Sadık Cemre Kocak, bir alıntı ekledi.
20 Nis 16:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Balkan Türkleri - Gagavuzlar
Gagavuzca, Güney Batı Türkçe diye da anılan Oğuz dilleri öbeğinden 2001 verilerine göre iki yüz otuz bin kişinin konuştuğu bir dildir. Gagavuzların büyük çoğunluğu Moldova Cumhuriyetinin güney kesimlerinde oturur. Burada yaşayanların sayısı 171.070 dolayındadır. Ayrıca Ukrayna, Orta Asya ve Kazakistan'da yaşarlar. 20 bin dolayında Gagavuz ise Bulgaristan ve Romanya'da bulunur.
Gagavuz adı eski bir açıklamaya göre "Kök-Oğuz" "Gök-Oğuz" adından gelir. Bu adı "kara-oğuz" biçiminde açıklayanlar da olmuştur. Son dönemlerde ise "Keykaus" adından geldiği ileri sürülmüştür.
Gagavuzların kökeni üzerine kimi varsayımlar ileri sürülür. Bulgar tarihçilerine göre, Gagavuzlar sonradan Türkleşmiş Bulgarlardır. Salt dinlerini korumuşlardır. Sözde Osmanlıların baskısı ile dillerini yitirmişlerdir, de dinlerini korumuşlardır. Deliorman kesiminde oturan Müslüman Türkler ise, yine aynı baskı yüzünden hem dillerini, hem de dinlerini değiştirmişlerdir! Yunan tarihçiler ise Gagavuzları Rum kökenine bağlama çabası içinde gözükürler.

Türklerin Dili, Fuat BozkurtTürklerin Dili, Fuat Bozkurt

“Bir gece yol kenarında oturmuş dinleniyorduk ki, karşıdan Deliorman taraflarından gelip Serez şehrine doğru giden üç atlı, doludizgin önümüzden geçti. Atlılardan birinin terkisinde bir heybe gibi bağlanmış, insana benzer bir karaltı görmüştüm. Tüylerim diken diken oldu. Rehberime dedim ki :

Ben tanırım bu nal seslerini.
Bu köpükleri kanlı simsiyah atlar
karanlık yolun üstünden dörtnala geçip
hep böyle terkilerinde bağlı esirler götürdüler.

Ben tanırım bu nal seslerini.
Onlar
bir sabah
çadırlarımıza bir dost türküsü gibi gelmişlerdir.
Bölüşmüşüzdür ekmeğimizi onlarla.
Hava öyle güzeldir,
yürek öyle umutlu,
göz çocuklaşmış
ve hakîm dostumuz ŞÜPHE uykuda...

Ben tanırım bu nal seslerini.
Onlar
bir gece
çadırlarımızdan doludizgin uzaklaşırlar.
Nöbetçiyi sırtından bıçaklamışlardır
ve terkilerinde
en değerlimizin
arkadan bağlanmış kolları vardır.

Ben tanırım bu nal seslerini
onları Deliorman da tanır.

Filhakika bu nal seslerini Deliormanın da tanıdığını çok geçmeden öğrendik. Çünkü ormanımızın eteklerine ilk adımımızı atmıştık ki, Bayezid Paşanın diğer tedbiratı saibe ile ormana adamlar bıraktığını, bunların karargâha kadar sokulup Bedreddinin muritliğine dahil olduklarını ve bir gece şeyhimizi çadırında uykuda bastırıp kaçırdıklarını duyduk. Yani yol kenarında rastladığımız üç atlı Osmanlı tarihindeki provokatörlerin ağababası idiler ve terkilerinde götürdükleri esir de Bedreddindi.”

“Bu orman ki Deliormandır gelip durmuşuz
demek Ağaç denizinde çadır kurmuşuz.
“Mâlum niçin geldik,
mâlum derdi derunumuz” diye
her daldan her köye şahin uçurmuşuz.

Her şahin peşine yüz aslan takıp gelmiş.
Köylü, bey ekinini, çırak çarşıyı yakıp
reaya zinciri bırakıp gelmiş.
Yani Rumelinde bizden ne varsa tekmil
kol kol Ağaç denizine akıp gelmiş...

Bir kızılca kıyamet!
Karışmış birbirine
at, insan, mızrak, demir, yaprak, deri,
gürgenlerin dalları, meşelerin kökleri.
Ne böyle bir âlem görmüşlüğü vardır,
ne böyle bir uğultu duymuşluğu var
Deliorman deli olalı beri...”

Özcan Babaarslan, Atsız'ı inceledi.
24 Şub 11:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ATSIZ beğ üzerine yazılmış en anlaşılır en özel bilgileri bulacağınız kaynak. Öyle ki bir roman tadında kitabı bitiriyosunuz. Nihal Atsız beyi merak eden fikri temellerini oluşturanlar kesinlikle bir şekilde okumali kütüphanesinde bulundurmalı. Kitaplarında ki karakterleri gerçekte kim olduklarını bilmek mutlu ediyor. Bozkurlari yazarken ki Bedriye hanımla olan munakasalarida çok güzeldi. :)

CAN DEMİREL, bir alıntı ekledi.
12 Şub 20:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ahlâk, millet yapısının temelidir.O olmadan hiçbir şey olmaz.Ordu,bilgi,teşkilât gibi şeyler ahlâktan sonra gelir.Biz,Türk ahlâkına tam olarak sahip bulunduğumuz zaman yükseldik. Yabancıların ahlâkını alarak bozulduğumuz zaman ise geriledik.

Atsız,"Milli ahlâk",Atsız Mecmua,6.sayı,Ekim 1931.

Atsız, Altan DeliormanAtsız, Altan Deliorman
CAN DEMİREL, bir alıntı ekledi.
12 Şub 17:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yüksek tepelere kartal da çıkar,bazen yılan da çıkar, ama kartal yükselerek yılan sürünerek çıkar.

Atsız, Altan DeliormanAtsız, Altan Deliorman
mustafa ak, bir alıntı ekledi.
 29 Ara 2017

Ahmet Kabaklı'nın "Türk münevveri" tanımı
Münevver dediğimiz Türk aydının bir ayağı bu memleketinin toprağında kök salmalıdır. Ama diğer ayağı pergelin öteki ucu gibi dolaşmalı, aramalı,araştırmalıdır.
Ahmet KABAKLI

Türk Yurdunun Bilgeleri, Altan Deliorman (Sayfa 42 - Timaş yayınları)Türk Yurdunun Bilgeleri, Altan Deliorman (Sayfa 42 - Timaş yayınları)