• 206 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    "Seni anlatabilmek seni...
    Sen nasıl bir kitapsın ki bir anda hayatımı bir mücevher gibi aydınlattın.
    Kitap hakkında ne söyleyebileceğimi bilemiyorum. Aslında ne çok şey vardı aklımda. Kitap bir mektup gibi yazılıyor, kime yazıldığını anlamak biraz zaman alıyor. Kitap tam olarak bir olayı anlatmıyor, kimi zaman bir siyaseti, dini, aşkı, sanatı, kimi zaman kısa hikayeleri. Bilindik yazarlardan sıksık fikir alıyor yazar.Diliyle üzerimde çok büyük bir etki bıraktı, kimi yerleri anlamadım tekrar okudum, kimi yerlerin üzerinde saatlerce düşündüm. Hayatımın bir parçası haline gelmişti, bitmesi içimde büyük bir burukluğa sebep oldu. Kitabı beğenip beğenmediğim konusuna gelirsek, bu kitabı sadece beğenmek sıfatıyla eleştiremem. Beğeninin tonlarca katını yaşşatığı için yazara minnetlerimi sunuyorum.
    İyi okumalar."
  • İnsanlar kitap gibidirler. Bazıları çok kolay okunur, bazılarında ilk satırı tamamlayamazsın. Kapaklara aldanırsın içi boş çıkar. İçi dolu sanarsın hayal kırıklığıyla kapanır kapaklar. Okudukça daha fazla okumak öğrenmek istersin özellikle çeşitleri gördükçe. Gerçekten en kötüsünden en iyisine bir şeyler katarlar sana almak istersen.

    Ama bazıları vardır. Bazı kitaplar vardır işte. Başlarsın. Okumak iyi görünmüştür başta. İlerledikçe daha iyi olduğunu görünce diken diken olur tüylerin. Böyle onun özelliğine şahit olduğun için kendini çok özel hissedersin. Hem herkese duyurasın gelir böyle bir kitabı bulduğunu, okuduğunu; hem kimse bilmesin, yayılmasın, benim olsun istersin. Bazı satırlarını ezberlemek, içine sokmak, saklamak istersin. Kapağı kapatıp dış dünyaya dönmeye dayanamaz sürekli okuyasın gelir. Kaç kere okunduğunun bir önemi olmaz. Milyonlarca kez okusan bile hissettiklerinin yüceliği çok farklı olur. Bazı yerlerde hissettiğin his her seferinde değişir, bu değişim hissini seversin; bazı yerlerde ise bininci okuyuşta bile tanıdık his göğüs kafesine yayıldığında ısındığını hissedersin.

    ​Mutluluk. Yaşamak. Yaşadığını hissettirir işte bazı kitaplar. Aynı anda binlerce hissi içine doldurmayı başarırlar. Nadir bulunur. Çok çok nadir bulunur. Sevdiğin ve daha seveceğin bir sürü kitap olsa da onu ayrı bir köşeye yerleştirirsin. Sen tam olarak o özel kitapsın işte. İlahi ve büyülü gelen bir kitap. Her baktığında insanın farklı şeyler gördüğü. Ve insanlarda kitapta olmayan biraz buruk biraz da heyecan verici bir özellik vardır. İnsanlar yazılmaya devam ederler. Bittikten sonra okuyamazsın onları. Yazılırken şahit olursun mükemmelliklerine.
  • 408 syf.
    ·7 günde·8/10
    Ah Kirke
    Gerçekten çok güzel bir kitapsın, çok özel bir karaktersin. Dışlanmışlığın herkesten farklı oluşun seni sen yaptı. Dik başlılığını, erkekler hakkındaki düşüncelerini, kendini eleştirmeni, hatalarını fark etmeni okumak güzeldi.

    Ben genelde kitap okumaya başlarken bu platformdaki değerlendirmeleri okumam sadece puanlarla ilgilenirim. Çünkü spoiler görünce çok üzülüyorum. Ama keşke bu kitapta bi baksaydım da arkasında karakter dizini olduğunu fark etseydim.

    Evet fark etmedim ama çok da bir şey kaybettiğimi söyleyemem. Bir ara fazlaca kafam karıştı. Ama toparlayabildim.

    Şunu söylemeyi unuttum. "Bu benim okuduğum ilk mitolojik kitap." İlk başta biraz önyargım vardı. Ama okudukça kitabın sürükleyiciliğinden etkilendim. Ben bir kısımdan sonra dedim ki acaba nasıl devam edecek daha bir sürü okunacak bölüm var? Yazarı takdir etmek gerek ki olayları çok güzel işlemiş. Bizi her an şaşırtacak yeni bir şey öne sürebiliyor.

    Okumayanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Niye 8/10 verdiğimi sorgulayacak olursanız bazı kısımlar beni fazlasıyla sıktı.
  • Boşuna zahmet etme, Godoia. En güzeli ilk yapılan balondur. İlki başarılı olmazsa bir daha yapamaz insan ya da yapmak istemez.
  • 456 syf.
    ·6/10
    Evet evet... Ben senin 1. Kitabını -çok denilemez- sevmiştim be Cam Kılıç... Neden böyle yaptın?

