cyasaar

cyasaar
Kıbrıs; altı harften fazlası…
10/10
·496 syf.··
2026 5. kitabı
Söze nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Uzun zamandır bu kadar derinden etkilendiğim ve hatta okurken ağladığım bir kitap olmamıştı. Sadece “kitap” demek Kıbrıs tarihine ve bunu tüm şeffaflığıyla bize yansıtan yazarı Sema SOYKAN’a haksızlık olur. Kıbrıs’ın tarihine, orada yaşayan Türklerin uğradığı katliama (katliam kelimesi bile eksik kalır), yaşadıkları acılara, tarihte bilinmeyenlere ışık tutan tarafına, adanın Türkiye için önemine ve birçok şeye değinen tarihi bir belge demek daha doğru olacaktır. Tarih tekerrürden ibarettir. Eğer bir Türk genci olarak tarihimizi bilmezsek gün gelir aynı tarihle imtihan edilirken kimlerle karşı karşıya olduğumuzu bilemeyiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün ”Bu ada bizim için çok önemlidir…” cümlesini niye söylediğini şimdi daha iyi anlıyorum. Romanda mücadelesine yer verilen ve okurken çok üzüldüğüm; Kumsal Katliamı’nda Türk Alayı Doktoru Binbaşı Nihat İlhan’ın, Rum çeteciler tarafından katledilen eşi Mürüvvet ve çocukları Hakan, Kutsi, Murat ve işkence ile şehit edilen Cumhuriyet’in ilk hava harp şehidi Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’i saygıyla anıyorum. Bu vatan size minnettar. Ruhunuz şad olsun. Romanın yazarı Sema SOYKAN’a bu tarihi belgeyi bizlerle buluşturduğu için teşekkür ediyor; her Türk vatandaşın okumasını tavsiye ediyorum…
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025579 okunma
Reklam
Benlik~Oruç Aruoba
10/10
·160 syf.··
2025 14. kitabı
Oruç Aruoba “Benlik” kitabında aslında “yengeç” metaforuyla çatışma halinde olduğu benliğine odaklanıyor. İçimdeki yengeç diyerek asıl benliği ile tartışıyor. Kitaptaki şu cümle “Oysa, ulaşabilseydim, onun kovuğunda ne büyük bir hazine bulabilirdim: Yaşamımın bütün ülküleri, hayalleri, düşleri—değerleri—; (amaçlarım, ereklerim, hedeflerim), tertipli, düzenli, anlamlı bütünlükler içinde, orada —pırıl pırıl, hiç eskimeyen, yıpranmayan, geçip gitmeyen bengilikleri içinde. “ aslında özetliyor her şeyi. Benliğine ulaşabilse ne büyük bir hazine ile karşılacağını, yaşamında istediği şeylerin hiç yıpranmamış bir şekilde kendi sonsuzluklarında yaşadığını söylüyor. Çoğumuz birçok yerde ve zamanda asıl ben’imiz gibi davran(a)mıyoruz. Bunun sebeplerinden biri de toplumsal kabuller içinde yaşıyor olmamız. Onları yıkmak zor olduğundan kendimiz dışında biri gibi tepki verebiliyoruz çoğu zaman. Halk arasında “Aman ayıp olmasın.” da diyebiliriz bu duruma :) Ayıp olmasın diye vazgeçtiğimiz şeylerden vazgeçmememiz gerekiyor. Yazar da “Yengeç” isimli bölümü “Ey bu satırların Okur’u—bil ki, ancak kendin, kendi kendine, hiçbir başkasının yönlendirmesi, öğüt ve salık vermesi olmaksızın, kendin olabildiğin zaman, kendin olabileceksin.” diyerek ve öğüt verdiği için kendisini hoş görmemiz gerektiğini belirterek bitiriyor.
