Geri Bildirim
  • "İnsan emek harcamalıdır. Kim olursa olsun, öylesine çalışmalıdır ki terler aksın yüzünden. Yaşamın anlamı, amacı, mutluluk,coşku, sevinç, bundadır sadece.. Ne güzel şey şafakla birlikte kalkıp da sokakta taş kıran bir işçi olmak ya da bir çoban ya da çocukları eğiten bir öğretmen ya da bir demiryolu makinisti. Tanrım insan olmak şurda dursun, çalış da öküz ol istersen; saat on ikide kalkıp yatakta kahvesini içen, sonrada iki saat süsüyle püsüyle, giyim kuşamıyla uğraşan bir kadın olacağına, sıradan bir beygir ol daha iyi."
  • Sen ne kitapsın beee!!

    Daha çocuk yaşımızda kalbimizi kırdın,psikolojimizi bozdun,kedere düşürdün,melankolik ettin bizi..

    Siz demiryolu çocukları,nasıl bir fakirlik çektiniz yahu. Bu kitabı Hindistan kralı okusa fahri vatandaşlık verir size.

    Siz annenizin öğleden sonra yaptığı çörekleri yerken bizim boğazımıza takılıyordu..

    Eğlenmek için taş attığınız tren bizim içimizden geçiyordu..

