Şeyma Uğurlu

Şeyma Uğurlu

, bir kitabı okumaya başladı
Bütün bunlar taleplerini, atalarının belirlediği çerçevede şahsi arzularına dayandıran ve aynı şekilde ruhunun zevk duyduğu sonu gelmez kan davalarını sürdüren Arap’ın gurur dolu kabile merkezli zihniyetine ters gelen bir anlayıştır. Gerçekten de Muhammed’in öğretisinde temel prensipler, Arapların o zamana kadar çok değer verdiklerine karşı tam bir protesto mahiyetindeydi.
Sayfa 192·Kitabı okuyor
Bakınız, öyle bir kavimden bahsediyoruz ki kişilerin, atasını dedesini övme olgusu, bir hac ritüeli haline dönüşmüştür. En çok öven kazanmış ve kendisine üstünlük nispet etmiş olurdu. Nebi (sav) ise onların, cehennemde olduklarını söylüyor. Sadece onların değil kendi atalarının da. Hâşâ yalan söyleyip yalanının farkında olan bir siyasetçi neden böyle bir toplumda böyle bir mesaj iletsin?
Sayfa 191·Kitabı okuyor
Hz. Ebubekir Mistah isimli sahabiye maddi yardımda bulunuyordu. Ancak bu kişinin Hz. Aişe’ye atılan zina iftirasına katıldığı yönündeki haberler üzerine Hz. Ebubekir Mistah’a yardım etmeyeceğime dair yemin etti. Bunun üzerine ayet indi. Ayetten sonra Hz.Ebubekir yemininden döndü. Kendinizi Hz.Ebubekir’in yerine koyarak düşünün; yardım ettiğiniz kişinin ismi, kızınızın iffetine atılan bir iftiraya karışıyor. Bu durumda öfkenize hakim olabilir misiniz? İşte Hz. Ebubekir bunu başarmıştır.
Sayfa 111·Kitabı okuyor
Peygamberliğin İspatı
Mesela benim doktor olduğumun inkar edildiği ve bu hususta gerilimli tartışmanın yaşandığı bir ortamda, doktor kimlik kartımı göstersem, “kimlik kartını zaten bunu ispatlamak için yaptırmış olabilir” dersiniz. Ama örneğin beni tanıyan insanların bulunduğu bir muhitte trafik kazasına denk gelsek dışardakiler bana “doktor yardım et” dese ve ben sizin önünüzde kazazedeye müdahale etsem benim doktor olduğumun ispata lüzumu kalır mı? İşte biz böyle bir nakil okursak deriz ki “Altay’ın doktorluğunu tartışmaya gerek yoktur bu çok açık bir gerçektir” Yani metin ve bağlam bir şeyi ispat etmek için oluşturulmamıştır.
Sayfa 92·Kitabı okuyor