Zeynep Can, bir alıntı ekledi.
1 saat önce

Toby Ord
"Arkadaşlarımızdan ya da meslektaşlarımızdan daha zengin olabilir ve ya olmayabiliriz; ama her durumda dünya nüfusunun büyük çoğunluğundan daha zenginiz. Bu duruma kazanarak mı geldik? Hayır. Çok çalışarak gelirimizi arttırabilmemiz elbette mümkündür, ama en önemli faktör, doğru yerde doğmuş olmamızdır. Ve bu kesinlikle övgüleri üzerimize alabileceğimiz bir konu değil."

Dünyamızı Nasıl Değiştiririz, John-Paul Flintoff (Sayfa 93 - Sel Yayınları)Dünyamızı Nasıl Değiştiririz, John-Paul Flintoff (Sayfa 93 - Sel Yayınları)
Hava Güney, bir alıntı ekledi.
 1 saat önce · Kitabı okudu

...birbirimize bile bakmadığımızı ama önemli olmadığını çünkü birlikte aynı göğe baktığımızı ve bunun göz temasından daha özel hissettirdigini. Size herkes bakabilirdi. Asıl nadir olan, sizinle aynı dünyayı gören birini bulmaktı.

Kaplumbağa Kabuğunda Dünya, John Green (Sayfa 17)Kaplumbağa Kabuğunda Dünya, John Green (Sayfa 17)
Çağrı Islam, Alamut Kalesi ve Hasan El Sabah'ı inceledi.
 7 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazarların kalitesini belirleyen ana konulardan biri de eseri yazmaktan çok daha önemli olan eserin konusudur.. Hayatı boyunca Ortadoğu toplumlarını ve bu toplumlar arası etkileşimleri irdeleyen yazar çok engin bir bilgi birikimini biz okuyuculara istifade ediyor bu eserinde de... Alamut Kale'si hiç bu kadar objektif ele alınamaz kanımca.
Kısaca ozetlemem mümkünse: İlk başta tarihi bir kitap izlenimi veriyor olsa da ,yaşanmış gerçek olaylar ve kişiler ışığında belli bir dönemin en can alici yerlerini çok akıcı bir üslup ile ele almıştır.
Mezhepsel çatışmaların en yoğun yaşandığı günümüzü anlayabilmek adına eşsiz bir eser.

Allahın sınavından daha önemli bir sınav var mı dünya için? Finaller,yks,ygs,dgs hangisi sonsuzlukta yanmaya değer

Fazlı Aydın, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okuyor

Tek önemli vakit vardır; içinde bulunduğumuz an... O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir... En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşemeyeceğini bilemez ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur...

İnsan Neyle Yaşar, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 16)İnsan Neyle Yaşar, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 16)
Ramazan Aydın, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yapıtaşı aile olan, aile yapısı karı-koca arasındaki iş bölümüne dayanan ve bu ailenin en önemli vazifesinin yeni nesli muhafaza etmek olan toplum, medeni toplumdur. Zira insanî ahlâk ve değer yargıları, ancak bu tür bir aile ortamında doğup gelişir ve bir sonraki kuşağa aktarılır. Söz konusu insanî ahlâk ve değer yargıları, aile dışında başka bir sosyal kurum veya kuruluşta asla doğup gelişemez. Diğer taraftan toplumun esasının -kendi deyimleriyle- cinsel özgürlük ve gayr-i meşru kuşak olması ve aile içi ilişkilerin vazife taksimi ve karşılıklı iş bölümü yerine heva ve heveste, arzulara ve dürtülere dayanması, kadının işlevinin süslenip püslenmek, tahrik etmek, baştan çıkarmak hâline gelmesi, -etkilenerek veya toplumu etkileyerek- asli vazifesi olan bir sonraki kuşağı yetiştirme işinden elçektirilerek otellerde, gemi ve uçaklarda işçi-memur yapılması, maddî üretime katkıda bulunmak insan yetiştirmekten daha kârlı, daha şerefli ve saygın sayıldığından kadın enerjisinin insan yetiştirmede değil, maddî üretim ve araç imali alanlarında istihdam edilmesi... insani değerlere vurulduğunda ilkellik, medeniyetten uzaklık veya İslâmî tabirle cahiliye demektir.

Karşı cinsler arasındaki ilişki ve aile yapısı, bir toplumun ilkel mi, medeni mi, cahilî mi, İslâmî mi olduğuna dair karekter tespitinde başvurulacak kesin bir kriterdir. Bu ilişkilerin temelinde hayvani dürtüler, hayvani ahlâk ve değer yargıları yaratan toplumlar teknolojide, sanayide, iktisat ve bilimde ne dereceye ulaşmış olursa olsun kesinlikle medeni olamazlar. Cinsler arası ilişkinin niteliği, insanî olgunluk derecesinin tespitinde asla yanılmayan bir kriterdir.

Yoldaki İşaretler, Seyyid Kutub (Sayfa 132 - Beka Yayıncılık)Yoldaki İşaretler, Seyyid Kutub (Sayfa 132 - Beka Yayıncılık)

Karalama(Naçiz' Hane) :)
Büyümenin acı verici bir yanı da çocukken büyümek için sabırsızlandığınız için kendinize kızmanızdır...
"Büyükleri hoş görmek lazım" derken <küçük prens> şimdi daha iyi anlıyorum bazı şeyleri...
Ne tutarsız bir yanı var şu insanoğlunun...
Tekrar çocuk olmak isteyen şu büyüklerimiz hani...
Fazlaca canımı sıkıyorlar şu aralar...
Ne var canım, her yaşın ayrı bir güzeliği yok muydu hani?
Her şey zamanında güzeldi ya?
Kendimi nasıl kandırabilirim allah aşkına!

