“Benliğini Arayan Çocuk” kitabı, bir çocuğun, fırsat verildiğinde, kendiyle ilgili neleri keşfedebileceğinin; kendi gücünün farkına varmasının ve duygularıyla tanışmasının hikayesi.
Dibs hepimizin içinde var olan bir parçayı harekete geçirme potansiyeline sahip. Oyun terapisi seanslarında Dibs’in iç dünyasını sembolik oyunla nasıl yansıttığını görüyoruz. İletişime tamamen kapalı olduğu düşünülen, hatta zihinsel olarak bir yetersizliği olduğu düşünülen bir çocuğun ne kadar canlı bir iç dünyaya sahip olduğuna şahit oluyoruz.
Dibs, seanslar arasında kendini bulurken biz de onunla beraber içimizdeki duygulara tek tek ulaşıyoruz. Terapistin küçük dokunuşlarının onun hayatındaki dönüştürücü etkisini görüyoruz.
Oyun terapisinin, çocukların iç dünyasını anlamada ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gösteriyor bu kitap. Mutlaka ebeveynler, eğitimciler ve terapistlerin, çocuğa destek olma yolunda bir şeyler öğrenmeyi amaçlayan herkesin okuması gereken bir kitap.
Küçük Dibs hepimizin hayatında bir iz bırakacak
Kitapta Fugui’nin dilinden yaşadıklarını ve Mao dönemindeki Çin’i dinliyoruz. Kitap yayımlanır yayımlanmaz Çin’de yasaklanmış. Hatta film uyarlaması da bu yasaklamadan nasibini almış. Yüzleşmenin bu kadar zor olduğu ve başkalarının okumasından çekinilecek bir geçmişin yükü çok ağır olmalı bir ülke için.
”Her gün yorgunluktan ölene kadar çalışınca, başka şeyler için endişe edecek vaktiniz kalmıyor”
Bu ifade kitabı çok iyi anlatıyor aslında. Fugui, hayatının her dönemini ayrıntılarıyla bize aktarırken onun içsel dönüşümü ve ülkenin geçirdiği değişimlere tanık oluyoruz biz de. Hüzünlü bir hayat hikayesi, çok Canlı bir anlatımla bir araya gelmiş. İçinden çıkmak istemediğim bir dünya oldu
“Çevresiyle tam bir uyum sağlamış bir hayvan, kusursuz bir düzenektir. Alışkanlık ve içgüdü işe yaramaz hale gelmedikçe doğa zekaya hiçbir zaman başvurmaz. Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zeka da olmaz. Ancak çok çeşitli gereksinimleri ve tehlikeleri gidermek zorunda kalan hayvanlar zekadan yararlanırlar.”
“Çevresiyle tam bir uyum sağlamış bir hayvan, kusursuz bir düzenektir. Alışkanlık ve içgüdü işe yaramaz hale gelmedikçe doğa zekaya hiçbir zaman başvurmaz. Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zeka da olmaz. Ancak çok çeşitli gereksinimleri ve tehlikeleri gidermek zorunda kalan hayvanlar zekadan yararlanırlar.”
H.G Wells zamanda yolculuğu kaleme alan ilk yazar olarak biliniyor ve bunu muhteşem anlatımıyla Zaman Makinesi’nde işliyor. Zaman yolcusu, yaptığı yolculukta farklı bir dünya ile karşılaşıyor. Marlock ve Eloilerin ilginç yaşam tarzlarına şahit oluyor. Biri gece diğeri gündüz yaşayan gelecekteki iki ırk... Aşağıdakiler mi yukarıdakiler mi daha şanslı? Doğanın tahrip edilmesi gelecekte nasıl bir dünya yaratıyor? Nasıl bir iletişim söz konusu?
Wells tüm bunları evrim teorisini, sosyolojiyi, siyaseti harmanlayarak bizlere aktarıyor. Bence kitabın içinde yer alan eleştirel düşünceler ve felsefik bakış açısı yerli yerinde. Fazlasıyla düşünmeye sevk ediyor okuru. Her dönem tekrar okumak isteyeceğim bir kitap Zaman Makinesi.
Mutlaka okuyun
Zaman MakinesiH. G. Wells · Karbon Kitaplar · 201737,1bin okunma