    Velhasıl sizinle öğrendik parasız da eğlenilebileceğini. Hikâyenizin sonunu hatırlamıyorum ama sayın demiryolu çocukları, dramatik, kederli bir hadise olarak kaldınız,imzanızı attınız çocukluğumuza...
  • Yeni taşınılan bir ev. Evin babası suçsuz yere hapiste, 3 kardeş bir anne. Evin yakınında bir tren yolu. Geçip giden trenlerin içinde güzel insanlar. Yaşamlar an an birleşiyor ve kitap tekrar iyilik yapmak için tanışmanın gerekmediğini hatırlatıyor. Sıcacık güzel bir kitap.
  • (Lawrence) Çölden geçen, Medine'den kuzeye doğru giden demiryolu katarlarına aşiretleri saldırtmak, sadece askerleri değil sivil halkı da hatta memurları, kadın ve çocukları öldürtmek, yağmaya izin vermek, sabotaj faaliyetlerine girişmek gibi her türlü melaneti ifa etmiştir.
  • Çok beğendiğim bir kitap değil ,okurken sıkılmıştım .okuyabilirsiniz ama pek tavsiye etmiyorum . Sürükleyici değil. İnsanı gerçekten sıkıyor .okursanız bile pek begenmeyebilirsiniz. Okuyan larda bana hak verebilir.
  • Gabriel Garcia Marquez, Yüzyıllık Yalnızlık eserinde, Macondo kasabasında yaşayan Buendia Ailesi’nin yedi kuşağının hikayesi anlatır. Romanda ana tema, Macondo'daki malum ve kaçınılmaz tarihin tekerrürüdür. Ana karakterler mazileri ve zaman karmaşıklığı çerçevesinde kontrol edilirler. Macondo'nun kaderi hem önceden bellidir hem de varlığı lanetlidir. Yazar, renkleri semboller olarak kullanmıştır. Sarı ve altın rengi en çok kullanılan renklerdir ve emperyalizmin ve İspanyol Altın Çağının simgeleridir. Altın, ekonomik refah arayışını, buna karşılık sarı ölüm, değişim ve yıkımı temsil eder. Cam şehir, Jose Arcadio Buendia'nın rüyasında gördüğü bir görüntüdür. Macondo'nun kuruluş yerinin nedeni budur, ancak aynı zamanda Macondo'nun kötü kaderinin de simgesidir. Genel itibariyle, Yüzyıllık Yalnızlık'ta temel bir Latin Amerika tarihi modeli yer alınmıştır. Teknik açıdan ise, Yüzyıllık Yalnızlık'ta belirli tarihi olaylar ve karakterler kullanılarak ilginç bir hikaye anlatılırken yüzyıllarca sebep ve sonuç ilişkisini sıkıştıran büyülü ve örnek bir gerçekçilik eseri ortaya çıkarılır.
    Bu kitap aşağıdaki şekilde özetlenebilir: Macondo'nun kurucusu Jose Arcadio Buendia ve karısı (ve ilk kuzeni) olan Ursula Iguaran, daha iyi bir yaşam ve yeni bir yuva kurmak için Kolombiya’da Riohacha'yı terk ederler. Göç yolculuğunda bir gece nehir kıyısında kamp yaparken Jose Arcadio Buendia, "Macondo"’yu düşünde görür: Aynen dünyayı yansıtan bir aynalar şehridir. Uyandığında nehir kenarında Macondo’yu kurmaya karar verir. Jon Arcadio Buendia ormanda günlerce dolaştıktan sonra, Macondo'nun kuruluşu ütopik olur.
    Kurucu Jose Arcadio Buendia, Macondo'nun sularla çevrili olduğuna inanıyordur ve bu adadan dünyayı algılarına göre yaratır. Kuruluşundan kısa bir süre sonra, Macondo, çeşitli (çoğunlukla kendi kendine cereyan eden) talihsiz durumlarından kaçamayan veya kaçmayı istemeyen Buendia ailesinin nesillerinin karıştığı olağandışı ve olağanüstü olaylarla dolu bir kasaba haline gelir. Kasaba, mıknatıslar, teleskoplar ve buz gibi kasaba halkına teknolojiyi gösteren bir grup çingenenin yıllık ziyareti dışında yıllardır kasvetli ve dış dünyayla bağlantısızdır. Çingenelerin lideri Melquiades, çingeneler tarafından kendisine sunulan evrenin gizemlerini araştırmayı takıntı haline getirilen Jose Arcadio Buendia ile yakın bir dostluk yürütür. Sonunda sadece delicesine yalnızca Latince konuşur ve ölümüne dek yıllarca ailesince kestane ağacına bağlanır.
    Nihayetinde, Macondo, dış dünya ve yeni bağımsızlık kazanan Kolombiya hükümetiyle etkileşime girer. Kasabada Muhafazakar parti ile Liberal parti arasında ciddi bir seçim yapılır ve Aureliano Buendía'nın Muhafazakar hükümete karşı bir iç savaş başlatmasına yol açar. Uzun yıllar savaşan ve birçok teşebbüse karşın hayatta kalmayı başaran simgesel bir devrimci lider haline gelir ama sonunda savaşmaktan yorulur ve Muhafazakarlarla barış anlaşması imzalar. Hayal kırıklığına uğramış bir şekilde Macondo'ya geri döner ve hayatının geri kalanını atölyesinde altın balıklar yaparak geçirir.
    Macondo'ya yeni teknoloji ve pek çok yabancı yerleşimciyi yanına alarak demiryolu getirilir. Bir Amerikan meyve şirketi kasabanın dışında bir muz plantasyonu kurar ve nehir boyunca kendine ayrı bir köy inşa eder. Burada 1928 yılında cereyan eden gerçek muz katliamı içerilir. Kolombiya ordusu tarafından binlerce grev yapan muz işçisinin katledildiği bir trajedidir. Katliamdan tek kurtulan Jose Arcadio Segundo olur ama katliama dair hiçbir kanıt sağlayamaz ve hayatta kalan kasaba halkı onun olduğuna inanmayı reddeder.
    Romanın sonuna gelindiğinde, Macondo, kalan tek Buendias'ın Amaranta Ursula ve yeğeni Aureliano’nun olduğu, yıpranmış ve terk edilmiş bir hale gelir. Aureliano'nun soyu büyükannesi Fernanda tarafından saklanır ve Amaranta Ursula ile farkında olmadan ensest bir ilişkiye girerler. Ölüp gitmiş anaerkil Ursula'nın ömür boyu korkusu domuz kuyruğu taşıyan bir çocukları olur. Amaranta Ursula doğum sırasında ölür ve çocuğu Aureliano'yu ailenin son üyesi olarak bırakır ama karıncalar tarafından yok edilir. Melquiades’ın nesiller önce bıraktığı bir el yazmasının şifresini çözer. Bu gizli mesaj, Buendia ailesinin nesiller boyunca yaşadığı her talih ve talihsizliği bildiriyordur. El yazmasını okurken, bir kasırga Macondo'nun varlığına ilişkin tüm izleri siler.
  • Öncelikle ailelerin okuması gerektiğine inandığım bir kitap. Çocuk kitabı asla diyemem ancak bu kategoride değerlendiriliyor. Erdemli ve duyarlı bir çocuk yetiştirmeyi konu alan kitabı büyüklere tavsiye ediyorum.