Bir şey sona ermek üzere. Oturmuş sigaramı tüttürürken,içini kemiren, seni tedirgin eden bir şey olduğunu seziyorsun.
Gündelik hayatın dertleri mi seni korkutan? Hayır. Seni korkutan içindeki boşluk.
Gün ola, devran döne, umut yetişe,
Dağlarının, dağlarının ardında,
Değil öyle yoksulluklar, hasretler,
Bir tek başak tanesi bile dargın kalmayacaktır,
Bir tek zeytin dalı bile yalnız...
Sıkıysa yağmasın yağmur,
Sıkıysa uyanmasın dağ.
Bu yürek, ne güne vurur...
Kaçar damarlarından karanlık,
Kaçar, bir daha dönemez,
Sunar koynunda yatandan,
Hem de mutlulukla sunar
Beynimizin ışığında yeraltı.
- Ahmed Arif
“Sonra bir zaman gelir, insan değişir ve her şeyi bambaşka görmeye başlar.”
Değişim, zamanın insana kattığı en büyük armağandır. Zaman ilerlerken sadece dış dünya değil, insanın iç dünyası da dönüşür. Düşünceler olgunlaşır, hayata bakış açısı yenilenir, değerler ve öncelikler değişir.
Bu, bir olgunluk süreci olarak da değerlendirilebilir; hayatın akışı içinde her bir deneyim, her bir karşılaşma, kişinin dünya görüşünü, değer yargılarını ve hatta hayallerini yeniden şekillendirir.