eda

“kesinlikle okunması gereken bir kitap” -MKA
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
Atamın “kesinlikle okunması gereken bir kitap” dediği bu eseri okurken, sadece bir ülkenin değil, insanın da nasıl yeniden doğabileceğini gördüm. Grigory Petrov’un anlattığı Finlandiya, aslında insanın içindeki umudun, inancın, emeğin sembolü. Her sayfası bir ders gibi ama öğretici değil, daha çok düşündürücü. Kitabı okurken defalarca durup düşündüm; bir ülke bataklıklardan çıkabiliyorsa, bir insan da kendi karanlığından çıkabilir. Atatürk’ün neden bu kitabı önemsediğini o zaman anladım: çünkü her satırı “değişim başkasıyla değil, seninle başlar” diyor. Petrov’un dili sade ama vurucu. Bir öğretmenin, bir öğrencinin, bir askerin, bir halkın birlikte nasıl ayağa kalktığını anlatıyor. Okudukça içimde hem bir umut hem bir sorumluluk duygusu oluştu. “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” benim için sadece bir kalkınma hikayesi değil, bir inanç hikayesi. Her okuyanın içinde bir ışık yakıyor. Ve bence bu yüzden Atam, bu kitabın okunmasını istemiş. O Bazı kitaplar insanı değiştirmez, sadece hatırlatır. Bu kitap bana unuttuğum şeyi hatırlattı: Değişim bir yerlerde başlamaz, içimizde başlar.
Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,5bin okunma
Reklam
Yağmur Kaçağı
10/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
“Yağmur Kaçağı” benim için sadece bir şiir kitabı değil; kalbimin en derin yerlerinde tuttuğum duyguların, yıllar önce kelimelere dönüşmüş hâli gibi. Attilâ İlhan’ın kalemi insanın içini incelikle açıyor ama kanatmıyor; aksine, iyileştiriyor. Her dize sanki çoktan unuttuğumu sandığım bir anıya, bir hüzne, bir bakışa dokunuyor. Okurken kendimi bir yağmurun altında buluyorum. Ne sığınmak istiyorum ne de kaçmak. Her sayfada biraz daha ıslanıyorum ama bu ıslanış, bir tür arınma gibi. İlhan’ın kelimeleri soğuk bir gecede yakılan son sigara kadar gerçek, son aşk kadar buruk. Bazen bir sokak lambasının altında duruyor gibi hissediyorum, bazen de eski bir İstanbul akşamında, deniz kokusuna karışmış bir yalnızlıkla baş başa kalıyorum. Belki de bu yüzden bu kitap bana çok özel, çünkü sustuklarımı söylüyor. Dile getiremediklerimi, Attilâ İlhan kendi sesiyle fısıldıyor satırlarda. Her dize sanki kalbimin bir köşesinden geçmiş; her kelime sanki ben yazmışım gibi. Bu kitapta sadece şiir yok; insanın kendisiyle yüzleşmesi, kırgınlıkla gururun dansı, sevdayla yalnızlığın aynı masada oturuşu var. “Yağmur Kaçağı” bana göre Attilâ İlhan’ın kaleminde saklı bir mevsim: hüzünle umut arasında gidip gelen bir sonbahar. Defalarca okudum, her seferinde başka bir duyguma dokundu. Bazı kitaplar okunur, bazıları yaşanır. Bu kitap benim için yaşananlardan biri.
Şiir
Yağmur KaçağıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20204,881 okunma