Yoksul aydın, zengin aydından çok daha kuvvetli görür. Yoksul, her sözcüğü kuşkuyla dinler; attığı her adım, onun düşünce ve duygularına böylece bir görev, bir iş yüklemiş olur. Onun kulağı deliktir, duygusu ince; o tecrübelidir, ruhu yanık yaralarıyla doludur...
Birkaç gün önce vücudumu gözden geçirmiştim. Bir sabah vakti odamda yapmıştım bu işi, saşırıp kalmış. vücudumun haline ağlamıştım. Haftalardır sırtımda aynı gömleği taşıyordum. Terden kaskatı kesilmis, göbeğimi sıyırmıştı gömlek; yaradan hafif bir su sızıyordu, acımıyordu, ama karnımın üstünde böyle bir yara olması yürekler acısıydı. Bu yaraya hiçbir şey yapamıyordum, kendiliğinden iyileşeceğe de benzemiyordu; yıkıyor, dikkatle kuruluyor, üzerine yine aynı gömleği giyiyordum. Değiştiremezdim ki...