• 223 syf.
    ·6 günde
    Not: Bu inceleme benim için önemli. Çıktısını alıp süreç içerisinde gereksinim duydukça okumayı düşünüyorum. Deneyimlerim sonucu mutlaka kitaba bakış açım da değişecektir. :)

    Ali Çankırılı'nın Çocuklara Söz Geçirme Sanatı adlı yapıtının incelemesine geçmeden önce bazı tespitlerde bulunmak istiyorum: Bizim toplumumuzun çocuklarla ilişkisi çok kötü bir düzeyde. Davranışlarımızla, sözlerimizle çocuğu sürekli yetişkinlerin dünyasına çekiştiririz. Çocuklar bu durumda kendi gerçekliğini yok sayarak, çocukluklarına sırtını dönerler. Geçen gün on iki yaşındaki bir öğrencime "Kendini çocuk gibi hissediyor musun?" dedim. "Hayır!" dedi. "Ben büyüdüm." On sekiz yaşına kadar çocuk olduğumuzu belirterek "Çocuk olmak nasıl bir duygu?" diye başka bir soru ekledim. "Çok kötü." diye yanıtladı. Görüldüğü gibi çocuklar kendilerine yabancı kılınmakta, çocukluğu çalınmakta. En kötüsü ise birçoğu şiddetle karşı karşıya. Şiddet onların yaşamlarının doğal bir unsuru. Hatta çoğu şiddetle karşılaşmadığı sürece kılını bile kıpırdatmaz, içinde tuttuğu o enerjiyi kusmak için seninle olan iletişimini kullanır. Senin dişini tırnağını söker. Seni kendi alışkın olduğu şiddet döngüsünün içerisine çekmeye çalışır. Bütün bunları kurgulayarak yapmaz. Çocuk şiddetin olmadığı bir iletişimde varlığını sürdürmeye alışkın değildir. O artık salt kaba güce saygı duyan yığınların önemsiz bir parçasıdır. Bu çocuklarla sevgi, saygı, güven temelli iletişim kurmak öyle güç ki! Onları içerisinde bulunduğu yoz ilişkilerden koparmadıkça , ki bu da imkansız, bir çıkış yolu göremiyorum. Yine de çıkış yolları aramaya devam ediyorum. Toplumsal şiddeti içselleştiren çocuklarla karşı karşıya gelenler varsa çözüm önerilerini okumak isterim. :)

    İşte bu kitabı bu çatışmaları yaşadığım, çözüm yolları aradığım bir süreçte okudum. Kitaba yönelik genel bir değerlendirme yapıp içeriğe geçeceğim.

    DEĞERLENDİRME

    Kitapta çocuk eğitiminde ana-baba tutumlarının nasıl olması gerektiğine değinmiş. Bu yönden gerçekten yararlı bir kitap. Ancak benim beklentimi karşılamadı. Çünkü benim kitlem şiddeti içselleştirmiş, şiddetin bir parçası haline getirilmiş çocuklar... Onlarla yazarın önerdiği bağlamda bir iletişim kurmak için geç kalındığı kanısındayım. Belki de Türkçe bilmeyen çocuklar oldukları için böyle düşünüyorum. Ortak sözcükleri olmayan insanlar nerede buluşabilirler ki?

