• Umudunu kaybetme belki döner.. Ama çokta ümitli olma; Belkide gittiğini senden daha çok sever.
  • 443 syf.
    ·4 günde·Puan vermedi
    #okudumbitti
    #StefanoElioD'Anna
    #Tanrılarokulu
    #438
    sayfa
    Selam canlar. Bana hep okuduğun kitapları hep seviyor ve tavsiye ediyorsun.. Hiç mi sevmediğin bir kitap olmuyor diye soranlar oluyordu. İşte şimdi çokta severek okumadığım bir kitabın yorumuyla sizlerleyim. Bu kitabın incelemelerine yorumlarına bir göz attımda benim gibi başlayıp yarım bırakan ve ikinci okumalarda bitiren o kadar çok kişi olmuşki. Bunların bazıları ikinci okumada beğenirken benim gibi okumasanızda birşey kaybetmezsiniz diyenlerde olmuş.
    Bir kere kitap bir kişisel gelişim kitabı. Bu tarz sevenler için güzel bir seçim olabilir. Ben sevmiyorum. İkinci olarak şunu belirtmeliyim ki din konusunda hassasiyetiniz varsa kitabın yanından bile geçmeyin.. Gerçi bu kitapta bu konuda yazarın çelişkilerle dolu olduğu fikrine de kapılmadım değil.
    "Gerçek iyileşme ancak içerden gelir"
    Bu ve buna benzer bir dolu alıntı paylaşabilirim. Kitabı sevmemiş olmam buna inanmamamdan kaynaklı değil. Tam tersine bunu yaşayarak öğrenen biri olarak tamda böyle olduğunu düşünüyorum.
    "İnsanın kendi hastalığını ve kendi hatasını görebilmesi zaten bir iyileşmedir"
    Kesinlikle öyle. Ve fakat böylesi cümlelerle dolu bir eserde arkasından şöyle bir cümle okumak insanda nasıl yani dedirtiyor
    "Bu kaza, çocuğu değil, senin dünyanı ilgilendiriyor ve senin işlediğin günahların sonucunda oldu" "
    Kazanın oluş şekline bakıldığında havada kalan bir cümle olmuş.. Hem dine inanmayıp hemde günahtan bahsetmek, bir trafik kazasını çocuğun babasının işlediği günahlara bağlamak çelişki değil de nedir? Sevemedim...
    " Güvende olman için günahsız olman gerekir.. Ayıpsız""
    Eee o vakit hiç kimse güvende değil dağılalım demi ama..
    " neyin varsa sat, parasını yoksullara ver, böylece gökyüzünde bir hazineye sahip olursun"
    İskender pala od kitabı okuyanlar bu cümlenin özüne orada rastlamıştır zaten.
    "önemde ilk olan, öncelikte ilk olur"
    Kendini seven tüm dünyayı sever. Kendinize her gün birkaç doz kendimi seviyorum deyin, bu kendini beğenmişlik demek değildir.
    "Sadece düşleyen kişi zenginliği yaratabilir"
    Yazar hem bunu söyleyip hemde diyor ki kitabın bir başka yerinde " herkes olduğu ölçüde düş kurar. Sıradan bir insanın krallık düşü kurması yanlıştır" eeee finalde sölediğin şeyle yine çelişki içinde değil misin sevgili yazarım.
    Kitabın finali
    "Düşle.. Düşle.. Düşle.. Düş kurmayı asla bırakma.. Gerçekler ardından gelecektir..

    Ve son olarak kitapta benim için işte bu dediğim cümle.

    " "Acını içinde tut.. Onu anla.. Onu sev.. Ondan kaçma""
    Kanserle mücadelemde kendime ilke edindiğim bir inançtı zaten bu. Kitapla ve sevgiyle kalın. Hayat bir şekilde öğretiyor nasılsa. Benim Dreamer'im kanserdi.. Siz daha güzel bir şekilde öğrenirsiniz umarım. Son olarak
    " her şeyde kendinizi suçlayın, başınıza her ne gelirse gelsin kendinizi sorumlu tutun. Tüm sırların sırrı, Mea culpa'dır. Suç benim"
    Bu söze insanın kendi elinde olan şeyler için katılabilirim. Biz izin verdiğimiz için yaşanıyor kişisel bir takım şeyler. Ama toplumsal olaylarda bu söze çok katılamayacağım. İncir kuşları kitabını yada leyla kitabını okuyanlar bilirler orada yaşananları. Yani şunu sormadan geçemiycem. Suada kendi istediği için mi yaşadı tüm o iğrenç şeyleri. Bazı cümleleri kurarken iki kere düşünmek gerek değil mi??
  • OLMAYAN SEVGILIYE

