1995'te Fransa Güney Pasifik'te nükleer denemeler yaparken, Fransız büyükelçisi Yeni Zelenda'da açıkladı: "Bu bomba kelimesi hoşuma gitmiyor. Bomba değil bunlar. Bunlar patlayan mekanizmalar";
Serbest piyasa bizim ülkelerimizi, insanların büyük çoğunluğunun bakabildiği ama dokunamadığı ithal incik boncuklarla dolu pazarlar dönüştürdü. Tüccarların ve toprak sahiplerinin, çıplak ayaklı askerlerimizin elindeki bağımsızlığımızı gasp edip onu satılığa çıkardıkları çok eski zamanlardan beri bu böyleydi. Bizim ulusal endüstrimizin öncülleri olabilecek zanaatkar atölyeleri o zaman kapatıldı. İç bölgeleri besleyen limanlar ve büyük şehirler yaratıcılıkla rekabet etmek yerine tüketim çılgınlığını seçtiler. Yıllar geçti ve Venezüela'daki süpermarketlerde viskiye eşlik eden su için İskoç yapımı küçük plastik su şişeleri gördüm. Taşların bile oluk oluk terlediği Orta Amerika şehirlerinde koket hanımlar için deri kürk mantolar gördüm. Peru'da elektriği olmayan toprak evler için Alman yapımı elektrikli cila makineleri gördüm. Brezilya'da Miami'den ithal plastik palmiye ağaçları gördüm.
Yoksulluk her yıl, pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan İkinci Dünya Savaşı'ndan daha çok insanı öldürüyor. Ama iktidarın bakış açısına göre bunca ölüm çok da kötü değil; çünkü fazlasıyla büyüyen nüfusu düzenlemeye yarıyor. Uzmanlar Güneyde ki aşırı nüfustan şikayet ediyor, burada cahil kitleler gece gündür altıncı emri ihlal etmekten başka bir şey bilmiyorlar: Kadınlar hep istiyor, erkekler hep beceriyor. Aşırı nüfus mu? Kilometrekareye yalnızca on yedi kişi düşen Brezilya'da mı, yoksa kilometrekareye yalnızca yirmi bir kişi düşen Kolombiya'da mı? Hollanda da kilometrekareye dört yüz kişi düşüyor ve hiçbir Hollandalı açlıktan ölmüyor, ama Brezilya'da ve Kolombiya'da bir avuç açgözlü her şeyin sahibi. Haiti ve El Salvador, Amerika kıtasında nüfusu en yoğun ülkeler, ama bu yoğunluk ancak Almanya'nınki kadar.
Çocukların çocuk olma hakları günden güne reddediliyor. Bu hakla alay eden olaylar öğretilerini gündelik yaşama oy ediyor. Dünya zengin çocuklara sanki paraymış gibi davranıyor ki onlar da paranın davrandığı gibi davranmaya alışsınlar. Dünya yoksul çocuklara sanki çöpmüş gibi davranıyorlar ki onlar da çöpe dönüşsünler. Orta sınıftakileri, ne zengin ne yoksul olan çocukları, onları televizyona bağlı tutuyor ki daha vakit erkenden tutsak yaşamı kader olarak kabul etsinler. Çocuk olmayı başaran çocuklar çok şanslı, çok büyülüler.
Doğayı ve insan haklarını en vahşice ihlal edenler asla hapse girmez. Cezaevlerinin anahtarları onlardadır. Nasılsa öyle olan bu tersine dünyada evrensel barışın bekçiliğini yapan ülkeler en çok silah üreten ve diğer ülkelere en çok silah satanlardır; en prestijli bankalar en çok uyuşturucu parası aklayan ve en çok çalıntı para saklayan bankalardır; en başarılı endüstriler gezegeni en çok zehirleyenlerdir; çevrenin korunması onu yok eden şirketlerin en parlak işidir. En kısa zamanda en çok insanı öldürenler, en az işle en çok parayı kazananlar ve doğayı en ucuza en fazla yok edenler dokunulmazlık ve kutlamayı hak ederler.