Asla Unutamayacağım Öyküler
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 109. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 16:52
Öncelikle sizleri uyarıyorum; hem
D. N. Archeron
D. N. Archeron
'u hem de yazdığı bütün hikâyeleri ne olursa olsun seven birinin yazdığı bu inceleme, öznellikten bir hayli uzak olacaktır. Yani yorumlarımın sadece
1000Kitap
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025611 okunma
Dünyanı dəyişən qığılcımlar.
7/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 11:07
Dünyanı dəyişən qığılcımlar. Belə bir başlıqdan istifadə etməyimin əsas səbəbi bu kitabda sadəcə təqdim olunan çıxışları oxumaqla qalmayıb, daha geniş bir bucaqdan baxmağa çalışmağımla bağlıdır. Kitabda demək olar ki, son iki əsrə aid daha çox siyasi xadimlərin çıxışları qeyd olunub. Bu çıxışları qığılcım adlandırmağımın səbəbi həmin dönəmdə ən lazımı anda edilmiş çıxışlar olmasıdır. Əgər dəyişmək üçün lazımi şərait olmasa idi bu çıxışlar bir əhəmiyyət kəsb etməyəcəkdi. Baş verən bütün hadisələr uzun müddətli proseslərin nəticəsində baş verir. Bizə təqdim olunan nitqlər baxış bucağımızı genişləndirməklə yanaşı həm də müəyyən tarixi hadisələrə işıq salır. Lakin yenə də bu çıxışların tərtibatında cüzi də olsa qərəz müşahidə etmək mümkündür. Həm incə nüanslara toxunuşları, həm həmin natiqlərin üslubları bir natiqlik dərsi mahiyyəti daşıyır. Bu kitabdan daha çox zövq almaq və daha çox faydalı olması tarixi bir maraq və bilik tələb edir.
Dünyanı Dəyişən NitqlərQılıncxan Bayramov · Qanun Nəşriyyatı · 202011 okunma
Kürk mantolu madona
Puan vermedi·168 syf.··
2026 7. kitabı
Her aşk dillerde dolaşmaz, sadece imkânsız aşklar dillerde dolaşır; ve aynı zamanda her aşkın hikâyesi de yazılmaz, yalnızca sonsuz olan aşkların hikayesi yazılır. Sabahattin Ali'nin
1000Kitap
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,7bin okunma
Puan vermedi·438 syf.·
2026 1. kitabı
Gerçekten bazı kitapların bir zamanı olduğuna inanıyorum :) İnce Memed’i de tam doğru zamanda okuduğumu biliyorum...Kitap o kadar akıp gitti kiii.İçinde zulme karşı bir başkaldırı var, aşk var, özgürlük arzusu var. Yaşar Kemal’in anlatımı da öyle güçlü ki çoğu zaman kitap okumaktan çok film izliyormuş gibi hissettim :D Çukurova’nın sıcağını, köylülerin çaresizliğini, dağları, yolları gerçekten gördüm sanki.En sevdiğim şeylerden biri kesinlikle diliydi. Halkın konuşma şekli çok doğal ve samimi aktarılmıştı. Hiç yabancılık çekmedim, aksine karakterlerle daha da yakınlaştım.Memed’in bu kadar haksızlığa rağmen boyun eğmemesi, sevdiği kadının peşinden gitmesi ve zamanla bir umut sembolüne dönüşmesi güzeldi ama en çok üzüldüğüm kişi Hatçe oldu :( Memed de çok acı çekti ama Hatçe’nin yaşadıkları içimi daha fazla burktu. Özellikle hapishane süreci...Kitaptaki karakterlerin hiçbiri boş yazılmamış Abdi Ağa bile sadece bir karakter değil, her dönemde ve her yerde karşımıza çıkabilecek bir düzenin temsilcisi. Bu yüzden kitap sadece Memed’in hikayesi değil ezilen insanların, sömürülen emeğin ve adalet arayışının hikaesi...Bir yandan Memed’in eşkıya oluşunu düşünmeden edemedim. Başka bir yolu var mıydı bilmiyorum. Ama kitabın bana hissettirdiği şey onun bir suçludan çok halkın içindeki isyanın ve umudun sembolü olduğu :) Serinin devamını merak ediyorum ama araya kitap almam şart :D
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 23:58
