#okudumbitti
Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatıp öylece uzaklara dalarsınız... Kahve Soğumadan Önce tam olarak o hissi bıraktı bende.
Tokyo’nun ara sokaklarında, zamanın sanki farklı aktığı küçücük bir kafe hayal edin. Orada bir sandalye var ki; size geçmişe gitme şansı sunuyor. Ama kuralları o kadar naif ve bir o kadar sarsıcı ki... En önemlisi şu: Ne yaparsanız yapın bugünü değiştiremiyorsunuz ve kahveniz soğumadan geri dönmek zorundasınız.
Okurken kendime şunu sordum: Sonucu değiştiremeyeceğimi bilsem bile, sadece o "an"ı tekrar yaşamak ya da içimde kalan o tek cümleyi söylemek için o sandalyeye oturur muydun?
Kitap, büyük olaylardan ziyade kalbe dokunan o ince sızılara, pişmanlıklara ve aslında bizi biz yapan o küçük anlara odaklanıyor. Spoiler vermeden söyleyebileceğim tek şey; bitirdiğinizde elinizdeki kahveye ve sevdiklerinize çok daha başka bir gözle bakacaksınız.
İçinizi ısıtacak, sakin ama derin bir yolculuk arıyorsanız bu kitap tam size göre.