    En çokta gülleri severdin,senden sonra ben de sever oldum ama dalında incitmeden
    Oktay
  • 408 syf.
    ·Puan vermedi
    “Babamın ayaklarının dibindeyken bütün dünya altındı. Işık aynı anda her yerden gelirdi..” #benkirke #kitapsözleri @madeline.e.miller hep yazsın biz de okuyalım, çok güzeldi, çok beğendim. Mitolojiyi zaten çok seviyorum ama, bu defa hikayeden çok kitabın verdiği mesajlar ve dersler dikkat çekiciydi. Aile olmak, üretmek, haketmek, sevilmek. Çabuk duyulan güven akabinde gördüğün nankörlük, aşırıcı şüphe ardından mahcubiyet...ama asıl detaylar aile olmanın önemindeydi tabi. Bir baba kızını ne kadar sever ve değer verirse herkes o kıza o ölçüde yaklaşır ve muamele eder. Anneniz sizi ne kadar takdir ettiyse o kadar özgüvenli olursunuz. Kardeşleriniz ne kadar yanınızdaysa o kadar güçlüsünüz..ve artık konuşmaktan yıldığımız o “mesele” mitolojik de olsa, demek ki çok eskilerde de böyle imiş ki efsanelerde de bahsi olmuş; şu cümle ile çıkıyor karşımıza; OĞULLAR CEZALANDIRILMAZDI..Kirke unutmayacağım kitaplar listesinde yerini aldı, en sevdiklerim arasına da yerleşti tabi.. Ha bir de; hikayeyle birlikte ölümlü olmanın aslında ne büyük bir şans olduğunu hissediyor ve iyi ki diyorsunuz. Bu cümleyi kitabı okuyanlar anladı, anlamak isteyenler de kitabı okuyacaklar artık Kirkemi okurken o çok meşhur kahvesini pek sevdiğimiz #starbucks a uğramıştım. Aslında çokta aşina olduğum #starbuckskızı bana o an Kirke’nin kızkardeşi gibi gelmişti, çok benziyorlar çünkü ya da ben benzetiyorum neyse zaten o da yunan mitolojisinden bir ablamızmış, kızkardeş sayılırlar yani aynı karede güzel durdular keyifli ve bol okumalı bir haftamız olsun, selamlar
  • Sevdiğim bir kalbe
    Nasıl veda edebilirim bilmiyorum Beria

    Gidiyorum bir yerlere
    Oturuyorum küçük bir esnaf kahvesine
    Bir çay söylüyorum(demli)
    Bilirsin Beria her zaman demli çay içerim
    En koyusundan, katran gibi derler ya
    Ondan işte
    Bu kez içeceğimden değil
    Oturmak için istiyorum çayı
    İzin vermez yoksa kahveci oturmama
    Çay bile içmek istemiyorum Beria
    Göğüs kafesimde canımı acıtan bir şeyler var
    Bir kuş var san ki
    Uçmak için durmadan çırpınıyor kanatları
    Bilmiyor oysa ki uçmayı
    Didiniyor, dolanıyor içimde
    Faydası yok uçamıyor
    Tek yapabildiği canımı biraz daha yakmak
    Düşünüyorum Beria
    Güzel geçen bir kaç günümü
    Hüznümü bırakıp mutluluğu kollarıma aldığım
    O bir kaç berbat günü
    Nasılda mutluydum seninle
    Ayaklarım yere değmiyordu
    Havalara uçacak gibiydim
    Senin yanına gelirken
    Önceden nefret ederdim okuldan
    Sabah uyanınca, çıkmak istemezdim yataktan
    Sonra sen geldin
    Sabırsızca ve usulca girdin
    Hayatıma, kalbime
    Küçük dünyama girdin bir gece vakti
    Kapandım sen gelince
    Secdeye kapandı kara alnım
    Şükür ettim saatlerce
    Seni bana gönderen Allah'a
    Dualar ettim, şükür namazı kıldım iki rekât
    Sen gelmiştin Beria
    Çok istediğim sen gelmiştin sonunda
    Ağlamak istiyordum seninle
    Gülmeyi unuttum senin gelişinle
    Mutluluk yok gibiydi
    Bir duygu vardı içimde
    İçime sığmayan
    Kendime anlatamadığım, anlayamadığım
    Garip, bir o kadar da güzel bir duygu
    Şimdi sorsan yine anlatamam

