• Yunus Suresi, 27. ayet: Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiçbir koruyucu yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.
    Yunus Suresi, 50. ayet: De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer O'nun azabı size gece veya gündüz geliverirse, suçlu-günahkarlar, bunu ne diye erkene almak istiyorlar?"
    Yunus Suresi, 67. ayet: O, dinlenmeniz için geceyi, gündüzü de aydınlatıcı (mubsir) olarak sizin için yaratmıştır. Şüphesiz işitebilen bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.
    Hud Suresi, 81. ayet: (Elçiler) Dediler ki: "Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azap) sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?"
    Hud Suresi, 114. ayet: Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlara bir öğüttür.
    Ra'd Suresi, 3. ayet: Ve O, yeri yayıp uzatan, onda sarsılmaz-dağlar ve ırmaklar kılandır. Orada ürünlerin her birinden ikişer çift yaratmıştır; geceyi gündüze bürümektedir. Şüphesiz bunlarda düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.
    Ra'd Suresi, 10. ayet: Sizden sözü saklı tutan da, onu açığa vuran da, geceleyin gizlenen de ve gündüzün ortaklıkta gezen de (O'nun Katında bilme bakımından) birdir.
    İbrahim Suresi, 33. ayet: Güneş'i ve Ay'ı hareketlerinde sürekli emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü de emrinize amade kılandır.
    Hicr Suresi, 65. ayet: "Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin."
    Nahl Suresi, 12. ayet: Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.
    İsra Suresi, 1. ayet: Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.
    İsra Suresi, 12. ayet: Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık; gece ayetini sildik de Rabbinizden bir fazl aramanız, yılların sayısını ve hesabı öğrenmeniz için gündüzün ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz, herşeyi yeterince açıkladık.
    İsra Suresi, 78. ayet: Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.
    İsra Suresi, 79. ayet: Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır.
    Meryem Suresi, 10. ayet: Dedi ki: "Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver." Dedi ki: "Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır."
    Taha Suresi, 77. ayet: Andolsun, Biz Musa'ya vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan."
    Taha Suresi, 130. ayet: Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.
    Enbiya Suresi, 20. ayet: Gece ve gündüz, hiç durmaksızın tesbih ederler.
    Enbiya Suresi, 33. ayet: Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.
    Enbiya Suresi, 42. ayet: De ki: "Gece ve gündüz sizi Rahman (olan Allah)tan kim koruyabilir?" Hayır, onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir.
    Hac Suresi, 61. ayet: İşte böyle; çünkü Allah, geceyi gündüze bağlayıp katar ve gündüzü geceye bağlayıp-katar. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
    Mü'minun Suresi, 67. ayet: Buna (ayetlerime) karşı büyüklük taslayarak; gece vakti de hezeyanlar sergiliyordunuz.
    Mü'minun Suresi, 80. ayet: O, yaşatan ve öldürendir; gece ile gündüzün aykırılığı (veya ardarda gelişi) da O'nun (kanunu)dur. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?
    Nur Suresi, 44. ayet: Allah, gece ile gündüzü evirip çevirir. Gerçekten bunda basiret sahipleri için birer ibret vardır.
    Furkan Suresi, 47. ayet: O, geceyi sizin için bir elbise, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de yayılıp-çalışma (zamanı) kılandır.
    Furkan Suresi, 62. ayet: O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp-düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.
    Furkan Suresi, 64. ayet: Onlar, Rablerine secde ederek ve kıyama durarak gecelerler.
    Şuara Suresi, 52. ayet: Musa'ya: "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik.
    Neml Suresi, 49. ayet: Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim."
    Neml Suresi, 86. ayet: Görmediler mi, Biz geceyi onda sükun bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, iman eden bir kavim için bunda ayetler vardır.
    Kasas Suresi, 71. ayet: De ki: "Gördünüz mü söyleyin; Allah, kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın dışında size aydınlık verecek İlah kimdir? Yine de dinlemeyecek misiniz?"