Herkese selammm kara mizahla harmanlaşmış bir fantastik kurgu kitabının yorumuyla geldimm. ilk önce eserin içeriğine değinelim sonrasında kendi hissettiklerimi de paylaşırım Hermes 35 yaşında takıntıları olan düzeni ve temizliği hastalık derecesinde seven genç bir adamdır.Temizlik ve düzen takıntısı o kadar odak noktası olmuştur ki,hiç arkadaşı olmayan sevdiği kıza açılamayan evine insanları çağıramayan bir adama dönüşmüştür.Evinden işine,işinden evine sade va stabil bir hayat süren Hermes iş yerinden bir arkadaşının ölümüne sebep olunca vicdan yükünden kurtulamanın yolunu intihar etmekte bulur.Birinin ölümüne sebep olan her insan gibi oda artık zebanilerle dolu bir cehennemde açacaktır gözlerini hemde bir şeytanın asistanı olarak.Cehennem dediysem öyle gerçek hayatta anlatıldığı gibi düşünmeyin sakın kola içen zebaniler,kitap okuyan şeytanlar,bilgisayarlar,holdingler,evraklar daha nicesi karşılıcak sizleri. Şimdi gelelim kitabın bana düşündürttüklerine.Konusu bence çok güzeldi.fantastik kurguydu ama bana yaşamanın önemini birkez daha hatırlattı diyebilirim.Güzel esprileri vardı.Tebessüm ettirse de gülmeme yetmedi bir arkadaşım kahkaha attığını söylemişti.Kitabın en sevdiğim yeri finali ve ortalarında Hermes in zaten yaşayacağım ne kadar yıldı ki bunu bu kadar boşa harcamışım diye duyduğu hayıflanma oldu.Hatta beni bile derin bir sorgulamaya itmeye yetti bu cümle. Finali de beni şaşırtmadı ama hep böyle bir son olmasını istedim istediğim şekilde de oldu mutlu bir şekilde bitirdim eseri . Benim için güzel bir maceraydı severek okudum evreninden çıkmak istemedim alışmıştım Hermese keyifli okumalar.
Şeytanın AsistanıLiz D. K. · İthaki Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi·198 syf.·
2026 11. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar, uzun yıllar Amerika’da lise düzeyinde sıkça okutulan ve modern Amerikan edebiyatının önemli eserlerinden biri olduğunu öğrendiğimde yeniden başlayıp bu kez bitirme gayreti gösterdiğim romandır. Kitap, ergenlik dönemindeki Holden Caulfield’ın yalnızlık, yabancılaşma ve aidiyet arayışı etrafında şekillenen iç dünyasını anlatıyor. Eser, özellikle gençlik bunalımı ve toplumla uyumsuzluk temalarını sade ama etkili bir dille işliyor. Bu yönüyle edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir ve neden bu kadar çok konuşulduğu anlaşılabilir. Yazar J. D. Salinger ile eser arasında bazı otobiyografik izler olduğunun düşünülmesi de ilgi çeken yönlerindendir. Salinger’in özellikle savaş deneyimleri ve toplumdan uzaklaşma eğilimi, Holden’ın dünyaya bakışıyla benzer temalar taşır. Buna rağmen benim için kitap beklentilerimi tam olarak karşılamadı. Holden’ın sürekli eleştirel ve zaman zaman tekrarlayan düşünce yapısı bir noktadan sonra yorucu gelebiliyor ki üslubu ve argoların iticiliği de üzerine tuz biber ekiyor. Edebiyat açısından önemli bir eser olmasına rağmen kişisel olarak çok yüksek bir beğeni oluşturmadı. Kesinlikle okunması gerekenler listesinde diyemediğim gibi zaman kaybına yakın ama o kadar berbat da bir his oluşturmayan bir kitap diyebilirim. N
Çavdar Tarlasında Çocuklar
Çavdar Tarlasında Çocuklar
e de olsa gençlik çatışmaları ve her ne kadar her şeyi çözmüş gibi davransa da yolunu bulmaya çalışan bir genç/çocuk söz konusu.
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma