Ray- Ray Charles'ın hayatı, muhteşemdi:)
    https://www.altyazilifilmizle.biz/ray-izle.html
    25. Seven Samuray - Seni unutur muyum be:)
    https://720p-izle.com/...i/seven-samurai.html
    26. Çingeneler Zamanı- olmadan olur mu:)
    http://unutulmazfilmler.online/...ngeneler-zamani.html
    27. Gadjo Dilo - anaa bu efsaneyi nasıl unuturum :)
    https://www.fullhdfilmsitesi1.net/...banci-film-izle.html
    28. Bab'Aziz- müthiş bir renk müthiş anlatım:)
    http://www.altyazilifilmhd.com/babaziz-izle.html
    29. Half Moon - Gulşifte için izlenir:)
    http://iranfilmleri.net/...lfmoon-niwemang.html
    30. Aydaki Adam- Bir Jim Carrey efsanesi:)
    http://unutulmazfilmler.online/...oon-aydaki-adam.html
    31. The Shining- Allaaamm yok böyle bir film Jack Nicholson sinemanın net kralıdır.
    https://720p-izle.com/...azi/the-shining.html
    32. Mandalinalar - offf fazla insanlıktı bu bize:(
    http://unutulmazfilmler.online/...layer=pub&part=1
    33. Stalker - Tarkovsky bilmez müyük sandın? hem de en kralı:)
    http://unutulmazfilmler.online/stalker.html
    34. Coco - Bir insan onu tanıyan kimsesi kalmadığı zaman hiç varolmamıştır, muhteşem bir animasyon.
    https://hdfilmbro.com/...ili-1080p-full-izle/
    35. Büyük Budapeşte Oteli - Wes Anderson bilir misin, peki ya bu hikayeler Zweig'dan derlenmiş desem?
    https://www.altyazilifilmizle.biz/...pest-hotel-izle.html
    36. Küs Kardeşler Limited Şirketi - Kimler kimler yok ki filmde Wes Anderson'un filminin rengi bir başkadır:) litfen izleyin:)
    http://unutulmazfilmler.online/...limited-sirketi.html
    37. Into the wild - Biz nasıl kampçı olduk sanıyorsunuz?
    http://unutulmazfilmler.online/...d-ozgurluk-yolu.html
    38. Wild - İşte bu filmle de Likya Yolu'nu yürümeye karar verdim:)
    https://720p-izle.com/izle/altyazi/wild.html
    39. Amadeus - Müthiş bir biyografi , ah Salieri:)
    http://unutulmazfilmler.online/amadeus.html
    40. Get on up - James Brown'ın deli manyak hayatı :)
    kim mi? aşşa yoruma gel:) sonra filmi izle:)
    https://720p-izle.com/...tyazi/get-on-up.html
    41. Karşınızda Peter Sellers - Geoffrey Rush'tan yine mükemmel performans, Peter Sellers kim bilin mi, e pembe panter:)
    https://tamfilmizle.com/...l-hd-altyazili-izle/
    42. Pardon - B12 eksikliğimden yeni aklıma geldi çok üzgünüm ilk sırada olmalı çünkü ben filmi baştan sona ezbere biliyorum:) izlemeyen net ölsün:)
    https://www.fullhdfilmdiziizle.net/pardon-full-izle/
    43. İçimdeki Deniz - Ne filmdi beee, muhakkak izlemeli:)
    http://unutulmazfilmler.online/...ulmaz-vip&part=2
    44. Nostalji - Bir Tarkovsky şiiri gibi film, kesin izlemeli:)
    https://www.altyazilifilmizle.biz/...nostalghia-izle.html
    Aklıma geldikçe, zaman buldukça ekleyeceğim :) O kadar güzel film var ki:)
    45. Dr. Strangelove - Kubrick ve Peter Sellers birliği muazzam bir film lezzeti
    https://www.altyazilifilmizle.biz/dr-strangelove-izle.html
    46. Eternity and a Day Sonsuzluk ve Bir Gün - Ya ben seni nasıl unuturum şapşik :)
    http://unutulmazfilmler.pw/...-ve-bir-gun.html?d=1
    Şu müziği dekoyam bari :)
    https://www.youtube.com/watch?v=qfG9AdaR8yY
    47. Paramparça Aşklar Köpekler - Nasıl müthiş bir film bu ya
    https://720p-izle.com/...i/amores-perros.html
    48. 8. Gün - Müthiş bir Down Sendromlu hikayesi , bayılırsınız.
    https://tamfilmizle.com/...l-hd-altyazili-izle/
    49. Gandhi - Müthiş bir film olmuş, biyografi severiz:)
    http://unutulmazfilmler.pw/gandhi.html
    50. Hotel Rwanda - Yine iç parçalayan bir gerçeklik
