• Herkes önüne bakar , ben içime bakarım; benim işim yalnız kendimledir . Hep kendimi gözden geçiririm , kendimi yoklarım , kendimi tadarım .... Bir şey öğretmem , sadece anlatırım...
  • ALİ ÇOLAK’IN GÜNLÜK GÜNEŞLİK ŞARKILAR’I

    M. NİHAT MALKOÇ

    Nurullah Ataç’ın “ben’in ülkesi” olarak tanımladığı ‘deneme’ benim favori türlerimin başında yer alır. Onda bambaşka bir içtenlik bulurum. Bu tür bana alabildiğine samimi ve sıcak gelir. Denemenin meyvelerinin her biri bir kalem tecrübesinin kâğıda yansıyan hâlidir.

    Deneme türünün birçok usta ismi vardır bizde ve dünyada. Bunların başında bu türün babası sayılan Montaigne gelmektedir. Bizde Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin gibi isimler bu türü sevdirmiş, bu alanda güzel örnekler ortaya koymuşlardır.

    Ruhun aynası olan deneme türü, günümüzde de çok rağbet görüyor. Bu alanda bugün de güçlü kalemlerimiz var. Bunların başında bence Ali Çolak gelmektedir. “Günlük Güneşlik Şarkılar” adlı kitap, zamanımızın deneme ustalarından Ali Çolak’ın imzasını taşıyor. Ötüken Yayınları arasında neşredilen kitap 127 sayfadan oluşuyor. Kitapta Ali Çolak’ın birbirinden nefis 36 yazısına yer veriliyor. Bu yazılarda kelimelerin adeta kanatlandığını görüyoruz.

    İçimize bahar neşesi katan söz konusu kitap, bildiğimiz o Ali Çolak’ın sımsıcak üslubunu yansıtıyor. Kelimeler sözlüklerde durduğu gibi soğuk ve abus çehreli durmuyor; olanca kıvraklıklarıyla okuyucuyu sarıp sarmalıyorlar. Hepsi de güneş misali içimizi ısıtıyor.

    “Günlük Güneşlik Şarkılar” dünden bugüne, bugünden yarına büyük bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Bu yolculukta, yerini bulan kelimeler muhayyilemizi cilalandırıyor, ağzımızı tatlandırıyor. Bazen kalabalıklar içinde olsak da, içimizdeki yalnızlığı keşfediyoruz. Herkes için rutin sayılan bir nisan yağmurunda şiirin ruha dokunan tınılarını buluyoruz.

    Günlük Güneşlik Şarkılar’daki şiir tadındaki denemeler Ali Çolak’ın iç dünyasını okurun gönül aynasına yansıtıyor. Onun Cumartesilerin aşığı olduğunu, istediği halde hiç kedisinin olmadığını, yaşlanmanın kendisini korkutmadığını, nisan ayını çok sevdiğini bu kitaptan öğreniyoruz. Yazar bu kitabıyla ilgili olarak Önsöz’de şunları söylüyor: “Günlük Güneşlik Şarkılar’ı okurken yaptığınız şey, benimle, bu kitabın yazarıyla konuşmak olacaktır. Kitap, yazarın keyfince yaptığı gezintilerden oluşuyor. Düşlerde, anılarda ve kitaplarda süren bir gezinti… Kendimi bu gezintilerde daha yakından tanıdım ben. Anılarıma döndükçe, düşlere daldıkça; ellerimin dokunduğu varlıkların, yaslandığım insanların derûnuna indikçe mutlu oldum ve daha çok sevdim hayatı. Umulur ki bir yerinden siz de bu gezintilere katılırsınız. Benim bırakacağım yerden sonra, tek başınıza sürdürürsünüz yolculukları…”

    Usta kalem Ali Çolak’ın kaleme aldığı “Günlük Güneşlik Şarkılar” üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm “Günlük Güneşlik Şarkılar” adını alıyor. Bu kısımda “İyi Bir Cumartesi, Kediler ve Kedi Dostları, Kelimeleri Tatlandırmak, Otuz Yaş, Yalnızlığın Serin Köşesi, Günlük Güneşlik Şarkılar, Sabah Yıldızı, Bir Sonbahar Masalı, Şiirli Yağmur Sesleri, Kış Dersleri” adlı yazılar bulunuyor. İkinci bölüm “Ivır Zıvır Edebiyatı” adını taşıyor. Burada “Kahve Güzellemesi, Radyonun Krallık Günleri, Kâtibime Skoç Saati Ne Güzel Yaraşır, Sayılar Bizi Mutlu Eder mi?, Sokağımızın Eksilen Sesleri, Yemeklere Dair, Ivır Zıvır Edebiyatı, Sese Elveda, İşini Seven İnsanlara Dair, Anneler ve Çiçekler” adlı yazılar var. Üçüncü bölüm “İçimizin Sesine Uyan Yazarlar” olarak isimlendirilmiş. Bu kısımda “Size Güneşin Doğuşunu Haber Veren Var mı?, Büyük Unutuşlar Muhteşem Yalnızlıklar, Portreler ve Portreciler Arasında, İçimizin Sesine Uyan Yazarlar, Oscar Wilde’ı Okurken, Bir Zevk-i Tahattur, Neşeli Faytonda Yolculuk, Mektupların Söylediği, Sanatkârın Ölümü, Jurnal Yahut Cemil Meriç’in Sihâm-ı Kazası, Ülkesinin Türküsünü Söyleyen Adam, Necip Fazıl: Kendini Çoğaltan Ses, Nuri Pakdil’in Çağrısı, Sizleri Göreceğim Geldi İyi İnsanlar, Alıştığımız Bir Şeydi Yaşamak, Hasan Usta’nın Divanları” adlı birbirinden güzel yazılara yer veriliyor.

    Severek okuduğum Ali Çolak’ın çok güçlü bir dili var. Kelimelere hükmetmesini iyi biliyor. Sözcükleri yerli yerinde ve tasarruflu kullanıyor. Şiirsel bir üslubu var. Bazı şairlerin alt alta ve dizeler halinde yazdıklarını o yan yana ve paragraflar halinde yazıyor. Çolak, şiir dilini düzyazıya ustaca uyguluyor. Bunu Günlük Güneşlik Şarkılar’da açıkça görüyoruz.