“Öykünü öyle bir anlatışın var ki, hayatını kendin değil de komşuların, sağın solun insanı yapmış gibi geliyor. Peki ama, o sırada sen neredeydin be kardeşim? Niçin bir gün olsun kendi gücünle alın yazına karşı koymadın? Sonra şöyle bir şey daha ortaya çıkıyor: Biz hep insanlardan yakınıyoruz, kendimiz de bir insan olduğumuza göre, demek oluyor ki, bizden de yakınanlar var. Bizim yaşamamıza set çektiklerine göre, biz de başkasının yaşamasına set çekiyoruz, öyle değil mi?”