    http://unutulmazfilmler.pw/hotel-rwanda.html
    51. Tootsie - Şabaniye'nin orjinalini bir de böyle izleyin:)
    http://unutulmazfilmler.pw/tootsie.html
    52. Şahane Oyun - Ya bu adamı izlemeden ölmeyin :) Komedinin kurucusu, kahkaha yüzlü Louis de Funes :)
    https://tafdi.org/...ande-vadrouille.html
    53. Mother - 2017 - Şahane metaforlar silsilesi
    https://720p-izle.com/izle/altyazi/anne.html
    54. Manderlay - L. V. Trier : Listemin başındaki ilk filmin ikincisi bu, muazzam bir eleştiri, muhakkak izleyin de konuşak:)
    https://720p-izle.com/...tyazi/manderlay.html
    55. Bohemian Rhapsody - Son zamanlarda izlediğim en en en iyi film. Freddy'min ruhuna değsin, ya canlandıran çocuk ne yaman imiş yaaa:)
    https://720p-izle.com/...hemian-rhapsody.html
    56. Violette 2013 - Müthiş bir hayat hikayesi, kimler var kimler
    https://www.altyazilifilmizle.biz/violette-izle.html/2
  • Evdal 40 yaşlarına geldiğinde yöredeki hiçbir dengbej kendisiyle atışmaya cesaret edemez. Birçok tanınmış dengbej bile onun adını duyunca atışmaktan vazgeçer. Eleşkirt Kalesi olarak da bilinen Toprakkale'de Sürmeli Mehmet Paşa'nın Gulê adında bir dengbeji vardır. Gulê, Ermeni papazın kızıdır. Alabildiğine yetenekli olan Gulê kendisiyle atışan tüm dengbejleri alt etmeyi başarmıştır. Gulê hiç evlenmemiş; ancak atışmada kendisini alt edecek dengbejle, o isterse evlenebileceğine yemin etmiştir.
    Gulê'nin namı, Evdal'ın kulağına da gelir. Evdal, daha görmeden Gulê'ye âşık olur. Evdal, platonik aşkı Gulê'yi görmek, onu tanımak için yola çıkar. Bir amacı da Gulê'yle atışarak onu alt etmektir.
    Bir gün Evdal, Hamur yöresinde bir düğün olduğunu ve Sürmeli Mehmet Paşa'nın Gulê ile birlikte bu düğüne katıldığını duyar. Atına adadığı gibi Hamur'a hareket eder. Hamur, Cemalverdi köyünden epeyce uzaktadır. Evdal'ın yolculuğu uzun sürer, bu nedenle ikindi vaktine doğru ancak köye varır.
    Hamur'a varan Evdal, yorgun olduğu için, kendini tanıtmak niyetinde değil; "Bugün yorgunluğumu alır, dinlenirim. Yarın Gulê'yle atışırım," diye düşünür.
    Bu düşünceyle düğün divanından içeriye giren Evdal, Sürmeli Mehmet Paşa'nın diğer ileri gelen Kürt ve Ermeni ağa ve beyleriyle odada ipek döşeklerin üzerinde oturduğunu, Gulê'nin ise onlara kılam söylediğini görür. Evdal, sessizce bir köşeye çekilerek bekler.
    Gulê, divana gelen her yeni konuğa, merhabayı stranla verir:
    "Merhaba misafir, sen hoş gelmişsin
    Nereden geldin bilmem, nere gidersin
    İstediğin nedir, ne emredersin
    Baş göz üstüne geldin, güle güle gidesin."
    Evdal bir süre sessiz ve sakin bir şekilde Gulê'yi izleyerek "merhabaya" tepkisiz kalır. Evdal'ın bu durumu Gulê'nin dikkatini çeker. Gulê, tekrar aynı yöntemle Evdal'a seslenerek bir kez daha merhaba verir. Gulê'nin ezgisi olan merhabası üzerine Evdal yorgunluğuna rağmen kendini tutamaz. Aynı yöntemle Gulê'yi yanıdar:
    "Ben Evdale Zeynıke, dengbejlerin şahıyım
    Serhad şairlerinin korkulu rüyasıyım.
    Zalimlerin düşmanı dostlarımın dostuyum
    Halkımın tercümanı, halkımın ozanıyım
    Başlarsam söylemeye, sesim Acem ellerine varır
    Uzak yerden gelmiş, Gulê'nin misafiriyim desem garip mi kalır."
    Evdal'ın yanıtı üzerine Gulê de durmaz. Başlarlar atışmaya. Atışmaları üç gün üç gece sürer. Köylüler, civarda atışmayı duyan herkes, odayı, bahçeyi, dam üsderini doldurur. Ka labalık, merakla atışmayı izler.
    Gulê:
    Sen hoş geldin Evdal, bugün buraya
    Endamımdan, ışık saçılır dünyaya
    Benzerim belki muma ya da çıraya