    KİTABIN İÇERİĞİ

    Çocuklar genellikle sağır dinleme yaparlar. Şiddeti ise çevresinden öğrenip en zayıf olanda denerler. Onlara şiddetle yanıt vermek ne yazık ki bir çözüm değildir. Şiddet algısını beslemekten öte bir işe de yaramaz. Zamanla çocukları dayak arsızı yapar.
    DAYAK YERİNE
    1) Çocuklara sınırlar koyun. Bu sınırların basit, anlaşılır ve tutarlı olmasına özen gösterin.
    2) Sınırlar konusunda asla taviz vermeyin. Kararlı olun.
    3) Çocuklara seçme hakkı verin. Sınırlar bağlamında ama...
    4) Çocuklar sizin yapma dediğiniz şeyleri yapıp aslında sizi dener. Taviz veriyor musunuz? Bağırır çağırır ağlar sizi kararınızı değiştirmeniz için sahneye çeker. Bunların birer tuzak olduğunun bilincinde olun.
    5) Ana baba tutarlı olmalı. Çocuk aradaki çelişkileri kullanır.
    6) Her çocuk biriciktir. Birinde işe arayan yol, yöntem diğerinde tutmayabilir.
    ANCAK GENEL OLARAK İŞE YARAMAYAN UNSURLAR ŞUNLARDIR.
    -Tekrarlama
    -Yalvarma
    -Yakınma
    -Rüşvet teklif etme
    -Bağırma ve emir verme
    -Ceza ile yola getirmeye çalışma
    -Başkaları ile kıyaslama
    -Alay etme
    -Boş tehditlerde bulunma
    -Başkalarının önünde küçük düşürme
    -Nasihat etme

    7) Çocuklara öfke duyduğumuzda öncelikle bunun nedenini belirlemeliyiz.
    8) Öfkelendiğiniz an bunun geçici olduğunu kendinize anımsatıp öfkenize yenik düşmemek için yollar aramalısınız.
    9) Çocuğun deneye yanıla öğrendiğinin bilincinde olup sabırlı olmalıyız.
    10) Kabul çizgimiz, duruma zamana göre değişir. Sözgelimi yorgun değilsek çocukların bağırıp çağırması bizi rahatsız etmez. Ancak çok yorgunsak rahatsız oluruz. Bu normaldir. Çocuğu bilgilendirelim bu durumlarda.
    11) Çocukla bir sorun yaşadıysanız sorunun kimden kaynakladığını iyi belirleyin. Sorun çözme sorumluluğunun kime ait olduğunu ona belirleyin.

    NOT: Sorun çözme tekniği olarak mola yöntemi önerilmiş. Davranışın ciddiyetine göre 5-20 dakika çocuğun kimsenin olmadığı bir odaya girip davranışı üzerine düşünmesini sağlayan tekniktir. Dikkat edilmesi gereken noktalara değinmiş. Bunları belirtirken çocuğun gelişim özelliklerine değinmemiş. Sözgelimi beş yaşına kadar benmerkezci olan bir çocuk kendi davranışlarının karşıdakini nasıl etkilediğini nereden bilsin? Özeleştiri zaten içsel bir süreçtir. Bunun bu şekilde kazandırılacağını düşünmüyorum. Yine de denemek gerek.

    BASKI YAPMADAN ÇOCUKLARA NASIL SÖZ GEÇİREBİLİRİZ?
    1) İsteğinizi, açık, net ve kısa tümcelerle ifade edin.
    -Lütfen o yataktan kalk, pijamalarını giy.
    2)Çocuğun isteği ile kendi isteğinizi birleştirin.
    Ödevini yapınca dışarı çıkabilirsin.
    3) İsteğinizi dayatmak yerine seçenekler sunun.
    Çocuk seçenekleri kabul etmezse
    4) Seçeneklerini kendin mi belirlemek istersin yoksa senin yerine ben mi seçeyim deyin. :)
    5)Oyun oynayan çocuğa söz dinletmek zordur. Tahmini bitiş süresini yakalayın. Bu süreyi onunla beraber ayarlayın.
    6) Kurallar mutlaka olsun. Bu kuralları çiğnemenin sonucu olduğunu belirtin. Bu sonuçların bir ceza olmadığını da ifade edin.
    7) Çocuğunuza "evet" ya da "hayır" demeden önce iyi düşünün.
    8) Çocuklarınıza beceriksizliği ve çaresizliği öğretmeyin. Bırakın kendileri denesinler. Birey olma bilincini verin onlara. Başarma duygusunu tatsınlar. Onlar yerine siz yapmayın. Onların adım atmasına izin verin. Bunları yaparken de uzaktan izleyin ki ait olma duygusunu da yaşasınlar.
    9)Çocukları güvenli alan içerisinde serbest bırakın.
    10) Çocukları dinleyin. Duygularını, düşüncelerini paylaşsınlar sizlerle.

