• Uzaktan seviyorum seni
    Kokunu alamadan
    Boynuna sarılamadan
    Yüzüne dokunamadan
    Sadece seviyorum seni

    Öyle uzaktan seviyorum seni
    Elini tutamadan
    Yüreğine dokunamadan
    Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
    Şu üç günlük sevdalara inat
    Serserice değil adam gibi seviyorum

    Öyle uzaktan seviyorum seni
    Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
    En çılgın kahkalarına ortak olmadan
    En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan

    Öyle uzaktan seviyorum seni
    Kırmadan,
    Dökmeden,
    Parçalamadan,
    Üzmeden,
    Ağlatmadan uzaktan seviyorum seni

    Öyle uzaktan seviyorum seni
    Sana söylemek istediğim her kelimeyi
    Dilimde parçalayarak seviyorum
    Damla damla dökülürken kelimelerim

    Masum beyaz bir kağıtta seviyorum...

    ~Cemal Süreyya
  • Uzaktan seviyorum seni!
    Kokunu alamadan,
    Boynuna sarılamadan.
    Yüzüne dokunamadan.
    Sadece seviyorum!
    Öyle uzaktan seviyorum seni!
    Elini tutmadan.
    Yüreğine dokunmadan.
    Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
    Şu üç günlük sevdalara inat,
    Serserice değil adam gibi seviyorum.
    Öyle uzaktan seviyorum seni,
    Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
    En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
    En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
    Öyle uzaktan seviyorum seni!
    Kırmadan,
    Dökmeden,
    Parçalamadan,
    Üzmeden,
    Ağlatmadan uzaktan seviyorum.
    Öyle uzaktan seviyorum seni;
    Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
    Dilimde parçalayarak seviyorum.
    Damla damla dökülürken kelimelerim,
    Masum beyaz bir kağıtta seviyorum.''
  • ÇOK HOŞUMA GİTTİ
    Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı.

    Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu.

    Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti.

    Üzerinde -Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu... okudu:

    Sevgili Baba;

    Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum.

    Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim.

    Gerçek tutku ve aşkı ben jale ile buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam…

    Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri, derisine işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu.

    Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk…

    Baba jale hamile!
    Jale’nin dediğine göre çok mutlu olacağız.

    Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var.

    Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor.

    Jale benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez.

    Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız.

    Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi bulunsun ve Jale sağlığına kavuşsun diye…..

    O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor.

    Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim..

    Eminim birgün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin Oğlun…..

    NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil.

    Ben Mehmet’lerdeyim.

    Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim.
  • uzaktan seviyorum seni
    kokunu alamadan,
    boynuna sarılamadan
    yüzüne dokunamadan
    sadece seviyorum

    öyle uzaktan seviyorum seni
    elini tutmadan
    yüreğine dokunmadan
    gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
    şu üç günlük sevdalara inat
    serserice değil adam gibi seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni
    yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
    en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
    en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
    öyle uzaktan seviyorum seni
    kırmadan
    dökmeden
    parçalamadan
    üzmeden
    ağlatmadan uzaktan seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni;
    sana söylemek istediğim her kelimeyi
    dilimde parçalayarak seviyorum
    damla damla dökülürken kelimelerim
    masum beyaz bir kağıtta seviyorum”

    Cemal Süreya