Filozof Gilles Deleuze, Spinoza'nın eserlerinde sürekli rastlanan üç karakteri çok güzel gün ışığına çıkartmıştı: köle, despot ve rahip. Bunlardan ilki hüzünlü tutkularına teslim olan insan, ikincisi iktidarını hakim kılmak için bu tutkulara ihtiyacı olan, üçüncüsü de insanlık halinin kederlendirdiği kişidir. Hepsi de hayat karşısında hınçla dolu olan bu üçlü, Nietzsche'nin kınayacağı bir tür "ahlakçı üçlü" meydana getirir.