1000Kitap
BenlikOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20181,365 okunma
Olmayalı~Oruç Aruoba
10/10
·160 syf.··
2025 12. kitabı
Olmayalı…Oruç Aruoba, bu sefer “Yaşamın anlamı nedir?” sorusuna odaklanıyor. Yaşamın anlamının tanımının tek olmadığını anlıyoruz. Kişinin yaşamının anlamı her yerde olabilir. Ama en temelde kendisini bulduğu yerdir bana göre. Kişi kendisini bulduğu yerde tamdır, anlamlıdır, vardır. Yaşamın anlamı doğum ile ölüm arasında geçen zamanda mevcuttur. Kişi doğumunu ve ölümünü kuramaz. Ancak arada geçen yaşamını kurabilir, anlamını inşaa edebilir. Kendimizi bulma sürecinde hepimize kolaylıklar…
1000Kitap
OlmayalıOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20161,154 okunma
Yerli Yersiz Cümleler~Nazan Bekiroğlu
10/10
·464 syf.··
2025 11. kitabı
Yerli yersiz cümleler…Her cümlenin yerli yerinde olduğu bir kitap. Yedi bölümden oluşan kitapta her bölüm de kendi içinde bölümlere ayrılıyor. Hayata dair cümleler karşılıyor sizi ve tabii bir de yazarın kendi deneyimlerinden dökülen sözler. Edebi anlamda her cümlenin derin bir etki bıraktığı kitap gayet sürükleyici ve sıkmıyor. Birçok şey üzerine düşünme fırsatı tanıyor insana. Düşündüren kitapları sevmişimdir hep. Kitapta en beğendiğim alıntı “Cümle ile kalbin arası açılınca hem cümle hem kalp bulanır. Kalbinki yetmezliktir cümleninki kan kaybı.” oldu. Çoğu zaman kalbimizde olup biteni cümlelere dökemeyiz. Cümle ve kalp arasındaki işte bu mesafeyi o kadar güzel ifade etmiş ki yazar, tam olarak aslında anlatmak istediği şeye kalbi öyle güzel yetmiş ki cümle kan kaybına uğramamış. Kalbimizin yettiği cümlelerimiz olsun. Zira kan kaybı yaşayan cümlelere uygun kan bulmak hayli güç.
1000Kitap
Yerli Yersiz CümlelerNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20171,649 okunma
Hani...
10/10
·88 syf.··
2025 10. kitabı
Yaşamınızın anlamını sorgulatan ve onu bulduğunuzda nasıl davranmanız gerektiğini çok güzel anlatan bir kitap. Kitabın özellikle 49. sayfasında yer alan; “Yeniden güçlü —yapabilir— olmak:- Bunun için nasıl da tersine çevirmen gerek yaşam yönelimlerini —sen tamamiyle boşvermeye karar vermişken geldi o: bütün yönelimini değiştirmek için — nasıl da zor bu; ama, nasıl da güzel, yeniden canlanmak —yaşamının toz tutmuş hayallerini silkeleyip bahar güneşine çıkarmak — — kendine yeniden bir yeni yıldız seçip, gökyüzü haritanı yeniden çıkarmağa girişmek… Çıkmak ve çıkarmak, yeniden — o, işte, bu olanak.” kısmına bayıldım diyebilirim. Çünkü hayat akışımızda bazen yaşamımızın anlamı dediğimiz şeyleri unutarak veya tamamen kaybederek yaşıyoruz. Bu yüzden o yeniden çıkıp geldiğinde daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmak ve anlam her neyse ona tutunmak gerekiyor. Kitap bunu çok başarılı bir şekilde ele almış. Oruc Aruoba ile geç tanıştım ama iyi ki de tanışmışım. Kitaplarında insanı düşünmeye sevk eden bir yolculuğa çıkarıyor her zaman. Hem düşünüyorsunuz hem de kendi hayatınızdaki karşılığı bulmaya çalışıyorsunuz. Bazen bulamıyorsunuz tabii. O zaman da neden diye sorguluyosunuz. Bu kitap bana yaşamımın anlamı ne ve ben onu nasıl koruyorum diye düşündürttü. Hemen sonuca varılacak bir konu değil. Son olarak hep yeniden canlanmak ve hayallerimizi güneşe çıkarmak ümidiyle…
HaniOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20185,7bin okunma