Spoiler içerir.
Yazar kişiliğinin bir parçasında var olan ama gerçek yaşamda hayat veremediği; suç bağımlısı cani katil pislik iğrenç bir karaktere hayat vermiş bu romanda.
Klasik okuyan biri değilim. Klasikler ürünü olduğu sanat türü için bir temel taşıdır. Bu anlamda değiştirilemez baz geçilemezlerdir.Anck yinede bireysel görüş ve yorumlardan uzak kılınamazlar.
Bu kitapta; insanın doğru ve yanlışı , iyi ve kötüyü yaparken mecbur bırakılmasının insan doğasına uygun olmadığını ve ahlaki açıdan doğru olmadığını anlatıyor.
İnsanın içinde ki kötülüğü, zalimliği, acı çektirmekten zevk alma duygusunu , karşıdaki insanı çaresiz bırakarak kendi yüceliğinin zevkini yaşama duygu ve durumunu , ve tüm bunları davranışlara dökerek yaşamayı normalleştiriyor. Bağırsakların bokla dolu olması , bataklıklar da sineklerin bolca yaşaması , bok böceğinin dışkıyı yuvarlayarak yuvasına götürmesi gibi insanın doğasında ki kötülüğü yaşamasının gayet normal olduğunu savunuyor.
Darb, küçük düşürme,tecavüz, cinayet suçlarını özendirirken bunların suç değil insanın isteyip zevk alacağı şeyler olduğunu anlatıyor.
Son cümlelerinde insanın büyümeden hemen önceki çağında (çocukluk ergenlik) bütün kötülükleri doğası gereği yaptığı pişmanlık oluşturmaması gerektiği 'büyüdüğünde' bu duygu durumlardan sıyrılıp pozitif ve düzel duygu durumları yaşayacağını yazıyor.