Giriş Yap
261 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesi değil en iyisi :) _____________ 23 Aralık 2018 güncellemesi: 'Heeellloooo. Meraba arkadaşlar. 1000Kitap hesabıma hoşgeldiniz. Bugün sizlerle Sineklerin Tanrısı kitabı hakkındaki fikirlerimi paylaşacağım. İncelememi beğenirseniz beğen butonuna tıklamayı ve yorum yazmayı unutmayın'. (*) Çocuk yolcuların olduğu bir uçak, bir adaya düşüyor. Pilot ölüyor. Çocuklar bir şekilde kazadan kurtuluyorlar. Adada hiç kimse yok. Daha önce adaya ayak basılmamış. Çocukların yaşları ise 6 ile 12 arası. Kitabımız böyle başlıyor. Bundan sonrası ise çok iyi kurgulanmış. Kitabın her kelimesinin bir önemi ve simgesel bir değeri var. Bana öyle geliyorki, gerçekten de böyle bir şey olsa, yani bir uçak düşse, çocuklar tam olarak yazarın yazdığı gibi davranacaktır. Olaylar çok sürükleyici. Dili çok sade. Mine Urgan'ın böyle güzel bir kitabı çevirmesi çok iyi olmuş. Hayvanların Çiftliği gibi bu kitap da çocuk kitabı gibi durmasına rağmen, aslında değil. İnsanı insan hakkında düşünmeye yönelten bir kitap. Kitabı bitirdikten sonra gene Mine Urgan'ın yazdığı sonsözü okumanızı öneririm. İyi okumalar dilerim. *Youtuber'ların yaptıkları giriş ile ilgili kötü bir şakaydı sadece. Youtube izlemeyen dostlar olabilir. :)
·
33 yorumun tümünü gör
Reklam
376 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
“En evvel bir kin gelip mıhlanmıştı yüreğime; nasıl olurdu, nasıl olurdu da anneciğim bu gencecik yaşında ve üstelik “bir tanem” dediği beni bırakıp gidebilirdi? Lakin anlam veremiyordum, kimeydi bu kinim? Beni bırakıp giden anneme mi? Beni bırakıp giden annemin hastalığını geç fark eden babama mı? Beni bırakıp giden annemin derdine deva bulamayan tabiplere mi? Beni bırakıp giden anneme bu yazgıyı takdir edene mi? Sonradan anladım ki, bu sorularımın hepsinde “beni bırakıp giden annem” diyordum; suçlu annemdi ve benim kinim annemeydi.” (MELEĞİN GÖZYAŞI-ARİFZADE) “Neden sonra yatağıma geçip uzandım. Gözlerimi odamın beyaz boyalı tavanına diktim. Dedemin bana anlattıklarının nasıl da bir kere daha bir damla gözyaşından bana yaşatıldığını düşünmeye koyuldum. Öylece uyuya kaldım. Rüyamda annem gelip başucuma oturdu. Narin eliyle saçlarımı okşadı. “Anneciğim” diye bağırdım hüzünle, “Anneciğim!” “Yavrum?!” dedi sevecen sesiyle, “sen bugün ağlamayı öğrendin; şimdiye dek yaptığın sadece gözyaşı akıtmaktı, lakin bugün şu masanın başında ağladın oğlum. Unutma ki, esneyen ya da gülen bir insan da gözyaşı akıtır ama ona ağlama denmez. İşte sen de şimdi ağlamayı öğrenmiş oldun bir tanem; dünya üzerinde acı çekmeyen çocuk yoktur. Japonya’da, Afrika’da, İskandinavya’da, dünyanın her yerinde, her zaman çocuklar üzülür. Ama unutma, ağlamayı öğrenen çocuk mutlu olmanın yolunu da bulmuş olur!” Bu benim son rüyamdı.” (MELEĞİN GÖZYAŞI-ARİFZADE)
Kırlangıç Ağıdı
5.5/10 · 5 okunma
224 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
İnanın bu kadının kitabı harika.Bir anne olarak silkelenip kendinize gelmenizi sağlıyor.Çok samimi,doğru tespitleri var çocuklar hakkında.Çocuğun dünyasına çocuğun gözünden bakmanızı sağlıyor.iyi ki kızım daha küçükken bu kitabı okumuşum diyorum...
320 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Evet bu kitabı nisan ayından beri kütüphanemde beklettiğim için kesinlikle delirmiş olmalıyım! Efsane bize distopik bir dünyanın kapılarını açıyor. Yorumlardan birinde Açlık Oyunları geçmiş ama bu kitap ondan baya bir gömlek üstün bence. Hakkında yapılan abartılı yorumları da kesinlikle hakediyor. Bu dünyada insanlar 10 yaşına geldiğinde belirli sınavlara tabi tutuluyorlar. Fiziksel, yazılı ve mülakat. Üç aşamadan da geçemeyenleri toplayıp çalışma kamplarına götürüyorlar. Aslında bu tamamen yalan. O çocukları kobay faresi niyetine kullanıp onlar öleseye kadar üzerlerinde deneyler gerçekleştiriyorlar. İşte erkek karakterimiz de böyle biri. Deneme sınavını geçememiş, kamplara götürülmüş ama oradan kaçmayı başarmış birisi. 10 yaşında bu sınava giren kadın karakter June ise zengin bir öksüz. Anne-babası 'trafik' kazasında ölmüş sadece abisi Methias var onun dünyasında. Ve Cumhuriyet'in tek dehası tam puan olan 1500'ü alıyor. 12 yaşında üniversiteye başlıyor daha 15 yaşını bitirmeden de bazı olaylar nedeniyle erken mezun oluyor. Drake üniversitesinde okuyanların çoğu gibi o da ordu için yetiştiriliyor. Koloniler ve Vatansever gruplarını bastırmaları için özellikle. Tabi bunlar da ne kadar gerçekse. Diyebilirsiniz bu yaşlar da ne böyle çok küçük, ama öyle değil. Yani o zamanın dünyası için koşullar çok zor bu çocuklar da ister istemez erken büyümek zorunda bırakılıyorlar. Kitap olayların akışını iki kişinin gözünden anlatıyor. Ve bu şekilde okumak acayip keyifliydi. Romantik ama daha çok heyecanı ve aksiyonu bol bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim ;) Serinin diğer iki kitabı da 2013 yılında yayınlanmış yani umuyoruz ki yayınevi bizi diğer kitaplar için çok bekletip de işkence etmez.. Serinin diğer kitapları; 1. Legend - Efsane 2. Prodigy 3. Champion “Each day means a new twenty-four hours. Each day means everything's possible again. You live in the moment, you die in the moment, you take it all one day at a time. -Day”
Efsane
8.5/10 · 3.098 okunma
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
375 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Dünya adil bir yer değil.Ama öyleymiş gibi davranıyoruz. Kitaplarda okuyoruz,televizyonda izliyoruz,haberlerde görüyoruz sonra da şu an benim yaptığım gibi sosyal medyada bunları paylaşıp beğeni beklemekle yetiniyoruz.Bazen kötü olarak nitelendirdiğimiz insanlardan daha da kötü olduğumuzu düşünüyorum.Sadece susup seyirci kaldığımız için... Bu kitabı okuyun. Dünyadaki tüm çocuklar mutluymuş gibi davranabilirsiniz ya da tıpkı bu kitaptaki gibi dünyada milyonlarca mutsuz çocuğun olduğu gerçeği ile yüzleşirsiniz.
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42