Sahil kasabaları herkesin birbirini tanıdığı, sevimli yerleşim yerleri gibi görünür. Ama polisiye kitaplarda da sık sık hatırlatıldığı gibi bu tür yerlerin sırları ve karanlık yanları vardır. Tüm ilişkiler dostça ve iyileştirici olarak ilerlemez her zaman. Jeppe'nin yaşadıklarından kaçmak için sığındığı Bornholm adası da böyle bir yer.
Sadece Jeppe değil, yaşlı arkadaşı Esther'de iyileşmek için adaya kaçanlardan. Ama unutmamak gerekir ki, nereye kaçarsak kaçalım geçmişi ve anıları da yanımızda taşırız. Jeppe izinde olabilir fakat, bir polisi işten çıkarsanız da işini ondan çıkaramazsınız. Doğal olarak Esther'in kaldığı evin sahibi İda'nın kayıp erkek kardeşi için Jeppe'den yardım istemesi kaçınılmaz. Ah bir de Annette'in soruşturduğu bavuldaki yarım ceset olayının ipuçları da adaya kadar uzanıyor. İşte böylece istemeden de olsa muhteşem üçlü tekrar bir olayın ortasındalar.
Serinin son kitabı ve mükemmel olmayan gerçekçi yanlarından dolayı alıştığımız ve sevdiğimiz ekipten ayrılmak zor. Kitabın sonlarında yazar bizi baya korkutuyor. Okurken, vay be böyle mi bitecek derken, sürpriz bambaşka bir noktadan geldi. Bu kitapta aralara eklenmiş ve adadaki geçmişi anlatan mektuplar var. Kurgu için bütünleyici olmuş bu detaylar. Ve son mektup okunurken büyük bir sır açığa çıkıyor. Karakterlerle bütünleşerek, merak ve keyifle okudum, tavsiyemdir.
TapınakKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2023165 okunma