• Bu kitaba 3 yıl kadar önce başlayıp çevirinin yetersizliğinin neden olduğu anlam karmaşaları ve cümle düşüklüklerinden dolayı bırakmıştım. Güzel bir çevirisini bulunca da tekrar başladım. :)

    ''Paul Vence'nin hakkı var: kitaplarda en çok kendimizi buluruz, demişti.''

    Kitabı öncelikle kendimden bir şeyler bulduğum için sevdim, sonrasındaysa betimlemeleri ve iki aşığın diyalogları için. Çünkü bir hikaye bile yazmaya çalışırken en çok diyaloglarda zorlanırım, sanki her karakter aslında tek bir karaktermişlercesine konuşur. Bu kitaptaysa diyaloglar tam olması gereken gibi ve etkileyici. Kitapta ayrıca aşk üzerine, hayat üzerine, kıskançlık üzerine yapılmış çok doğru tespitler var.

    Beni sıkan kısımlarına gelirsek: Karakterlerin; o dönem belki ünlü olsa da şuan adını sanını duymadığımız heykeltıraşlar, ressam, siyasetçiler, şairler üzerinden uzun uzun sohbetlere girişmeleriydi özellikle kitabın başları yoğunlukla bundan oluşuyor.


    Ama kitaptaki aşk çok ince bir aşktı, çünkü bir sanatçının aşkıydı. Onun sevdiği kadındaki dikkat ettiği ayrıntılar beni kalbimden vurmuştu. Bir kadını yürüyüşünden tanımak nedir ya. :)

    <<Onu daha uzaktan, vücut çizgilerinin, yürüyüşünün kendine özgü ahenginden tanımış. '' Güzel kımıldanışlar gözler için müziktir.'' diyordu.>>

    Kitap Fransa, Paris ve İtalya'nın Floransa şehrinde geçiyor. Adını da Floransa'nın sembolü olan kırmızı zambaktan alıyor.
    Dönem ve aşk romanlarını, yani klasikleri seviyorsanız, güzel de bir çevirisini bulursanız okuyun derim.
  • 80 syf.
    ·Puan vermedi
    Gece uyumadan okuduğum gibi bitti. Bu kitaba inceleme yazmayı merakla beklemiştim ama yeni farkediyorum içindeki 3.hikayenin önceden kitap şeklinde olanını okumuştum..
    Kitapta bulunan 3 hikaye var. Ilk olarak kitabin ismi olan Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor, Üçüncü Güvercinin Hikayesi ve Kardeşinin Ölümsüz Gözleri.
    Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor hikayesinde Rahel'in yaşadıkları, yakarışları beni çok etkiledi, yaşadığı şey insan düşününce hiç kolay gelmeyecegini biliyor.
    İkinci öykü de benim favorim oldu.. O kuşun hala yukarılarda kanat çırpıyor oluşu, bize verilecek en güzel ders..
    Son olarak-aslında ayri kitap olarak okuduğum hikaye- beni baya etkilemişti, insanın yeniden doğmak istediğini ama basaramadığının bir gösterisi bizlere.
  • 408 syf.
    ·Puan vermedi
    Yeşil Mürekkep