    NOT: Kitapta kardeş kıskançlığına da değinilmiş. Ana- baba nasıl bir yol izlemeli bunun üzerinde durmuş. Bunun dışında zekanın bir tek tanımı olmadığını vurgulayarak Gardner'in "Çoklu Zeka Kuramına" değinmiş.
    1) Sözel- dilsel zeka
    2)Mantıksal- Matematiksel Zeka
    3)Görsel- Mekansal Zeka
    4)Bedensel- Kinestetik Zeka
    5) Müziksel-Ritmik Zeka
    6) Kişisel- İçsel Zeka
    7) Kişiler arası- Sosyal Zeka
    8)Doğa- Varoluşçu Zeka


    Bizler çocukların karşısına taşınmış ebeveynlikle çıkıyoruz. Yani anamızdan babamızdan ne gördükse çocuğa da bunu satıyoruz. Öğretmenlik mesleğinde de bu durumun farklı olduğunu düşünmüyorum. Gelenek dışına çıkamıyoruz. Burada amacım öğretmeni suçlamak değil. Toplumun beslediği şiddetin karşısında bir duruş sergilemek elbette kolay değil. Ancak biz eğitimciler birer seçenek olmalıyız diye düşünüyorum. Olalım ki çocuğun değişim için çalacak bir kapısı olsun. Bu yüzden özellikle öğretmenlere sabırlar diliyorum.

    İYİ OKUMALAR.
  • 1. Eve geldiğinizde her şeyden önce onu bulup sarılın.

    2. Ona günü hakkında, ne yaptığıyla ilgilendiğinizi gösteren belirli sorular sorun. (Örneğin, “Doktorla randevun nasıl gitti?”)

    3. Kendinizi, dinlemeye ve soru sormaya alıştırın.

    4. Onun sorunlarını çözmeye çalışmak yerine anlayış gösterin.

    5. Yirmi dakika sürekli, yoğun ilgi gösterin (bu süre zarfında gazete okumayın ya da başka bir şeyle ilgilenmeyin).

    6. Özel günlerin dışında ara sıra sürpriz olarak da ona çiçek getirin.

    7. Cuma gecesini bekleyip ona ne yapmak istediğini sormak yerine, birkaç gün öncesinden özel bir gece planlayın.

    8. Genelde yemek yapmak onun göreviyse ya da sıra ona gelmiş ama yorgun ve meşgul görünüyorsa, yemeği kendiniz hazırlamayı teklif edin.

    9. Görünüşüne iltifat edin.

    10. Bir şeye canı sıkıldığında ona hak verin.

    11. Yorgun olduğunda yardım etmeyi önerin.

    12. Yolculuklarda iki ayağını bir pabuca sokmamak için fazladan zaman ayırın.

    13. Geç kalacağınız zaman arayıp haber verin.

    14. Yardım edip edemeyeceğinizi sorduğunda, onu buna pişman etmeden evet veya hayır deyin.

    15. Duyguları incindiğinde ona anlayış gösterin ve, “İncindiğine üzülüyorum,” deyin. Sonra susun; onun sizin anladığınızı hissetmesine fırsat verin. Çözüm önermeyin ya da incinmesinin sizin hatanız olmadığını açıklamaya kalkışmayın.

    16. Biraz başınızı dinlemeniz gerektiğinde ona düşünmek için zamana ihtiyacınız olduğunu, ama geri döneceğinizi söyleyın.

    17. Kafanızı toplayıp geri geldiğinizde sizi neyin rahatsız ettiğini saygılı, suçlamayan bir ifadeyle anlatın ki, en kötüyü hayal etmesin.