    Bacı-kardeş gel yarışıp başlayalım atışmaya.
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirve, sana hayranım Evdal.
    Evdal:
    Geldim Güle senin için bu tepeye, Hamur'a
    inanın dostlar Güle benzer yazın yağan yağmura
    Yüzü derseniz benzer çiğ düşmüş taze yaprağa.
    Gulê'min hem ahenkli hem de güzel sesi var
    Allah bilir o hem an, hem de bülbül gibidir
    Hayranım ince beline, çiçek desem konca güldür
    Kurbanım senin evine
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi.
    Gulê:
    Be hey muratsız Evdal, gözlerim kara karadır.
    Bilirsin kara, beladır
    Günde üç sürme çekerim, benim sürmem Süphan'dandır
    Senin gibi nice dengbej bilesin bana hayrandır
    Kimi çılgın, kimi deli, kimi eşinden kaçandır.
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirve, sana hayranım Evdal.
    Evdal:
    Geldim senin için Güle bu yamaca, Hamur'a
    ince bel mi, ak gerdan mı, her neyse vuruldum sana
    And olsun hem isa'nın incil'ine, hem islam'ın Kur'an'ına
    Alır Gulê'm bohçasını, düşer benim ardıma, kalmaz kurbana.
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi
    Gulê:
    Bilesin Evdal, Hamur papazının evi kubbelidir
    Avlusunda dönen halay sence kimin içindir
    Boyunu aşar sözlerin, fır hr dönüyor gözlerin
    Beni Hamur'dan aparmak haddi değildir sizlerin.
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirve, sana hayranım Evdal.
    Evdal'ın dillendirdiği bu bölüm Ermenicedir. Evdal bu dizelerinde, Gulê'yle anşmaya
    geldiğini, ancak onun güzelliği karşısında ona vurulduğunu ifade ediyor.
    Evdal:
    Geldim Hamur'a Gulê'm, papazın evi kubbedir
    Allah'ın belası çarpsın, o Köse Hano nerdedir
    Yırttığı zurna nerde, padattığı davul nicedir
    Halayın başını çeken benim Gulê'mdir
    Onun için, yanıp tutuşan Evdale Zeynıke'dir.
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi.
    Gulê:
    Yeter Evdal, kes sesini, söyletme kötü sözümü
    ince belime dek iner sırma saçım, zülüflerim.
    Fazla gidersen ileri, çağırsam gelir gençlerim
    Doğratırım lokma lokma, kanla yıkanır ellerim
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirve, sana hayranım Evdal
    Evdal:
    Geldim Hamur'a ki Gulê'm, koklasam güzel kokunu
    Hep birlikte düğünlerde, oynasak kıvrak oyunu
    Gulê'min elinde mendil çeker halayın başını
    Gulê'm nece güzel kızdır, hak eder benim aşkımı
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi
    Gulê:
    Geldim Hamur'a Evdal, yolumuz dardır
    Hamur'da dört ev gördüm, yanı ağıldır
    Çok duymuşum, Evdal'ı iyi ozandır.
    Şirindir sözleri onun, şekerdir, baldır
    Yazık ki gördüm boyunu, azıcık boydan kısadır
    Hey can Evdal hey can Evdal
    SevgiU kirve, sana hayranım Evdal
    Evdal:
    Geldim Hamur'a Gulê'm, rüzgârın tutar burayı
    Girdim gençlerin koluna, coştu onların halayı
    Sözümde şaka çoksa da, sevmem insanla alayı
    Gulê'mden izin aldım, bu onun gönül onayı
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi
    Gulê:
    Geldim Hamur'a Evdal, Hamur yamaçtır
    Evdale Zeynike dolaşır kapı kapı, belki de açtır
    Kusura bakılmasın, duydum güzel sözlerini
    Sözleri söz değil sanki eşeğin başında taçtır
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirve, sana hayranım Evdal
    Evdal:
    Geldim Hamur'a Gulê'm, sıcaktır yazdır
    Yürürken gördüm kızların önünde. Güle bir sazdır
    Kızlar güzeli Ermeni Gulê'm, babası papazdır
    Bilirim, aksayan o sol kalçası, biraz da nazdır
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi
    Gulê:
    Yeter Evdal, kes sesini, söyletme kötü sözümü
    Çağırırım uzun boylu gençlerimi aç gözünü
    Seni bağlarlar kapıya havlatırlar köpek gibi
    Göremezsin ölsen bile şu bebek gibi yüzümü
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirve, sana hayranım Evdal
    Evdal:
    Geldim Hamur'a Gulê'm, çepçevre buğday tarlası
    Ermeni halayındayım, yanda kızların alası
    Evdal bu, ince bele, altın bezeli yüze hayran olası
    Desem geldim gidiyorum duymasın papaz babası
    ille öperim, Gulê'min gül memelerinin yoktur çaresi
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi
    Gulê:
    Evdal, bilmem ne söyleyim, çingenenin şahı mısın
    Yoksa adi bir cazgır mı, göz boyayan sihirbaz mısın
    Hep Allah'a Peygamber'e yalvarırsın yakarırsın
    Varamazsın muradına, ne yaparsan aldanırsın
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirve, sana hayranım Evdal.
    Evdal:
    Hey can Gulê'm vay can Gulê'm
    Güzel sözlüm, sana hayran
    Bostanda tatlı kavunum
    Çayırda gövel ördeğim
    Öldürürsün beni Gulê'm
    Güzel sözlen tatlı dillen.
    Hey can Gulê hey can Gulê
    ima leni, ima leni
    Kudayo dero sima leni
    Yel pısiko siman yeli
    Espandero Iskenderi.
    Gulê:
    Evdal haydi gel tut elim, evime doğru gidelim
    Sereyim güzel döşeği, kadifeden yorganını
    Yapayım süzme pilavı, Karacadağ pirincinden
    İşleyeyim sana bir de Kürt çorabı, dizleme
    Sorarlarsa döndüğünde "Neydi ikramı Gulê'nin?"
    Yedi ceddime yeter dersin ikramı gül endamın.
    Hey can Evdal hey can Evdal
    Sevgili kirvem, sana hayranım Evdal
    Evdal:
    Hey can Gulê, hey can Gulê
    İnce bellim, saz boyunlum
    Kara gözleri, sürmelim
    Güzelim, yaban kekliğim
    Eser soğuk rüzgârı Qetewin'in
    Bılecan'm hem Süphan'ın
    Nazla sallanırsın Gulê'm
    Hey can Gulê, Gulê canım
    Güzel sözlüm, hayranım
    Bostanda tatlı kavunum
    Çayırda gövel ördeğim
    Öldürdün beni Gulê'm
    Can yakıcı sözlerinle, baldan tath dillerinle
    Hey can Gulê, hey can Gulê, hey can Gulê
    Üç gün üç gece süren bu atışmadan sonra Güle, Evdal'ın yeteneklerine boyun eğer.
    Ona, "Evdal, dedikleri gibisin.
    Dengbejsin, şairsin, bütün şairlerin pirisin. Emsalin yoktur. Ben sözümün sahibi, yeminimin takipçisiyim. Beni alt ettin.
    Eğer kabul edersen, sana varırım. Ancak şunu bil, dinimi de ğiştirmem, inancımın ferdi kalırım," der.
    Gulê'nin sözlerine Evdal'ın yanıtı kısadır:
    "Gulê, sen de büyük bir şairsin, iyi bir dengbejsin. Şunu bil ki şimdiye kadar kimse senin kadar karşımda duramadı. Bildiğin gibi ben evliyim, çocuklarım var. Senin dinin sana, benimki bana, herkes kendi yoluna. Bacımsın, anamsın. Allah
    her şeyi gönlüne göre versin."
  • HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR (1864-1944) Kuyruklu yıldız.., Gulyabani
    HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1866-1945) Aşk-Memnu, Mai ve Siyah
    MEHMET EMİN YURDAKUL (1869-1944) mİLLİ şair
    MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883-1952) Ayaşlı ve Kiracılar, Miras.
    Yahya Kemal BEYATLI (1884-!938) Kendi gök Kubbemiz,
    AHMET HAŞİM (1884-1935) Göl saatleri
    Ömer SEYFETTİN(1884-1920) Kaşağı
    Reşat Nuri GÜNTEKİN (1889-1952) Yaprak dökümü, Çalıkuşu..
    Peyami SAFA (1889-1961) 9.Hariciye Koğuşu..,Yalnızız
    ORHAN SEYFİ ORHON (1890-1972) şair ,gazeteci, siyasetçi
    ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1891-1949) şair.
    HALİT FAHRİ OZANSOY (1891-1971) Şair ve oyun yazarı
    YUSUF ZİYA ORTAÇ (1896-1967) Şair

    FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898-1973)Han Duvarları
    FALİH RIFKI ATAY (1894-1971) Siyasetçi
    ÂŞIK VEYSEL (1894 –1973)Dostlar Beni Hatırlasın, Sazımdan Sesler, Deyişler


    NAHİD SIRRİ ÖRİK (1895-1960) Kıskanmak
    HALİKARNAS BALIKÇISI (CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI) (1890-1973)
    KEMALETTİN KAMU (1901-1948)) memleket şairi, vatan sevgisi ve gurbet teması

    AHMET HAMDİ TANPINAR (1901-1962) Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Abdullah Efendi'nin Rüyası, Beş Şehir, Mahur Beste, 19.Asır Türk Edebiyatı, Yaşadığım Gibi.
    SAİT FAİK ABASIYANIK (1906-1954)Sarnıç, Semaver, Şahmerdan, Mahalle Kahvesi, Son Kuşlar, Kayıp Aranıyor, Âlem Dağında Var Bir Yılan, Havada Bulut, yaşamak Hırsı, Şimdi Sevişme Vakti.
    Nazım Hikmet RAN (1902-1963) Memleketimden insan manzaraları

    KEMALETTİN TUĞCU (1902-1996) 80 adet çocuk romanı yazdı

    ARİF NİHAT ASYA (1904-1975) Bayrak şairi olarak anılır.
    NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905-1983) Çile
    Sabahattin ALİ (1907-1948) Kürk Mantolu Madonna, içimizdeki şeytan...

    AHMET KUTSİ TECER (1907-1967)
    NURULLAH ATAÇ (1898-1957) Karalama Defteri, Sözden Söze, Diyelim
    Halide Edip ADIVAR (1908-1964) Sinekli Bakkal, Ateşten Gömlek
    AHMET MUHİP DIRANAS (1909-1982) Fahriye Abla
    CAHİT SITKI TARANCI (1910-1956) Otuz Beş Yaş, Ömrümde Sükût, Ziya'ya Mektup.
    KEMAL TAHİR (1910-1973 Esir Şehrin İnsanları, Yorgun Savaşçı, Devlet Ana,
    ORHAN KEMAL (1914-1970) Ekmek Kavgası,Üç Kağıtçı, Hanımın Çiftiği...
    ORHAN VELİ KANIK (1914-1950) Garip, Vazgeçemediğim,
    OKTAY RIFAT HOROZCU (1914-1988)
    BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975) Ressam
    MELİH CEVDET ANDAY (1915-2002)
    BEHÇET NECATİGİL (1916-1979) Kapalıçarşı, Evler, Divançe, Arada, Çevre, Eski Toprak

    HALDUN TANER (1916-1986)Öykü ve oyun yazarıdır.
    Tiyatro: Günün Adamı, Dışarıdakiler, Huzur Çıkmazı, Keşanlı Ali Destanı, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım,

    AZİZ NESİN (1915- 1995) Şimdiki çocuklar harika, o kadar çok ki ,onlarca öykü, oyun

    Kerime NADİR(1917-1984) Türk filmlerine de konu olan sayısız aşk romanı yazmıştır.