    "Romanını nasıl sabırsızlıkla ve ne büyük güvençle beklediğimi tasavvur edemezsin.Bak konkre (net) konuşuyorum:Hikaye ve romanda bugün sen varsın senden sonra Kemal Tahir sonra Orhan Kemal ve Suat Derviş var..."böyle yeşertiyordu Nazım, mahpus damındaki Ali'yi.
    ...Özenle taranmış saçları, pırıl pırıl kıyafeti, altın çerçeveli gözlüğü, elinden düşmeyen piposu ve yeşil mürekkepli kalemiyle hafızalarda yer ederken hemen her eserini yazma ve yayımlama süreci ve nihayetinde hazin ölümüyle hep sızı olarak kalacak Sabahattin Ali'yi bir de Osman Balcıgil'in yalın ve sakin kalemiyle okumaktan çok keyif aldım.Biyografi eserlerini sevmeyenlerin dahi soluksuz okuyacakları bir kaynak kitap.Daha önce okuduğum Sabahattin Ali biyografilerinden farklı olarak kronolojik olay örgüsü güzel bir tat bıraktı.En çok da Pertev Naili Hoca ile diyaloglarını aradım hemen her olayda.S.Ali söz konusu olunca elbette dönemin siyasi hareketleri ve tüm bu karmaşa içerisinde"Ben burada yine şiddetle aşığım" ifadesiyle duygu dünyası kitapta yeterince yer bulmuş.Okuduğunuz ve okuyacağınız S.Ali eserlerine farklı bir bakış uyandıracak bu çalışmayı tavsiye ediyorum.
  • 210 syf.
    ·20 günde·9/10
    #okudumbitti
    Herkese selam Yaklaşık 15 günlük bir aradan sonra kalemi ile ilk kez tanıştığım çinli yazar #yuhua dan #yasamak kitabının yorumu ile sizlerleyim. Is yoğunluğu, kafa yorgunlugum, annenin hastalık ve hastane işleri derken kitabımi ancak dün bitirebildim. Şimdi de sizlerle fikirlerimi paylaşmaya geldi sıra. Öncelikle şunu belirteyim; kitap bana göre çok güzeldi. Sadece okumak için, doğru bir şekilde özümseyebilmek için biraz sakın kafa ile okumakta fayda var derim okumak isteyen arkadaşlara.
    Yazarın anlatımı, kullandığı yazım dili gayet akici ve başarılı idi. Bu kadar trajedik olayların yaşandığı bir hikaye sanirim ancak bu kadar akici olarak ifade edilebilirdi. Ilk okuduğum kitabı oldu ama kesinlikle son olmayacak. Kitabimiz ise yaşlı bir adamın öküzü ile tarlasını sürerken tanıştığı bir yabancıya hayat hikayesini anlatmasıyla başlıyor. #Yugui nın gençlik yıllarından itibaren başlayan maceralı serüveninin nasıl bir trajediye dönüştüğüne tanıklık edeceksiniz bu kitapta. Hemde nasıl bir trajedi. Şimdi düşünün; size desemki ailenizden kalan çok değerli uçsuz bucaksız arazileriniz var ve bunları bir gecede kaybediyorsunuz. Ne hissedersiniz desem, bir çoğunuzun büyük bir yıkım veya kayıp olurdu dediğinizi duyar gibiyim. Ama bu kitapta asıl kaybın maddi değil de manevi olarak yıkımının ve buna rağmen herşeye inat umudu kaybetmemenin ne demek olduğunu öğreneceksiniz. Bir adam kendi eliyle once babasını sonra oğlunu, karısını, kızını, damadını, torununu belli zaman aralıklarıyla öldüklerinde toprağa gömdüğünü düşünün. Şimdi yukarıdaki kaybın acısımi yoksa bu yazdığım olayın acısımi daha büyük olur. Peki tüm bu kayıplara rağmen umudunu yitirmeyen bir adam var karşınızda desem....
    Iste bu kitap bana göre bir romandan çok daha öte bir yol gösterici hatta muhteşem bir öğretici olmuş. Samimiyetimle şunu diyeyim 10 tane kişisel gelişim kitabı okumaktansa böyle bir tek kitabı okumayı tercih ederim. Çünkü bu hayatın kendisidir. Son olarak şunu diyebilirim ki ; Çok güzel ve verimli bir kitap okudum. Okumak isteyen, merak eden var ise bir an once okuyun derim. Yeni bir kitap macerasinda buluşana dek sevgiyle kalın.
  • 110 syf.
    ·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Okuduğum en rahatsızlık verici kitap. Ki Boris Vian’ ın amacı da bu zaten.
    -Okuyan kişi belli bir şekilde huzursuzluk çekmeli okuduklarından-

    Aslında mühendis olan Vian aynı zamanda:

    Yazardır,

    Müzisyendir,

    Gazetecilik yapmıştır,

    Şarkı söylemiştir bazı oyunlarda,

    Senaristtir (Mezarlarınıza Tüküreceğim filme çevrilmiş kitabıdır.)

    Oyunculuk deneyimleri vardır.

    Müzik eleştirmenliği yapmıştır.

    Daha sayılamayacak bir çok beceri diyebilirim. Bu özelliklerden de anlaşılıyor ki Boris Vian zeki, entellektüel ve farklı bakış açısına sahip bir kişilikmiş.

    Sanatın her dalında emek harcamış bir kişilik.

    Fakat başta da yazdığım gibi Boris Vian okuyan kişi huzursuzluğu göze almalı. İlk hikaye -ki bu kitaptaki hikayeleri kendisi derlemiştir- savaşın içinden bir asker ile bu farklı bakış açısına ve tedirginliğe sizi son derece güzel hazırlıyor. -çünkü konu savaş, çünkü konu gayet ciddi, çünkü sonu ölüm-

    Bu farklı anlatım rahatsızlık verici olmasına rağmen konunun nasıl devam edeciğine karşı bir merak uyandırıyor okuyanda.

    Argo kelime barındırmasına rağmen Muslukçu (sayfa: 41) adlı hikayede geçen bu cümleye son derece hak veriyorum. “İnsanların kendilerini eğitimli sanıp herkesin üstüne sıçmak istemi gülünç bir şey!”

    Kelime seçimleri ve hayal gücü konusunda fazlaca özgür olan Boris Vian’ ı özellikle tekdüzelikten sıkılmış okuyuculara tavsiye ederim.
  • 120 syf.
    Uzun süredir ilk defa başladığım saatler içerisinde okuduğum kitabı bitirdim.George R. R. Martin gerçekten kaliteli bir yazar,bu 118 sayfalık hikaye çok güzel bir şekilde gösterdi.Hikaye oldukça sade ve basit bir anlatıma sahip,akıcılık had safhada.Ayrıca illustrasyonlar gerçekten çok güzel,Epsilon bu baskı ile kalbimi kazandı çünkü 15 tlye böyle güzide bir baskıyı yapmış,tebrikler
    Eminim Martin'in zamanı olsa şu küçücük öyküde dahi birçok kitap çıkabilir.Okumanızı defaatle tavsiye ederim.

    Konusu ise,
    "Küçük ve cesur bir kız olan Adara buz ejderhasını ilk kez ne zaman gördüğünü hatırlamıyordu. Sanki ejderha hep orada, hep onun hayatındaydı. Diğer çocuklar soğuktan kaçarken Adara karda oynar, buz ejderhasını uzaktan izlerdi.
    Soğuktan korkmuyordu. Kış çocuğuydu o, atalarının bile hayatlarında gördükleri en korkunç kışta doğmuştu."

    Film hakları Warner Bros tarafından alınan ve yakında beyazperde izleyicisiyle de buluşacak Buz Ejderhası,güzel,arşivlik bir eser.