    Mutluydum Beria seninle
    Karanlık dünyam aydınlanmıştı
    Şiirlerim mutluydu, umutluydu
    Yazıyordum sana her gece
    Bir mısra da olsa güzel şiirler
    Seni, sana anlatıyordum
    Ben yok gibiydim
    Aynaya bakınca seni görüyordum
    Gözlerimi kapatınca seni
    Ben gitmiştim Beria kendimden
    Sen vardın
    Bana kalan bir sen vardın
    Yok olmuştum
    Benden geriye bir şey kalmamıştı
    Düşünmüyordum bir gün olsun
    Beni bırakıp gideceğini
    Bu masalın devam edeceğini düşünüyordum
    Çocukça düşlere dalıyordum
    Bir evimiz olacak diyordum(bahçeli)
    İçinde renk renk çiçekler olan
    En çokta sarı papatyalar olan
    Çiçek kokulu bir bahçede
    Seninle el ele dolaşmayı düşlüyordum

    Yine bir gün seni düşlerken
    Benden ayrılmak istediğini söyledin
    Söylemeye çekiniyordun
    Ben anlıyordum yüzünden, gözlerinden
    Benden gitme vaktinin geldiğini
    Saatlerin ayrılık için çaldığını
    Korkuyordun ya da beni kırmak istemiyordun
    Anlıyordum seni
    Haklıydın kendine göre
    Ben olsam bende giderdim
    Beni çok seven bir kalpten
    Utanmazdım Beria senin gibi
    Söylerdim yüzüne karşı
    Bana da ağır gelirdi
    Beni çok seven birinin yanında
    Onunla bir ömür yaşamak
    El ele, göz göze dolaşmak
    Sen haklıydın Beria(kendine göre)
    Haksız olan birisi varsa
    Aşkımızda, sevdamızın içinde
    Oda bendim
    Kıyamam sana bilirsin
    Sana kötü bir söz diyemeyeceğimide

    Çok konuştular Beria senden sonra
    Olur olmadık sözler söylediler
    Sevmedi seni, sen öyle sandın dediler
    Dinlemedim bunu diyen hiç bir insanı
    Ben sana inanmıştım
    Seni sevmiştim
    Olur böyle şeyler dedim kendime
    Aşklar böyle olur bazen
    Biri sever, biri gider
    Giden mutludur(buna inanmadım)
    Kalan biraz daha ölür(kesinlikle)

    Sende gittin Beria benden
    Kaldım işte bak
    Senden sonrada yaşıyorum, ölmedim (şimdilik)
    Sigaraya başladım üstelik
    Senden sonra(acın tazeyken) günde üç ya da dört paket sigara içmeye başladım
    Şimdilerde azalttım biraz
    İki ya da üç paket içiyorum
    Geçer diyorum içtikçe(geçmiyor)
    Hafifler özlemin, hasretin
    Ama olmuyor inan
    İçtikçe daha çok aklıma geliyor gibisin

    Bitti işte Beria
    Bizimde aşkımız soldu bir günün sonunda
    Bitti aramızda yaşadığımız her şey
    Ellerimle sildim seninle olan fotoğrafları
    Bir parçam eskildi canımdan
    Umursamadım bunu
    Sen olmadıktan sonra
    Bir bütün olsam ne anlamı var ki

    Bitiriyorum işte Beria
    Bu şiir gibi senide bitiriyorum içimde
    Değilsin artık
    Ne aklımda
    Ne kalbimde
    Ne de rüyalarımda, hayallerimde

    Sen gittin
    Ben kaldım
    Acılarımla, kırık kalbimle
    Acı yok Beria
    Beni geceler boyu ağlatan
    Ayrılık acısı yok artık

    Yaşıyorum biraz daha
    Hayatın kırılmış dallarına
    Tutunmaya çalışırken
    Bırakırsam öleceğim
    Seni değil Beria
    Seni bırakırsam
    Ölecek gibi değilim

    mavi kırlangıç
  • Paradır bu, herkes kokusunu alır.