    Kasas Suresi, 72. ayet: De ki: "Gördünüz mü söyleyin, Allah kıyamet gününe kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Allah'ın dışında size içinde dinleneceğiniz geceyi getirecek İlah kimdir? Yine de görmeyecek misiniz?
    Kasas Suresi, 73. ayet: Kendi rahmetinden olmak üzere O, sizin için, dinlenmeniz ve O'nun fazlından (geçiminizi) aramanız için geceyi ve gündüzü var etti. Umulur ki şükredersiniz.
    Rum Suresi, 23. ayet: Geceleyin ve gündüzün uyumanız ile O'nun fazlından (geçiminizi temin için rızkınızı) aramanız, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz işitebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
    Lokman Suresi, 29. ayet: Görmüyor musun ki, gerçekten Allah, geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar. Güneş ile ayı emre amade kılmıştır. Her biri, adı konulmuş bir süreye kadar akıp gider. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
    Sebe Suresi, 18. ayet: Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın" (dedik).
    Sebe Suresi, 33. ayet: Za'fa uğratılanlar da büyüklük taslayanlara: "Hayır, siz gece ve gündüz hileli düzenler (kurup) bizim Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı bize emrediyordunuz" dediler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını saklarlar; Biz de inkar edenlerin boyunlarına halkalar geçirdik. Onlar, yaptıklarından başkasıyla mı cezalandırılacaklardı?
    Fatır Suresi, 13. ayet: (Allah) Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar; güneşi ve ayı emre amade kılmıştır, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bunları (yaratıp düzene koyan) Allah sizin Rabbinizdir; mülk O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar.
    Yasin Suresi, 37. ayet: Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.
    Yasin Suresi, 40. ayet: Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler.
    Saffat Suresi, 138. ayet: Ve geceleyin. Yine de akıllanmayacak mısınız?
    Zümer Suresi, 5. ayet: Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur.
    Zümer Suresi, 9. ayet: Yoksa o, gece saatinde kalkıp da secde ederek ve kıyama durarak gönülden itaat (ibadet) eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini umud eden (gibi) midir? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler."
    Mü'min Suresi, 61. ayet: Allah, kendisinde sükun bulmanız için geceyi, aydınlık olarak da gündüzü sizin için var etti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı (sınırsız) bir fazl sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmiyorlar.
    Fussilet Suresi, 37. ayet: Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Siz güneşe de, aya da secde etmeyin. Allah'a secde edin, ki bunları Kendisi yaratmıştır. Eğer O'na ibadet edecekseniz.
    Fussilet Suresi, 38. ayet: Şayet onlar büyüklenecek olurlarsa, Rabbinin Katında bulunanlar, O'nu gece ve gündüz tesbih ederler ve (bundan) bıkkınlık duymazlar.
    Duhan Suresi, 3. ayet: Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten Biz uyaranlarız.
    Duhan Suresi, 4. ayet: Ki onda (o gecede) her hikmetli iş ayrılır.
    Duhan Suresi, 23. ayet: (Allah da:) "Öyleyse, kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, muhakkak takip edileceksiniz." (diye duasını kabul edip cevap verdi).
    Casiye Suresi, 5. ayet: Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında), Allah'ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır.
    Kaf Suresi, 40. ayet: Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et.
    Zariyat Suresi, 17. ayet: Gece-boyunca da pek az uyurlardı.
    Tur Suresi, 49. ayet: Gecenin bir bölümünde ve yıldızların batışının ardında da O'nu tesbih et.
    Hadid Suresi, 6. ayet: Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar. O, göğüslerin özünde (saklı) olanı bilendir.
    Hakka Suresi, 7. ayet: (Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.
    Nuh Suresi, 5. ayet: Dedi ki: "Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet edip-durdum."
