"asla bir araya gelmemesi icap eden iki taraf birleşti ve bizlere, gelecek nesillere kırık bir dünya bıraktılar. aşkları mel'un ve haram idi; lâkin buna rağmen aldılar o aşkı ve her şeyi berbat ettiler. iki kadın, sultan mihrişah ve birşa, hiçbir vakit tanışmamalıydı. amma ve lâkin tanıştılar, âşık oldular ve nihayet birbirlerine karşı cenk ederken, gözleri birbiriyle perdelendi. ne sevgilerinin ne de nefretlerinin ne kadar acıya yol açabileceğini idrak edemediler. günah olan her ne varsa, hepsini yaptılar."
"tacı çok istiyordum. karanlık, tacı istiyordu. o kadar bunaltıcı hale gelmişti ki düşünebildiğim tek şey ne kadarını alabileceğim, alabileceğim ve alabileceğimdi, ta ki artık alabileceğim hiçbir şey kalmayana kadar."
"bu güç, bu büyük güç bana birçok şey bahşetti. bana her şeyi verdi ama aynı zamanda her şeyi benden aldı. artık hiç mutlu veya tatmin olmuş hissetmiyorum."