• Kafa dağıtmak için güzel bir film öneriniz var mı? Cünkü psikolojim iyi değil(depresyon)
  • Yargıç, adaleti lütuf gibi dağıtmak için değil, yasalara göre hüküm vermek için o mevkie getirilir.
    Platon
    Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (2017, Eylül)
  • Yangın varken, şemsiye değil su dağıtmak gerekiyordu.
  • İstanbul’du. “Sensin” dedim.
    Değişiklik olsun, kendimizden çıkalım, başka bir kişiliği deneyerek o feci konuşamamayı dağıtmak için.
    Bir şey söyleyemedi.
    Ben de nasıl devam edeceğimi bilemedim.
  • "Bir şeyi öğrenmem gerek. Kyle'ı sen mi öldürdün yoksa başkası mı?" diye sordu Peto, Kid'e.
    "Kyle da kim?"
    "En yakın arkadaşımdı. Son güneş tutulmasında Tapioca'da öldürüldü."
    Dante araya girdi. "Bence Gene Simmonds veya Freddy Krueger, Kyle'ı öldürdü. Polisler öylesi işlerine geldiği için buradaki arkadaşımızı suçladı."
    "Evet," diyen Kid, sigarasından bir nefes çekti. "Hiç ilgim olmayan yüzlerce ölümü benim üzerime yıktılar. Duyduklarınızın tamamına inanırsanız Liberty Valance'dan İyi Çocuk Eddie'ye kadar herkesin ölümünden ben sorumluyum."
    "Kim?" diye sordu Peto.
    "Boşver."
    ...
    "Az önce Gölgeler çetesi üyelerini öldürmedin mi?" diye sordu Dante.
    "Öldürdüm."
    "Arkadaşın değil miydiler?"
    "Benim arkadaşım yok."
    "Neden acaba?" diye araya girdi Peto.
    "İster inan ister inanma, benim tercihim."
    "Eminim öyledir."
    "Buraya bak budala, eğer biriyle arkadaş olursam vampirler, kurtadamlar ve benzerleri o kişiyi avlıyor. Değer verdiğim herkesten uzaklaşmak zorunda kaldım. Ancak yeterince uzaklaşamamış olacağım ki, küçük kardeşimi öldürdüler. Niçin? Bana ulaşmak için. Sizi arkadaş saymadığım için kendinizi şanslı saymalısınız; çünkü arkadaşım olsaydınız göz açıp kapayıncaya kadar öldürülürdünüz."
    "Kardeşini mi öldürdüler?"
    "Evet. Hunter denen pislik ve dört arkadaşı öldürdü. İkisi hala hayatta. Onları da haklayınca işim bitecek."
    ...
    "Sahtekar olduğunu keşfetselerdi seni hemen öldürürlerdi. Onları nasıl kandırdın? Ben vampir olmadığını hemen anladım. Gündüz feneri gibi parlıyordun."
    "Bir serum sayesinde. Gizli servisten ajan enjekte ediyordu."
    "Gizli servis için mi çalışıyorsun?"
    "Kız arkadaşım ellerinde olduğu için."
    "Onları öldürmemi ister misin?"
    "Fena olmazdı." Sonra çabucak ekledi. "Tabii kız arkadaşımı öldürme."
    ...
    Kid, viskisini bitirip kadehi omzunun üstünden arlaya fırlattı ve ardından dudaklarının arasına yeni bir sigara sıkıştırdı. Bardağın yere çarpıp kırıldığını duyan Dino, arka odadan bara döndü.
    "Bunu yapmak zorunda mıydın?"
    "En sevdiğin renk hangisi?" diye sordu eli cüppesinin içine giden Kid.
    "Mavi, niye?"
    PAT!
    Kid, nikel kaplama altıpatlarını çıkarıp Dino'ya doğrulttu ve bar sahibinin beynini havaya uçurdu.
    "Tanrım!" diye bağırdı Peto. "Mavinin nesi varmış?"
    "Hiçbir şeyi. Silahımı çekerken dikkatini dağıtmak istedim. Senin favori rengin ne?"
    Peto bir an duraksadı. "Sonra söylesem olur mu?"
    "Elbette." Kid altıpatlarını cüppesinin altına sakladı. "Galiba buradan gitme zamanı geldi. Dominos'a gitmeye ne dersiniz?"
    "Harika!" diyen Dante ayağa fırladı. "İyi bir pizza için adam öldürebilirim!"
    "Pizzacıyı söylemiyorum. Giyim mağazasını söylüyorum. Üstümüzü başımızı değiştirmeliyiz."
    ...
    Dışarı çıktıklarında Kid, kaldırımın kenarına park ettiği fiyakalı siyah spor arabaya doğru yürüdü. Kid, şoför kapısını açtığında ışıklar yandı ve Dante, arabanın modelini gördü.
    "V8 Interceptor mı?"
    "Evet. Havalı ha?"
    "Hem de nasıl! Bir zamanlar DeLorean'ım vardı, bilirsin işte." Aman tanrım, dedi içinden Dante. Kid ile aramızda bir bağ oluşuyor. Kimin aklına gelirdi...
    "Aman ne güzel."
    "Ağaca çarpıp arabayı hurdaya çevirdim."
    "Seksen sekizle giderken mi?"
    "Evet, nasıl bildin?"
    "Attım tuttu. Şimdi kes sesini de bin arabaya!"
    ...
    Araba tenha sokaklarda Dominos'a giderken arkadan bir tıklama sesi duyuldu. Ses sanki bagajdan geliyordu. Bunu homurtular izledi.
    "Bagajda biri mi var?" diye sordu Peto, Kid'e.
    "Evet."
    "Kim olduğunu sorabilir miyim?"
    "Hayır."
  • Onlara her şeye rağmen dünyanın yaşamaya değer olduğunu göstermek isterdim. Tüm acılara, gözyaşlarına, düş kırıklıklarına, aşk acılarına rağmen yaşamın bir anka kuşunun kanadında parıldadığını göstermek isterdim. Evet ben insanlara umut dağıtmak isterdim. Şehrin deliler hastanesinde, bir göz odasında, her gece pencereden yıldızların konumlarını gözleyen ben insanlara ışık olmak isterdim. Kaldı ki görevliler olmadan yatağımdan kalkamıyor, tuvalete bile kendim gidemiyorum. Olsun diyorum, bunları en azından hayal edebiliyorum. Gerçek dediğinde bir düş değil mi zaten? Her gece pencereme konuyor, ateşten kanatlarını çırpıp bana göz kırpıyor anka kuşum. Bana deli demeyin çünkü zaten deliyim ama mutlu bir deliyim ve hayat sanırım bir tek bundan ibaret.
  • Hrü pediatri acil asistanı bu gece bir hasta tarafından çocuğunun ateşi düşmedi diye kaldırım taşı ile darp edildi. Hayati tehlikesi vardı yoğun bakımda tedavi altına alındı. Bizler sağlıkçıyız ömrümüzü toplum sağlığına adadık. Milletimiz için yeminler ettik bu ellerle şifa dağıttık. Vefa görmek yerine şiddet gördük, hakareti uğradık, sözel tacize uğradık. Bizler yıllarımızı insanlık dışı söz ve davranışlar için değil insanlara derman dağıtmak için verdik. Ses olalım duyuralım acımız büyük!

    Alıntı