    Cahit KÜLEBİ (1917-1997) şair

    NECATİ CUMALI (1921-2001) Tiyatro oyunları ,Tütün Zamanı, Acı Tütün, Aşk da Gezer romanlarıdır.

    EDİP CANSEVER (1928 -1986) İkindi Üstü, Dirlik Düzenlik, Yerçekimli Karanfil, Kirli Ağustos,

    İLHAN BERK (1916 -….) şair

    CAN YÜCEL (1926-1999) Sayısız şiir.

    Hasan Hüseyin Korkmazgil 27-84 Acılara Tutunmak
    CEMAL SÜREYA (1931 -1990) Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Güz Bitiği, Sıcak Nal, Sevda Sözleri... Denemeleri Şapkam Dolu Çiçekle, 99 Yüz,

    CEYHUN ATUF KANSU (1919 - 1978)Şair

    TURGUT ÖZAKMAN (1930 - ) Romanları Korkma insancık Korkma, 19 Mayıs 1999-Atatürk Yeniden Samsun'da, Şu Çılgın Türkler.

    Fakir BAYKURT (1929-1969) Yılanların öcü...

    ATİLLA İLHAN (1925-2006) Duvar, Ben Sana Mecburum, Elde Var Hüzün ,Korkunun Krallığı Yasak Sevişmek Tutuklunun Günlüğü...
    ABBAS SAYAR (1923-1999) Yılkı Atı
    ÖZDEMİR ASAF (1923-1981) Dünya gözüme Kaçtı, Sen Sen Sen, Yalnızlık Paylaşılmaz,
    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA (1914-2008) Destanlar şairi
    YAŞAR KEMAL (1923- 2015 İnce Memed, Karıncanın su içtiği, ....
    TARIK BUĞRA (1918-1994) Küçük Ağa, Osmancık, İbiş'in Rüyası, Firavun İmamı, Küçük Ağa
    Vedat Türkali (1919-2016 Bir Gün tek başına, Mavi Karanlık,....
    Yusuf Atılgan (1921- 1989 Anayurt oteli, Aylak adam
    Ahmet ARİF (1927-1991) HaSRETinden prangalar eskittim
    Adalet AĞAOĞLU (1929- Ölmeye Yatmak, Bir düğün Gecesi......
    Oktay AKBAL (1923-2015)
    MUZAFFER İZGÜ (1933-1917) Çocuk kitapları yazarı
    Tahsin Yücel (1933, Elbistan-2016) .çevirmen, yazar
    Ümit Yaşar Oğuzcan, ( 1926, 1984) - Şair.
    OĞUZ ATAY (1934-1977) Tutunamayanlar, Bir bilim adamının romanı,...
    ERDAL ÖZ(1935-2006) YARALISIN, Cam kırıkları, Gülünün solduğu akşam
    SEVGİ SOYSAL (1936-1976) Yenişehirde bir öğle vakti
    ÇETİN ALTAN (1927-2015) Viski
    Tarık Dursun KAKINÇ (1931-2015)
    AYŞE KULİN (1941- ) Adı aylin, Füreyya.....
    METİN ALTIOK (1940-1993 Sarıl bana
    ATAOL BEHRAMOĞLU( 1943- On ayrılık şiii
    PINAR KÜR (1943- Bir Deli Ağaç
    İNCİ ARAL(1944- ) Mor
    Nazlı ERAY (1945- ) Aşkı giyinen adam
    ZÜLFÜ LİVANELİ (1946-) Serenad, Kardeşimin Hikayesi,,,,
    AHMET TELLİ (1946-..)
    NEDİM GÜRSEL(1951)
    SELİM İLERİ (1949- ) Yaşarken ve Ölürken, ....
    AHMET ALTAN (1950- ) Kılıç yarası gibi, İsyan günlerinde aşk....
    0RHAN PAMUK ( 1952- )Benim Adım Kırmızı, Cevdet Bey Ve oğulları, Kar, Beyaz Kale, Kara Kitap, Sessiz Ev.

    MURATHAN MUNGAN (1955-...) Üç aynalı kırk oda, Yüksek topuklar,....

    ŞÜKRÜ ERBAŞ( 1953- ) şair

    BUKET UZUNER :(1955-)

    LATİFE TEKİN (1957- )Sevgili arsız ölüm

    İSKENDER PALA (1958- ) Od...

