Bir sabah vakti var zihnimde. Sabah ama geceden sonra gelen bir sabah değil. Geceye doğru giden bir sabah da değil. Öncesinin etkisiyle var olan, sonrasına etki yapmak için varlığını sürdüren bir sabah da değil. Sadece sabah. Hep sabah. İşte bu sabah vaktinde sürekli yeni kelimeler uyanıyor zihnimin yorganı altından. Anlamsız değiller. Ama mahmur ve biraz da şekilsiz. Birinin anlamına tutunurken bir başkası uyanıyor ardından ve anlam değişiyor. Tümce oluşuyor, sonra o tümce uzuyor, sonra kısılıyor, kısalırken arta kalan kelimeler yeni tümceler oluşturuyor uyanan başka kelimelerle. Garip olansa hiç harf olmaması. Kendi kelimelerimi oluşturmam engelleniyor gibi. Kendi kelimelerini oluşturamayan insan kurduğu tümcelerin de sahibi değildir. Belki de bu yüzden içinde bulunduğu anlama yabancı kalıyordur. Harflerini bir araya getirmeden uyutuyor ve bir araya gelerek uyanmış hallerine (kelimelere) mecbur kalıyor.