Bir erkek olmak, kadınlar tarafından izlenen. Bütünüyle tuhaf olmalı. Her daim kendini izlettirmek kadınlara. Ne yapacak bundan sonra, diye merak ettirmek. Hareket ettiğinde, çok zararsız bir hareket olsa bile, örneğin bir kül tablasına uzanmak gibi, kadınları irkiltmek. Erkeğin her hareketini ölçüp biçmeye zorlamak. Onları düşündürtmek, bunu yapamaz, bunu yapmayacak, bunu yapmak zorunda kalacak, erkek seçeneği olmadığı için çaresiz giyilmesi gereken bir giysi sanki, modası geçmiş ve eski püskü.
Bu bir olay, kurallara küçük bir karşı koyma, fark edilmeyecek kadar küçük, ama bu tür anlar kendim için sakladığım ödüller; gizlediğim şekerlemeler gibi, çocukken, bir çekmecenin arkasına. Bu tür anlar olanaklardır, ufacık gözetleme delikleri.