"Dostum Fred;sen kafayı yemişsin."Okurken sürekli bunu söyleyip durdum,incelemeye bile bu cümleyle başladım çünkü kitabın özeti bence bu cümle.
Kitap Fred adlı bir kelebek koleksiyoncusunun takıntılı aşkını anlatıyor.Fred,Miranda'ya o kadar kafayı takmış ki onu bir mahzene kapatarak,kendine aşık edebileceğini düşünüyor.Ne kadar hastalıklı bir düşünce.Hastalık demişken,kitabı bitirdiğimde Fred'in obsession olduğunu fark ettim.Çünkü Miranda'yı evin altında ışık görmeyen,hava almayan bir mahzene kapatıyor ve ne koşulda olursa olsun onu dışarı çıkarmıyor.Sanırım Fred "zorla güzellik olmaz." sözünü daha önce hiç duymamış.Mirenda dışarı çıkıp,hava almak ve duş alması gerektiğini söylüyor,binbir dil döküyor.Oysa Miranda'nın bu hayatta olmaktan başka hiçbir suçu yok.Zaten kendisi de Fred'in hasta olduğunun farkında.Sadece hasta olmasının sebebi olarak kendini suçluyor olması yanlış geldi bana.
Kitabın diline gelirsek,çok akıcı ve sürükleyici.Elime aldığım zaman 100 sayfa okumuşum ve fark bile etmedim.Dizi izler gibi hissettim kendimi.Mutlaka okuyun,okutturun.Kitapla kalın...