• ..."Fakat mutlu sonlu öyküler en iyileri sayılmazlar her zaman, gerçi bulunacak en iyi öyküler sayılabilirler aslında! Acaba biz ne tür bir öykünün içine düştük?"

    "Kim bilir," dedi Frodo.
  • Sonunda yorgun argın, kendini yenilmiş hissederek koridor seviyesinin altındaki basamağa oturdu ve başını ellerinin arasına aldı. Her yer sessizdi, korkunç bir biçimde sessiz. Geldiği zaman ışığı zaten azalmış olan meşale titreyerek sönmüştü; karanlık onu bir akıntı misali sarıyordu sanki. Sonra yavaş yavaş, kendi de kendini hayrette bırakarak, bu uzun yolculuğunun ve kederinin beyhude sonunda, içinden gelen ve kendisinin de anlayamadığı bir nedenden dolayı şarkı söylemeye başladı.
  • "Zaten burada hiç olmamalıydık, yola çıkmadan önce bu konuda daha fazla şey öğrenmeliydik. Ama sanırım bu hep böyle olur. Eski masallardaki ve şarkılardaki bütün o kahramanlıklar Bay Frodo: Maceralar yani, öyle derdim adlarına. Hep bunların, o masalların mükemmel kişilerinin çıkıp aradığı şeyler olduğunu düşünürdüm, çünkü onlar macera isterlerdi, çünkü maceralar heyecan verici, yaşam ise biraz sıkıcıydı; bunu spor olsun diye yapıyorlardı falan filan. Fakat gerçekten önemli olan öykülerde, ya da akılda kalan öykülerde böyle olmuyor. Kahramanlar sanki bu olayların içine düşüyorlar - yani yolları onları o tarafa götürüyor da denebilir. Ama galiba onların da, bizim gibi bir sürü seçenekleri oluyordu ellerinde, geriye dönmek gibi; sadece onlar geri dönmüyordu. Eğer dönüyorlardıysa bile bizim bundan haberimiz olmuyordu çünkü dönenler unutuluyordu. Biz sadece yollarına devam edenlerden haberdar oluyorduk - ve dikkatini çekerim, hepsi de mutlu bir sona varmıyordu - en azından öyküdeki veya öykü dışındakilerin mutlu son dedikleri bir sona varmıyorlardı. Yani memleketine dönüp de, her şeyi bıraktığı gibi olmasa bile yolunda bulması gibi - yaşlı Bay Bilbo gibi yani. Fakat mutlu sonlu öyküler en iyileri sayılmazlar her zaman, gerçi içinde bulunulacak en iyi öyküler sayılabilirler aslında! Acaba biz ne tür bir öykünün içine düştük?"
  • İpucu içerir.

    Orta Dünya'nın zaman olarak en son kitabı. Karakterler yine çok farklı yönlere savrulur ve yine hepsinin üzerine çok büyük görevler düşmektedir. Gandalf Pippin'i de alarak Sauron'un gazabının en çok hissedileceği yer olan Minas Tirith'e gider. Daha yeni Miğferdini Savaşı'ndan çıkmış olan Rohan Kralı Theoden, yeğeni Eomer ile birlikte bütün Rohirrim'i toplamaktadır. Minas Tirith'e savaşmaya gideceklerdir. Aragorn, Legolas ve Gimli'nin yolu ise, Aragorn'un Numenor'lu kolcu yoldaşlarının gelmesi ile değişir. Elflerin beyi Elrond yollamıştır bu kolcuları. Onlar Dimhold'a, ölülerin yoluna gidip Minas Tirith'e, Sauron güçlerine destek olmak için giden Umbar korsanlarını durdurmak zorundadırlar. Aragorn'a aşık olan Rohan'ın Ak Hanım'ı Eowyn'in savaşa katılmasına izin verilmez, Merry'nin de öyle. Merry gizlice Saklımiğfer adındaki bir atlıyla savaşa katılır. Ve Samwise, yiğit Samwise, arkasında Gollum, önünde binlerce ork ve goblin, elinde onu etkileyip duran bir yüzükle yapayalnız kalmıştır. Cirith Ungol'a hapsedilen ve hayatı tehlikeded olan Frodo'yu kurtarmak zorundadır.

    Bu kitabın ilginç bir özelliği daha var. Hikaye bir türlü son bulmuyor. Sürüp gidiyor, tıpkı gerçek hayat gibi. Savaş bitip yüzük ateşe atıldığında hikaye daha yarısına gelmiştir. Büyük kötünün yok edilmesiyle hikaye bitmez. Birinci kitapta başlayan Nice Buluşmalar bölümü bu kitapta Nice Ayrılıklar bölümü ile kapatılır. Yüzük Kardeşliği dostlukları ömürlerinin sonuna kadar sürecek olsa da dağılır. Aragorn Gondor'a kral olup elflerin Ölümsüz Toprakları'na gitmeyen Arwen'le evlenir. Hobbitler Hobbitköy'e döndüğünde Shire'ı Mordor'a dönmüş bir biçimde bulurlar. Orthanc'tan entleri kandırarak kaçmayı başaran Saruman ve Solucandil buraya gelmişlerdir. Artık büyümüş, cesurlaşmış ve olgunlaşmış olan hobbitler başka kimseden yardım almayarak kendi işlerini kendileri hallederler. Sonunda Frodo Gandalf ve ölümsüz elflerle birlikte Gri Limanlar'dan bir gemiye biner. Orta Dünya'dan ayrılır ve bizleri bu inanılmaz hüzünlü ayrılıkta gözleri dolmuş bir şekilde bırakır.

    Kitaptaki Ekler kısmı da ayrıca hoşuma gitmişti. Aragorn ile Arwen'in hikayesi anlatılır. Üçlemedeki bütün olaylar kronolojik bir sırayla verilir. Elfçe'nin lehçeleriyle ilgili çok ayrıntılı bilgiler verilir.

    Elflerin çağı bitmiş, insanların çağı başlamıştır. Orta Dünya'da 4. çağ başlamıştır ve
    hayat burada normal bir şekilde devam etmektedir. Keyifli okumalar...