Geçmişin bütün kralları, çarları ve führerleri (ve günümüzün komiserleri), her türlü politik söylem bir jest biçimini aldığı zaman sansüre gerek kalmayacağını bilmiş olsalardı sevinçten deliye dönerlerdi.
Olumlu bir imaj bırakmak istemeyen kişi ender rastlanan ve kafadan sakat bir insandır. Oysa televizyonda imaj ters yönde işler. Çünkü televizyondaki politikacı izleyicilere kendisiyle ilgili bir imaj sunmaktan daha çok, kendisini izleyicilerin bir imajı olacak şekilde sunmayı tercih eder. Televizyon reklamlarının politik söylem üzerindeki en güçlü etkilerinden birisinin yattığı nokta da burasıdır.
Eğer politika gösteriye benziyorsa, o zaman temel fikir başarı, berraklık ya da dürüstlük peşinde koşturmak değil, sanki zaten o vasıflara sahipmişsiniz gibi görünmek olur.