Okur
Buğra Erdik
Anadolu Korku Öyküleri 1'i inceledi.
200 syf.
·
5 günde
·
2/10 puan
Cinli köye Gittik!
Nedense Anadolu Korku Öyküleri adlı seriyi okumaya başladığımda neyle karşılaşacağımı biliyordum; klişeler... Şimdi burada, şahsımca da kabul edilerek, söylenmesi gerekir ki korku, yazması en zor türlerden biridir. Okuyucuyu jumpscare gibi dejenere teknikler ile korkutamazsınız, canavarlarınızı gösteremezsiniz, hatta Robert Chambers Efendi’den feyz alacak olursak detaylı anlatımını dahi yapmamanız gerekir, çünkü korku edebiyatında korkunç olan asıl şey olaydır efendiler, garipliktir, atmosferdir... Kullandığımız türlü yaratıklar yalnız kalem süsümüzdür. Bu gibi zor bir işe girişirken de tabiatımız gereği var olana sığınma ihtiyacı duyarız. Ülkemiz korku edebiyatında kullanılan motif ve muhtelif diğer unsurlar ne yazık ki bir fasikülü ancak doldurabilir: Hayri Amca bir cindi, kızı Müberra periydi, ayakları tersti, elbette ki bahsolunan bu zatlar köyde yaşarlardı, evlerinin bahçesi de incir ağacı doluydu; nitekim köylüler ve yerleşkelere sosyolojik açıdan bakıldığında köyler korkunçtur(!) Halbuki psikolojik açıdan bakıldığında da bu tarz olaylar çok güvendiğimiz şehirlerde gerçekleşse daha korkunç olmaz mı? Yoksa ‘yeni şeyler denemek’ Türk Edebiyatında mekruh veya haram mı sayılıyor? Bir kitabın kendini okutması onu yeterli kılar mı? Daha fazla soru sorup kendi moralimi bozmadan hayal kırıklığına uğradığımı söylemem gerekiyor, bunu da tabii ki matem oklu soru işaretlerimin serideki tüm hikayelere saplanmadığını ekleyerek ifade etmeliyim. (İsim vermek gibi olmasın, Işın Beril Hanım ve Mehmet Berk Bey’in yazdığı hikayeleri okurken ziyadesiyle keyif aldım.) Terk edilmiş konaklardaki hayalet hikayeleri nasıl M. R. James ve Algernon Blackwood ile bittiyse, pek potansiyel sahibi edebiyatımızda da korku edebiyatının yekten bitmesini ve bir anka kuşu misali küllerinden yeniden ve daha güçlü doğmasını temenni ediyorum.
Anadolu Korku Öyküleri 1
OKUYACAKLARIMA EKLE
8