Bir ağaçtım ve diyordum
Elbette yalnızlık kapacak
ormandan ayrılanı.
Elbette bitmeyecek hiçbir şey.
Elbette ortasında kalacağız her yerin.
Ama istemeye istemeye büyümüş bir ağaç
daha ağaçtır.
Biri beni bulsun diye
beklemediğim yeryüzü
daha yeryüzü.
Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
başkalarının düşünceleriyle değil.
“Üstümde yıldızlı gök”demişti Königsberg’li
“içerimde ahlâk yasası”.
Yasa mı? Kimin için? Neyi berkitir yasa?
İster gözünü oğuştur,istersen tetiği çek
idam mangasındasın içinde yasa varsa.
Girmem,girmedim mangalara
Yer etmedi adalet duygusu
içimde benim
çünkü ben
ömrümce adle boyun eğdim.
Yıldızlı gökten bana soracak olursanız
kösnüdüm ona karşı
onu hep altımda istedim.
Koşmam gerek
Yetişmem gerek yazgıma
Tutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerek
Esenlemem, kargışlamam, irkitmem gerek
Niçin niçin, niçin, niçin
Kuyuya düşen çocuk niçin ölmesin?
ölüler beni serinliğe yakıştıramaz
çünkü hiç kimse çıkmak istemez bu mevsimden dışarı
çünkü bitkinliklerini günden saklar ekinler
ekinler çocukların en rahat uykuları
gece ayakları kokan bir adam gibi gelir
eşiklere oturmuş aya doğru çocuklar
o serin bereket gölgeleri çocuklar
yani çocuk o güzel tüccar
yorgunluklar alıp kargılar dağıtan
geceye karanlıktan önce gelen çocuklar
bu şaşkınlığı çünkü gece uyuyamaz
sanki ne kalmıştır çocuklara isa'dan
ölüler beni ölüme yakıştıramaz
gibi hala saçlarımda tozlu bir akşam
1962