    Ama ben biliyorum suç sende değil. Şşş.. tamam.. tamam sakin ol cam kılıç sen iyi ve güzel bir kitapsın ama yanlış ellere düştün bunu kabullenelim.. biliyorum biliyorum "Yazıldığın eller kaderindir" biliyorum... Sana laf etmeyeceğim endişe etme..

    MARE sen ne kadar andaval bir karaktersin ya. Yani yazar kızımız bize öyle bir karakter vermiş ki, karakteri seversen seni özel bir cemiyete alıyorlar ve yüzyıllar boyunca yetecek para veriyorlar. Yani böyle bir seçenek olsa bile ben sevemezdim bu karakteri. Buhranları, sınırsız regl dönemi davranışları, ani ruh değişimleri, salaklığı... Bak sayarım ama enerjim yetmez... Kitap çok zayıf. "Yan karakterler güçlendirir ya ?" Derseniz, *cık* hayır. Yan karakterleri de majör depresyon içinde. O kadar entrikalar çeviren Maven bu kitap ağzından salyalar aka aka geziyordu. Ciddiyim bu konuda. Cal'de zaten Kemal Kılıçdaroğlu (!) gibi liderlik vasfı taşımıyor. MARE -adını büyük harflerle yazıyorum ki nefret boyutum anlaşılsın- zaten "güvenemem hayır... hayır.. ihanet kokusu alıyorum... bıçak saplayacaklar tam böörüme" kafasında. Kooooskoca Elara Merandus da oğlu gibi bayrak sallıyor. Yani ben anlamıyorum çekirden çitlemek için mi geçtiler krallığa... Hikayeyi destekleyen, sırtına alıp Seyit Onbaşı gibi taşıyan tek karakter -bence- Shade Barrow. Sadece Shade beni okumak için teşvik etti. Meraklandırdı acaba ne olacak diye. 300 sayfalık kitapta 200 sayfası bomboş. Bilmem kaç sayfası Cameron karakterinin, Hürrem Sultan gibi; "Kardeşimi -oğlumu- verin bana" sözleriyle geçti. Amaa ben seriyi sürdürmek adına okumaya devam edeceğim. MARE karakterine sempati duymaya çalışacağım.. Öptüm.
  • 224 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Kendimle kalabildiğim en keyifli anlarımdan biri:Kitap araştırmak, kitap açıp göz atmak, onlara dokunmak, hatta koklamak.
    Aramızda kaldın ama, galiba kitaplara aşığım ben... ︎
    İnsan sürekli mutlu olur mu deme; çünkü sürekli mutsuz olabiliyorsanız, bunun tersi de mümkün olmalı.
    Ölümü kabul eden, yaşatmak için çırpınır.
    Keder olmadan, neşe de olmaz.
    İstemek insanın elinde, ama izin veren Yaradan’dır.
    İnsan, sohbet edemediği insanı istemez.
    Hatırlanan sadece isimler, bedenler,dış görüntüsü, ama unutulan her birinin insan olması.
    | Aşkım Kapışmak~
    ***
    •”O bizim üzümlü kekimiz.”
    -Kitabın sonunda beni vuran cümle.
    •Bir kitap daha bitti, kitap bitti ama ben hala olayların içersinde gibiyim.Kopamadım henüz, sen ne güzel bir kitapsın “Üzümlü Kek”...🦋
    •Otizm hastaları denen insanların, aslında bir hasta olmadığını, her birinin aslında çok çok özel insanlar olduğunu, hatta ve hatta birçoğumuzun, onlara hasta denmesine nazaran, bizim hasta ruhlara sahip olduğumuzu, çok güzel ifade etmiş.
    •Dünyanın karmaşası arasında, kendimizi unutmuşuz.Çevremizi, hayatı, ailemizi...Hep bir şeylere odaklı yaşıyoruz.Yapacağımız işler daha değerli oluyor.Telefonlarımızı meşgule atıyoruz, ya da kapatıyoruz.Belki de o an bize ulaşmak isteyen, anne babamız olur, aniden kaybederiz demeksizin.
    •Ne büyük dertler ediniyoruz kendimize, aslında ceviz kabuğunu doldurmayan.
    •Kulaklığı takmadan, hayatın sesini duysak sadece, şöyle bir dinlesek mesela etrafı.Her şeyin aslında bizle iletişim halinde olduğunu farketsek.Kendimizi hayattan çekmek yerine, hayatı tutup kendimize doğru çeksek.
    •Ki bilirsiniz; neye ilgi gösterseniz, doğru şekilde gösterilince, güzelleşir.İşte hayatta bunlardan biridir. Özen verdikçe, kendinizi hatırladıkça, nefes alan, gülümsemeyi bilen, engelleri kaldıran, güçlü bir insan oldukça, güzelleşir.
    •Öyleyse;
    “Her şey yüzünden” değil,
    “Her şeye rağmen”...
    •Kendinizi ve hayatı sevin...
    •Dün geride kaldı, bugün bitti, yarın meçhul...Olduğunuz anı doya doya yaşayalım!
    •He, bu arada, kitabı mutlaka okumalısınız.
    | Aişe Bozdemir~
    •••
    #19
    .04-21.04.2019⌛️
    #aşkımkapışmak
    #kitapistkadınınnotları
    #bartın~