Ayrılıktan sonra beklentimiz :D
Merhaba Osman, nasılsın? Geçenlerde bir arkadaşım görmüş seni, bakkaldan sigara alıyormuşsun. Söylediğine göre sefil bir haldeymişsin. O kadarcık sürede sefaletini nasıl sezdi bilemiyorum tabii de doğrusunu istersen hoşuma gitti. Yani elbette iyi ve mutlu olmanı istiyorum ama aynı zamanda sürünmeni ve bensiz perişan olmanı da istiyorum.
Djdjdj :D
Merkür’ü de siksinler Mars’ı da! Vazgeçmiyorum, lan. Vazgeçmiyorum! Hadi bakalım, hodri meydan! Madem annemin kaderine dahi yazıldın, Ayperi Ak, o zaman ben de Ömer Seyirhan’sam senin de soyadın Seyirhan olacak!
Sayfa 117 - Ephesus Yayınları 1. Baskı Nisan 2026 - Ömer·Kitabı okuyor
Reklam
Bir düşmana verilebilecek yegane karşılık onun gibi olmamaktır
Sayfa 191
Eh Nastenka!Biz bəzən başqa adamlara ona görə təşəkkür eləyirik ki,onlar bizimlə yanaşı yaşayırlar.Mən də sizə ona görə təşəkkür eləyirəm ki,mənə rast gəlmisiniz.
Sayfa 62 - Qanun nəşriyyatı·Kitabı okudu
İslâm'ın ilk günlerinde, Peygamber'in etrafındakiler sık sık gruplar halinde Mekke'nin dışındaki vadilere gider ve kimseye görünmeden cemaatla namaz kılarlardı. Fakat bir gün birkaç müşrik, onlar namaz kılarken yanlarına geldiler ve alay etmeye başladılar. Sonunda karşılıklı çatışma başladı ve Zühre kabilesinden Sa'd, kâfirlerden birine bir devenin kaburgası ile vurdu ve onu yaraladı. İslâm'da ilk kan dökme bu olay sırasında meydana geldi. Fakat o günden sonra, Allah aksini emredinceye dek şiddetten kaçınmaya karar verdiler. Çünkü Vahiy sürekli olarak Peygamber'e dolayısıyla onlara sabrı tavsiye ediyordu: "Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel kopma (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl” ve “Sen şimdi o küfretmekte olanlara bir mühlet ver, kendilerine az bir süre tanı." Bu şiddet eylemi iki taraf için de bir istisna teşkil ediyordu. Çünkü Kureyş'in tümü, Peygamber (s.a.v.) onu açıkça tebliğ ettikten sonra bile, yeni dine hoşgörü gösteriyordu. Bu hoşgörü, yeni dinin kendi tanrılarına, ilkelerine ve kökleşmiş geleneklerine karşı çıktığını fark etmelerine dek devam etti. Bunun farkına varır varmaz, bir grup ileri gelen adam Ebû Tâlib'e gitti ve onun yeğeninin faaliyetlerini sınırlaması gerektiğini söylediler.
Sayfa 79·Kitabı okuyor
1000Kitap
Düşle, düşle, düşle… Asla düşlemekten vazgeçme. Gerçeklik arkasından gelecektir.
Sayfa 443·Kitabı okudu
Reklam
Reklam