Davut Sakalak

Davut Sakalak
@davidoff
Haydi ne duruyorsunuz! Gülün, sevinin, eğlenin, hayat kadar tatlı şey var mı?
Niçin ruhumuzun asla ısınamadığı kalıplarda kalmaya mecburuz? Bir insana bundan daha büyük bir işkence olur mu?
Reklam
Tam da Nazım’ın söylediği gibi, şöhret geçiciydi, insanlar ve meslekler kalıcı değildi, her şey ve herkes unutulmaya mahkûmdu.
“Sana yazmak benim için hiç olmazsa kitap okumak kadar lazım…”
Hani “Üç şahit bul adam astırırsın” lafı var ya, sanki gerçek olmuş gibiydi.
Sabahattin için aşık olmak hava almak su içmek gibi bir ihtiyaçtı. Her dem aşık olmalıydı genç adam. En azından her güne, yeniden aşık olma umuduyla başlamalıydı.
Reklam