1920’lerde yazılan bu eserde;
Önce İsveç sonra Rusların mezalimine maruz kalan, kısıtlı imkan, kabiliyet ve kamusal gelişime sahip Fin halkının, “Artık işe koyulmanın vakti geldi!” diyen idealist aydınlarca toplumsal uyanışı ve dönüşümü sade bir dille, akıcı olarak anlatılmış.
Kitapta ülkemiz adına çıkarım yapılabilecek bir çok bölüm bulunmakla birlikte ‘her Türk gencinin mutlaka elinde bulunması gereken bir eser’ diyemem. Ancak, içinde ki ideali öldürmemiş öğretmenlerimiz için kesinlikle faydalı olacaktır.
Saygılar.
Milyonlarca insan cehaletin pençesinde, zeka ve maneviyat olarak geri kalmış durumdadır. Her tarafta ayyaşlık, hırsızlık, kaba ahlaksızlık, iğrenç küfürler, fakirlik ve karşılıklı kin duygusu kol geziyor. Ama herkes çok sakin. Tesadüfen, veraset yoluyla veya okul diploması sayesinde bu kokuşmuş bataklıktan kurtularak, temiz, rahat ve kuru bir yere tırmanmayı başaran şanslı kimseler kendi halklarını ve milyonlarca insanı karanlıktan çıkarmak için parmaklarını bile kıpırdatmıyorlar.
Halkın zekası derin bir uykuda, cehalet, kaba davranışlar ve yoksulluk giderek artmaktadır. Ülke sürekli fakirleşmekte, ekonomik, manevi ve zihni açılardan iflasa sürüklenmektedir. Zamanında belli alanlarda eğitim almış ve ülkenin kendilerinden yardım beklemeye hakkı olduğu insanlar bugün neredeler?