harunk

Kişinin belirli bir anda yaşadığı hep hayalleridir - ya da, aldanmaları; gerçeklerini ise hep sonradan, çok sonradan, geçmişi olarak yaşar - yani kendisini belirleyen, hep gerçekler olduğu halde, yaşadığı hep hayallerdir.
Sayfa 150·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
harunk
Halihazırda yaşarken an'la ilgili yargılarımız çoğunlukla hatalıdır. Olayın yaşantımızın bütünü bakımından ne anlama geldiğini, toplam bağlamda ağın neresine yerleştiğini sonradan anlarız. Hemen her zamansa iş işten geçtikten sonra...
--Sırf şu yüzden: Bu kocaman anlamsız karmaşa içinde - modernlik denen bu umarsız saçmalığın içine atılmış; "fırlatılmış"ken -, 'dış dünya' bir yana, daha kendi kendisiyle bile -ancak arada bir- uyum içinde olabildiğinde, gene de kendine aykırı düşüyor, kendi kendini çeliyor, kendinden acı çekiyorsa, kişi -- daha ne olsundu ki!? ...
Sayfa 56·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
harunk
#251418820
Kavram/Söz, Gösterilen/Gösteren
Sonra, kavramları kendi ağzımızla belirtmek için bazı sözlere bağlıyoruz ve şeylerden çok, o sözleri anımsıyoruz. Bunun için kavradığımız şeyi, onu belirtmek için seçilen sözlerden tümden ayırınca, hiçbir şeyi kolay kolay seçikçe anlayamayız. Böylece insanların çoğu dikkatlerini şeylerden çok sözlere verir; bu nedenle çoğu zaman anlamadıkları kavramlara inanır, anlamayı pek aramazlar.
Sayfa 98·Kitabı okudu
harunk
Bütün felsefi sorunlar bir dilsel yanlış anlamadır demişti Wittgenstein. Belki de eksik söyledi. Bir dil hayvanı olarak (Homo Lingua) sadece felsefede değil, hayatın her alanında onun saptırmasına hemen kapılıp gidiyoruz. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak da adlandırmayı var etmek, iç monoloğu düşünmek, bahsetmeyi anlamak, yerleşik sözel ifadeleri de hissetmek zannediyoruz.
Hislere tercüman
Hiçbir şey şovenlikten ya da ırk düşmanlığından daha dar görüşlü değildir. Gözümde bütün insanlar eşittir; her yerde ahmaklar vardır ve ben bunların hepsine karşı aynı hor görüyü duyarım. Aman, çapsız önyargılara kapılmayalım!
Sayfa 47·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
harunk
"Şovenizmin sevimsiz yanı, yabancı uluslara duyulan antipatiden çok, kendi ulusuna duyulan sevgidir. "