Çocuklar...
Özenmeyin abilerinize...
Özenmeyin tecrübeli oluşlarına, iyi görüntülerine, başarılarına, paralarına...
Onlar kirli...
Tecrübe; deneyim eş anlamlısı...
Deneyimde bulunan kişi; deneyimli...
Yaşamış, görmüş, bilmiş...
Çocuklar...
Deneyimli bir müdür ve stajyer arasındaki en önemli fark nedir?
Heyecandır...
Aşktır...
Arzudur...
İnançtır...
Yani çocuklar...
Çocukluk diyorum...
Güzel olan en önemli şey...

Selen Sevim, Nietzsche Ağladığında'yı inceledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 8/10 puan

Vee bir kitabın daha kapağını kapattik. Benim için uzun bir okuma süreci oldu. Diş ağrıları yüzünden 3 5 gün hiç okuyamadım ve en nihayetinde hitama erdirdim. Kitap 19. Yüzyıl Viyana'sında yaşanıyor ve psikanalizin doğuşunu ele alıyor. Kahramanlarımız Nietzsche, Sigmund Freud, Dr. Josef Breuer, Lou Salome, Bertha Pappenheim... şeklinde gidiyor. Genel adıyla benim dahiliye diye algıladığım bir bölüm doktoru olan Breuer bir gün eşiyle Viyana tatilinde iken, otelin cafe bölümünde bir not buluyor. Genç bir kadının çok önemli bir meseleden kendisiyle görüşme talep etmesi notu. Görüşme gerçekleştiğinde Alman felfesinin isimlerinden biri olan Profesör Nietzsche'nin ümitsizlik derdine düştüğü ve intihar düşüncesi olduğu için, onu bu düşünceden kurtarmak için Dr. Breuer'den yardım isteniyor. Ancak hastanın bu sebeplerden ötürü tedavi edileceği bilinirse hasta tarafından bunu kabul etmeyeceği ile başlıyor kitap. Uzun uzun yazabilirim aslında ama kitabı özetlemiş olurum, bu da tadını kaçırabilir. Bu yüzden okuduğum kitapla ilgili sadece kendi yorumumu yazmak istiyorum. Kitap edebiyat anlamında güzeldi. Lâkin din anlamında baktığımızda tehlikeli bir kitap olduğu düşüncesindeyim. Yani islami bilgileri zayif olan kişilerin kafasını karıştırabilir, diye düşünüyorum. Kitap boyunca ümitsiz olan Nietzsche'nin psikanalizin dibine dibine vurduğunu görmektesiniz. Ümitsizce çırpınışlar, gurur, kibir... Kötü olunarak ancak bir şeylerin üstesinden gelebileceğine inandırmış kendini kitap boyunca Nietzsche. Ve fakat sonlara doğru bir çözülme yaşanıyor. Kitaptan şunu anladım: Konuşarak her şeyi çözümleyebiliriz. Icimize attığımız müddetçe kinlenir ve kibirleniriz. Ve böylece güçlü olduğumuzu düşünürüz. Peki, bu doğru mu? Evet, uygun bir dille sorunları çözmeliyiz konuşmalıyız fakat bizim inancımızda 'sabır' kavrami var. Bu kitapta Nietzsche bunu yok sayıyor. Veya ben öyle anladım bilemiyorum. Güzel bir kurguydu. Ve akıcı bir kitap. Altını çizdiğim yerlerde oldu fakat ben batı felsefecileriyle anlaşamıyorum :) Sevmiyorum, sevemiyorum. Evet, kitap güzeldi fakat bana göre çok çok çok şahane değildi. Yani defalarca okumam :) Ve yine şunu anladım ki; herkesin çok çok beğendiği şeyler beni cezbetmiyor. Okuyorum ve aynı şeyleri düşünmüyorum. Bunu kibir vs olarak algılamayın. Insanın moda ettiği şeyleri sevmiyorum. Çünkü bunu kim belirliyor? Biru bir şeye güzel dediyse de kimi de başkaları güzel dedi diye sırf o insanlarla aynı pencereden bakabilmek için sanırım güzel deyip bunu moda veya akım haline getiriyorlar. Bu yüzden bu kitap benim defalarca okuyacağım bir özelliğe sahip olamadı :)

Emin Akın, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bugün toplumun en zeki kafalarına dahi bazı şüpheler giriyor. Krizin sebepleri sadece ekonomik ve malimidir? Politikacıların ve maliyecilerin bozulmalarını ve ahmaklıklarını, ekonomistlerin cehalet ve hayallerini de suçlamak gerekmez mi? Modern hayat bütün milletin ahlak ve Zekasını azaltmamışmı mıdır? Canilerle mücadele etmek neden her yıl milyarlarca dolar ödemeğe mecbur oluyoruz? Bu muazzam harcamalara rağmen neden gangasterler banka soymaya, Polis memurları öldürmeye, çocukları kaçırmaya, fidye istemeye ve oldürmeğe başarı ile devam ediyorlar? Neden geri zekalılar ve delillerin sayısı bu kadar çok? Dünya krizi ekonomiden daha önemli olan ferdi ve sosyal faktörlere bağlı değilmidir? Mefeniyetmizin bu çöküşü başlangıçtaki görünüşün, bu felaket sebebini hem müesseselrimizde hemde kendimizden olduğunu düşündürecektir. Bunu ümit edebiliriz. Yenileşme, ancak bunun mutlak bir zaruret olduğunu anladığımız zaman mümkün olacaktır.

İnsan Denen Meçhul, Alexis Carrel (Sayfa 224)İnsan Denen Meçhul, Alexis Carrel (Sayfa 224)

Özdemir Asaf
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha önemli olduğunu öğrendim...