    Müzzemmil Suresi, 2. ayet: Az bir kısmı hariç olmak üzere, geceleyin kalk:
    Müzzemmil Suresi, 6. ayet: Doğrusu gece neşesi (gece ibadeti, insanın iç dünyasında uyandırdığı) etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır.
    Müzzemmil Suresi, 20. ayet: Gerçekten Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden biraz eksiğinde, yarısında ve üçte birinde (namaz için) kalktığını bilir; seninle birlikte olanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını bilir). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin bunu sayamıyacağınızı bildi, böylece tevbenizi (O'na dönüşünüzü) kabul etti. Şu halde Kur'an'dan kolay geleni okuyun. Allah sizden hastalar olduğunu, başkalarının Allah'ın fazlından aramak için yeryüzünde gezip-dolaşacaklarını ve diğerlerinin Allah yolunda çarpışacaklarını bilmiştir. Öyleyse ondan (Kur'an'dan) kolay geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Hayır olarak kendi nefisleriniz için önceden takdim ettiğiniz şeyleri daha hayırlı ve daha büyük bir ecir (karşılık) olarak Allah Katında bulursunuz. Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
    Müddesir Suresi, 33. ayet: Dönüp gittiği zaman geceye,
    İnsan Suresi, 26. ayet: Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun uzadıya O'nu tesbih et.
    Nebe' Suresi, 10. ayet: Geceyi bir örtü yaptık.
    Nazi'at Suresi, 29. ayet: Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa-çıkardı.
    Tekvir Suresi, 17. ayet: Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun,
    İnşikak Suresi, 17. ayet: Geceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere,
    Fecr Suresi, 2. ayet: On geceye,
    Fecr Suresi, 4. ayet: Akıp-gittiği zaman geceye,
    Şems Suresi, 4. ayet: Onu sarıp-örttüğü zaman geceye,
    Leyl Suresi, 1. ayet: Sarıp-örttüğü zaman geceye andolsun,
    Duha Suresi, 2. ayet: 'Karanlığı iyice çöktüğü' zaman geceye,
    Kadir Suresi, 1. ayet: Gerçek şu ki, Biz onu kadir gecesinde indirdik.
    Kadir Suresi, 2. ayet: Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir?
    Kadir Suresi, 3. ayet: Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.
    Felak Suresi, 3. ayet: Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
  • Çok okuyan mı bilir yoksa çok gezen mi?
    Siz de çok gezin ve çok okuyun.Böylece her iki durumda da çok bilen olursunuz.
  • Gezgin kişi dış evreni gezer, öğrenir; çok okuyan kişi ise iç evrenini gezer, öğrenir ve yaşam da iç ve dış evrenin oluşturduğu bir bütünken bilen, hem çok gezen hem de çok okuyandır. Birinden noksan kalmak tam anlamıyla bilmek sayılamaz, öyle ya kainat dengenin ta kendisidir.
  • Çok gezen mi bilir , çok okuyan mı ?
  • 288 syf.
    ·3 günde·8/10
    İlber Ortaylı okumak ayrı bir dünya diye düşünüyorum. Çünkü kendisinin hayatı, dünya görüşü bir çok insana örnek oluyor. O kadar çok bilgisi var ve o kadar çok ülke, şehir gezmiş görmüş ki. Hani derler ya çok gezen mi çok okuyan mı bilir diye her ikiside diyebilmenin yolu İlber Ortaylı'dır. Hayran kaldım tecrübelerine. Dediklerini yapmak için imkanınız varsa güzel ancak yoksa maalesef biraz içiniz burkulmuyor değil. Keşke gidebilsem keşke yapsam hayalleri kuruyorsunuz.
    Tarihçi değil her yönüyle örnek bir yazar, düşünür. Kitabı tavsiye ediyor miyim evet ancak hayal kurmak şart oluyo öyle bir anlatıyor ki. Kitap röportaj şeklinde geçiyor bu arada. Keyifli okumalar...

    Bir Ömür Nasıl Yaşanır?.
    İlber Ortaylı