    İhsan Oktay ANAR (1960- Puslu kıtalar atlası

    SUNAY AKIN (1962- )

    PERİHAN MAĞDEN (1960- )

    AHMET ÜMİT (1960-

    ELİF ŞAFAK (1971-

    ECE TEMELKURAN (1972-
  • 1. İnce Memed -Yaşar Kemal
    2. Tutunamayanlar, Oğuz Atay
    3. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
    4. Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar
    5. Kara Kitap, Orhan Pamuk
    6. Bereketli Topraklar Üzerinde, Orhan Kemal
    7. Aylak Adam, Yusuf Atılgan
    8. Aşk-ı Memnu, Halit Ziya Uşaklıgil
    9. Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk
    10. Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
    Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin
    Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu
    Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
    Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu
    Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
    Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay
    Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin
    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
    Devlet Ana, Kemal Tahir
    Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali
    Hakkari’de Bir Mevsim, Ferit Edgü
    Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
    Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal
    Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil
    Kıskanmak, Nahid Sırrı Örik
    Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk
    Eylül, Mehmet Rauf
    Gece, Bilge Karasu
    Fahim Bey ve Biz Abdülhak Şinasi Hisar
    47’liler, Füruzan
    Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
    Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yaşar Kemal
    Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir
    Murtaza, Orhan Kemal
    Yer Demir Gök Bakır, Yaşar Kemal
    Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil
    Ağır Roman, Metin Kaçan
    Orta Direk – Yaşar Kemal,
    Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana – Yaşar Kemal
    İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali
    Yalnızız – Peyami Safa
    Bin Hüzünlü Haz – Hasan Ali Toptaş,
    Son Adım – Ayhan Geçgin,
    Yılanların Öcü – Fakir Baykurt
    Her Gece Bodrum – Selim İleri
    Sinekli Bakkal – Halide Edib Adıvar
    Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik
    Serenad – Zülfü Livaneli
    Tol – Murat Uyurkulak
    Ayaşlı ve Kiracıları – Memduh Şevket Esendal
    Müşâhedat – Ahmet Midhat Efendi
    Kinyas ile Kayra – Hakan Günday
    Berci Kristin Çöp Masalları – Latife TeKİN
    Kurt Kanunu – Kemal Tahir
    Denizin Çağırışı – Kemal Bilbaşar
    Kırık Hayatlar – Halit Ziya Uşaklıgil
    Medarı Maişet Motoru – Sait Faik Abasıyanık,
    Odalarda – Erdal Öz
    Yeşil Gece – Reşat Nuri Güntekin
    Bir Solgun Adam – Selçuk Baran
    Kurtlar Sofrası – Attilâ İlhan
    Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi – Ayfer Tunç
    Buzul Çağının Virüsü – Vüs’at O. Bener, 1984
    Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir
    Gurbet Kuşları – Orhan Kemal
    İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit
    Mel’un – Selim İleri
    Rahmet Yolları Kesti – Kemal Tahir
    Bir Kadının Penceresinden – Oktay Rifat
    Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı – Bilge Karasu,
    Heba – Hasan Ali Toptaş
    Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk
    Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim – Nâzım Hikmet
    Çamlıca’daki Eniştemiz – Abdülhak Şinasi Hisar
    Çocukluğun Soğuk Geceleri – Tezer Özlü
    Kayıp Aranıyor – Sait Faik Abasıyanık
    Kiralık Konak – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Eski Hastalık – Reşat Nuri Güntekin
    Mutluluk – Zülfü Livaneli
    Şimdiki Çocuklar Harika – Aziz Nesin, 1967
    Boğazkesen – Nedim Gürsel
    Karartma Geceleri – Rıfat Ilgaz
    Matmazel Noraliya’nın Koltuğu – Peyami Safa
    Sahnenin Dışındakiler – Ahmet Hamdi Tanpınar
    Yaralısın – Erdal Öz
    Yeşilçam Dedikleri Türkiye – Vedat Türkali
    Ankara – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem
    Ateş Gecesi – Reşat Nuri Güntekin
    Çılgın Gibi – Suat Derviş
    Göçmüş Kediler Bahçesi – Bilge Karasu, 1979
    Handan – Halide Edib Adıvar
    Mahur Beste – Ahmet Hamdi Tanpınar
    Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman
    Tütün Zamanı – Necati Cumalı
    Veda – Ayşe Kulin
    Viski – Çetin Altan, 1975