    18. Kışın bir ateş yakmayı önerin.

    19. Sizinle konuşurken elinizdeki dergiyi bırakın ve TV’yi kapatıp tüm ilginizi ona verin.

    20. Eğer genelde bulaşığı o yıkıyorsa, ara sıra yorgun olduğu günlerde siz yıkamayı önerin.

    21. Yorgun ya da sıkıntılı olduğunda fark edin ve neler yapması gerektiğini sorun. Sonra, yapması gereken işlerden birkaçını üstlenmeyi önerin.

    22. Dışarı çıkarken bir şey lazım olup olmadığını sorun ve almayı unutmayın.

    23. Kestirmeyi veya dışarı çıkmayı planladığınızda haber verin.

    24. Günde dört kez ona sarılın.

    25. işten arayıp hatırını sorun, heyecan verici bir olayı paylaşın ya da ona, “Seni seviyorum," deyin.

    26. Ona her gün en az iki kez, “Seni seviyorum," deyin.

    27. Yatağı yapıp yatak odasını toplayın.

    28. Çoraplarınızı o yıkıyorsa, yüzünü çevirip bırakın ki bunu o yapmak zorunda kalmasın.

    29. Çöp kovası dolduğunda fark edip dökmeyi önerin.

    30. Kent dışındayken sizi bulabileceği bir telefon numarası bırakın ve oraya vardığınızda haber verin.

    31. Arabasını yıkayın.

    32. Onunla çıkmadan önce kendi arabanızı yıkayıp içini temizleyin.

    33. Cinsel ilişkiden önce yıkanın ve eğer seviyorsa koku sürünün.

    34. Birine kızdığında onun tarafını tutun.

    35. Sırtını, boynunu ya da ayaklarını (veya her üçünü birden) ovmayı önerin.

    36. Zaman zaman cinsellikten uzak olarak ona sarılıp kucaklamaya özen gösterin.

    37. Duygularını paylaşırken sabır gösterin, saatinize bakmayın.

    38. Sizinle TV seyrederken kanalları değiştirip durmayın.

    39. Kalabalıkta sevginizi gösterin.

    40. El ele tutuşurken elinizi gevşek bırakmayın.

    41. Ona sevdiğini bildiğiniz bir şeyi ikram edebilmek için en sevdiği içkileri öğrenin.

    42. Yemeğe çıkmak için değişik lokantalar önerin; nereye gideceğinizin sorumluluğunu ona yüklemeyin.

    43. Tiyatro, konser, opera, bale ya da sevdiği başka bir sanat türü için ona mevsimlik bilet alın.

    44. Her ikinizin de resmi giyinebileceğiniz fırsatlar yaratın.

    45. Geciktiğinde veya üstünü değiştirirken anlayışlı olun.

    46. Kalabalıkta başkalarından çok ona ilgi gösterin.

    47. Eşinize çocuklardan daha fazla önem verin. Çocuklara öncelikle ve en çok ona ilgi gösterdiğinizi belli edin.

    48. Eşinize küçük bir kutu çikolata veya parfüm gibi ufak tefek armağanlar alın.

    49. Ona bir giysi alın (seçerken yardımcı olabilmeleri için mağazaya eşinizin bir resmini götürün ve bedenini söyleyin).

    50. Özel günlerde resimlerini çekin.

    51. Küçük, romantik kaçamaklar yapın.

    52. Cüzdanınızda bir resmini taşıdığınızı ve zaman zaman yenilediğinizi bilmesini sağlayın.

    53. Otelde kaldığınızda odaya bir şişe şampanya ya da çiçek gibi özel şeyler koydurun.

    54. Yıldönümleri ve doğumgünleri gibi özel günlerde bir not yazın.

    55. Uzun yolculuklarda arabayı kullanmayı teklif edin.

    56. Onun tercihlerine saygı göstererek arabayı yavaş ve dikkatli kullanın. Ne de olsa o ön koltukta, eli kolu bağlı oturmaktadır.

    57. Kendini nasıl hissettiğini fark edip bunu belirtin: “Bugün çok mutlu görünüyorsun,” veya, “Yorgun görünüyorsun,” gibi. Sonra, “Günün nasıl geçti?” gibi bir soru sorun.

