Yok Ayasofya’dır, yok Arap harflerini meşru tanımaktır, yok ilkokul görmeyen Türk çocuğuna Kur’an Kursu bahanesi ile yabancı yazı öğretmektir, yok İmam-Hatip Okullarında çağdaş ilim anlayışı ile uzlaşmayıcı öğretim yapmaktır. Alevî’yi Sünnî’den ayırmaktır. Hepsi hepsi Atatürkçülüğe ve ona dayanan Anayasaya hıyanet etmektir. “Yeminde hânis” olmaktır.
Tanzimat’ın yapamadığı yapılmadıkça, medreseden yetişme şeriatçıların vicdanlar üzerindeki egemenliği yıkılıp laik bir devlet sisteminde dünya işlerini yalnız akıl yolu ile çözüp çevirmedikçe, dini sadece Tanrı ile kulu arasında bir vicdan işi olarak bırakmadıkça, baştaki istibdat yıkılsa bile, Tanrı adına toplumu hükmü altında tutan geri medrese şeriatçılığının yarattığı yığın despotluğunu önlemedikçe, insanı laik ve müsbet ilimlere dayanan eğitimle değiştirmedikçe toplumu değiştirmeye, ilerlemeye, kalkındırmaya, vicdan ve kafa hürriyeti yolundan siyasî hürriyete kavuşturmaya, rejimi devamlı ve kararlı bir hürriyet rejimi yapmaya imkân yoktu.