S

S
@daspapier
Hepimiz birer timsahız aslında
Çiçekçi
Split
27 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı

S

, bir kitap okudu
8/10
·191 syf.·
25 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 21:52
·
2026 5. kitabı
Tanıl Bora
8.6/10 · 65 okunma
AKP'nin korporatist modelinin gücü, İslam'dan beslenmesinin yanı sıra özgün bir milliyetçi kimliği de yeniden inşa edebilme kapasitesinden kaynaklanmaktadır. AKP'nin Osmanlı'yı yeniden keşfeden modeli geniş kitlelerin desteğini almaktadır. İmparatorluk Osmanlısına özlem duyanlar, ulus-devlet tahakkümünden bıkmış olanlar, gayrimüslim azınlıklar, AB'nin gelişmişliği karşısından komplekse kapılan milliyetçiler, ulus-devlet sınırı dışında kalmış eski Osmanlılar ve genel olarak bölgenin istikrara kavuşması için güçlü bir bölgesel liderlik gereğine inananlar Yeni Osmanlıcık akımından oldukça etkilendiler. AKP bu tahayyülü seçim sonrası balkon konuşmalarıyla, dış politika hamleleriyle, ihraç edilen televizyon dizileriyle kurdu, 350 milyar dolara ulaşan dış borca rağmen büyüyen ekonomi, artan milli gelir ve istihdam ile parlattı ve yeni bir milli-muhafazakar-İslamcı gurur inşa etti.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Alıntı
İslam'ın dünyevi hayatı önemsemeyen ve ona yönelik talepleri ayıplayan, bireyleri kul olarak kodlayan anlayışının anaakım olmaya başlaması hak temelli hareketlerin dışlanmasını daha da kolaylaştırmıştır. Örneğin sendikal hareket bu süreçte büyük zarar görmüş, sendikalı olmak sadece kalkınmacı milliyetçi ideoloji tarafından değil, İslam açısından da ayıplanan bir özellik haline gelmiştir.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Alıntı
Korporatizm milliyetçilikten beslenir ve onu besler, kimi zaman zenofobik olabilir, faşizme kadar varabilir ama aslen milliyetçilikle aynı şey değildir, meselesi daha ziyade ekonomiktir. Bireyi ve toplumu değil devleti merkeze koyar. Hak değil görev temelli bir vatandaşlık modeli tanımlar. Otoriter karakterlidir, güçlü lider kültürüne dayanır. Özgürlüklere duyarlı değildir. Etnik, inançsal, cinsel vb. kimlik ve hak taleplerini bastırır, önemsizleştirir. Emek sermaye çelişkisi ve sınıf çatışmasını reddeder, sınıfsal farklılıkları doğal bır işbölümüne indirger. Özel mülkiyet ve girişimle büyük bir sorunu yoktur, ancak üretim ve tüketimi düzenlemek ister. Bu açıdan hem anti-liberal, hem de anti-Marksist ve anti-sosyalisttir. Dayanışmayı kapitalist rekabeti ve tekelleşmeyi dizginlemek üzere göreve çağırır. Gelişmenin çatışma değil uyumla mümkün olduğuna ve istikrara inanır. Bu uyuma yönelik tehdit olarak gördüğü grev, isyan, direniş, mücadele, kimlik ve hak taleplerine düşmandır. Eşitsizlikler karşısında ise devrimci ve düzenleyici değil dayanışmacı ve hayırseverdir.
Sayfa 82·Kitabı okudu
1000Kitap
Bilindiği üzere okul, aile, din, medya gibi kurumlar rıza üretiminde etkin rol oynarlar [Althusser 1994]. AKP kentsel politikaları bir yandan 2005'ten sonra çıkarılan yasa, yönetmelikler aracılığıyla ve kentsel dönüşüm projeleriyle baskı ve zor politikalarıyla mahalleleri yıkıp, zorla yerinden etme politikaları uygularken, diğer yandan bu süreci medya aracılığı ile suçtan ve sefaletten arınma, modernleşme, çağdaşlaşma, kalkınma olarak meşrulaştırıp yaygınlaştırarak ikna üretmektedir.
Sayfa 79·Kitabı okudu
1000Kitap