    58. Eşinizi bir yere götürürken yolu bulma sorumluluğunu ona bırakmamak için yolu önceden inceleyin.

    59. Onu dansa götürün ya da birlikte dans dersleri alın.

    60. Bir aşk mektubu veya şiiriyle onu şaşırtın.

    61. Eşinize ilişkinizin başında davrandığınız gibi davranın.

    62. Evde bir şeyleri onarmayı önerin. “Biraz zamanım var, neler onarılacak?” diye sorun. Yapabileceğinizden fazlasını üstlenmeyin.

    63. Mutfak bıçaklarını bilemeyi önerin.

    64. Kırılan şeyleri onarmak için biraz yapıştırıcı alın.

    65. Yanan ampulleri hemen değiştirmeyi önerin.

    66. Çöpün ayrılmasına yardım edin.

    67. Gazeteden onu ilgilendirecek bölümleri kesin ya da yüksek sesle okuyun.

    68. Onun için aldığınız telefon mesajlarını düzgünce not edin.

    69. Banyoda yerleri temiz tutun ve duş aldıktan sonra kurulayın.

    70. Ona kapıları tutun.

    71. Bakkaldan alınanları taşımayı önerin.

    72. Ağır kutuları taşımayı önerin.

    73. Yolculuklarda bagajlarla ilgilenin ve arabaya siz yerleştirin.

    74. Bulaşıkları o yıkıyorsa veya sıra onunsa, tencereleri ovmayı ya da diğer zor işleri yapmayı önerin.

    75. “Onarılacak şeyler" listesi yapıp mutfakta bırakın. Zamanınız olduğunda o listeden bir şey yapın. Çok uzatmayın.

    76. Yemek pişirdiğinde iltifat edin.

    77. Onu dinlerken gözlerine bakın.

    78. Eşinizle konuşurken zaman zaman ona dokunun.

    79. Gün içinde neler yaptığıyla, okuduğu kitaplarla ve görüştüğü insanlarla ilgilenin.

    80. Onu dinlerken ilgilendiğinizi belli eden sesler çıkarın.

    81. Kendini nasıl hissettiğini sorun.

    82. Hastayken hatırını sorun.

    83. Yorgunsa çay yapın.

    84. Uyumaya birlikte hazırlanın ve yatağa beraber girin.

    85. Ayrılırken onu öpün ve hoşçakal deyin.

    86. Yaptığı esprilere gülün.

    87. Sizin için bir şeyler yaptığında teşekkür edin.

    88. Saçını yaptırdığında fark edip iltifat edin.

    89. Baş başa kalmak için fırsat yaratın.

    90. Özel anlarda ya da o size içini dökerken telefona cevap vermeyin.

    91. Kısa da olsa birlikte bisiklet gezisine çıkın.

    92. Bir piknik düzenleyin.

    93. Çamaşırı o yıkıyorsa temizleyiciye gidecekleri götürmeyi ya da makinede yıkamayı önerin.

    94. Onu çocuklar olmadan yürüyüşe çıkarın.

    95. Eşinizle onun istediğini elde etmesini sizin de istediğinizi açıklayan ve bu arada kendi isteğinizi de belirten bir tavırda konuşun. Şefkat gösterin ama kendinizi kurban etmeyin.

    96. Uzaktayken onu özlediğinizi söyleyin.

    97. Eve sevdiği pasta ya da tatlıdan getirin.

    98. Normalde yiyecekleri o alıyorsa, siz almayı teklif edin.

    99. Romantik günlerde hafif yiyin ki sonradan yorgun olmayın.

    100. Bu listeye içinden gelenleri eklemesini isteyin.

    101. Tuvalette klozetin tahtasını indirip bırakın.
  • Evlatlarınızı devriniz için değil, onların devirleri için yetiştiriniz.
    Hz. Ali
  • Annem yalan söyledi...Dadım yalan söyledi...Öğretmenim yalan söyledi...Bana söylenenlerin tam tersi bir dünyada ne yapılabileceğini ben nereden bilebilirim ki?...
    Bernard Shaw