Dilara Öztürk

Dilara Öztürk
@ddilara5
‘’Bir umut vardı gönülde eksilmiyordu...’’ Sezai Karakoç
Psychologist
İstanbul, 29 Eylül 2005
29 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Birini çok sevmişsem adını asla başkalarına söylemem.Onlara ait bir parçayı başkalarına teslim ediyormuşum gibi gelir bana.Gitgide gizli kapaklı şeyleri sever oldum.Modern yaşamı harikulâde ya da gizemli kılabilen yegâne şey de budur bence.En basit şey bile gizlendiğinde güzelleşir.
Sahip olunan her türlü fiziksel ve zihinsel ayrıcalığın felâkete sürükleyen bir yanı vardır; diğerlerinden farklı olmamak daha iyidir.Çirkinler ve aptallar bu dünyada her şeyin en güzeline sahiptirler.Hiç istiflerini bozmadan,kayıtsız,gürültüsüz patırtısız yaşayıp giderler;tıpkı hepimizin yaşaması gerektiği gibi…
Gerçek güzellik entelektüelliğin başladığı yerde biter. Akıl, başlı başına bir abartı biçimidir ve bir yüzde var olan uyumu bozar.
Zira şu dünyada hakkında konuşulmasından daha kötü bir şey varsa o da hakkında konuşulmamasıdır.
Sanatçı güzel şeylerin yaratıcısıdır.Sanatı açığa çıkarıp,sanatçıyı gizlemektir sanatın amacı.Hem en yüksek hem de en alçak eleştiri biçimi özyaşam öyküsüdür.Güzel şeylerden güzel anlamlar çıkaranlar kültürlü insanlardır,bunlar açısından umut vardır. 19. yüzyılın Romantizm’den hoşlanmayışı,aynada kendi yüzünü görmeyen Caliban’nın öfkesidir. Sanatın ahlakı,mükemmel olmayan bir aracın,mükemmel kullanılmasından ibarettir.
Shakespeare’in Fırtına eserinde yer alan,kaba ve cahil bir karakterdir Caliban.Bu alıntıda kitabın önsözüne aittir.·Kitabı okuyacak