Fakat sen dostum insanlar arasında yaşamak istiyorsan, her şeyden evvel gölgeye, sonra paraya hürmet etmesini öğren. Eğer yalnız kendin için ve içinde ki iyi tarafın için yaşamak istiyorsan, o zaman nasihate ihtiyacın yok.
Onu endişe ediyorsun, bunu endişe ediyorsun.
Ötekine takıyorsun, berikine takıyorsun.
Şunu dert ediyorsun, bunu dert ediyorsun.
O niye oldu, bu niye olmadı diye gece gündüz mutsuzluğa gark oluyorsun.
Sonra ölüyorsun.
Hepi topu bu mu yani ?
“Unutabildin mi bari İlhami’yi ?” diye sordu.
“İnsan hayatının aşkını unutabiliyor mu, sen söyle”
“Yazarına bağlı” dedi Handan.
“Ben bir yazarın yarattığı roman kahramanı değilim ki, Handan.”
“Olsun. Herkesin yazgısını yazan bir kalem mutlaka vardır”
Yerde kaç cansız beden var? Onu saymak kolaydı… Peki, kaç kişi cansız kalmıştı? Bunu hiçbir zaman tam anlamıyla bilemezdin. “Kaç kişi kaldıysa geride, o kadar” diyemezdin cevap olarak.