• "Erkeklere karşı güçlü olacağım diye kendini zorlama. Bırak acıların aksın, bırak senin sadece bir insan olduğunu anlasın. Ve bırak... Sana gerçekten kalbini açsın."
    Deniz Çalışkan
    Sayfa 107 - Müptela Yayıncılık, 1. Baskı, Temmuz 2015
  • "Acı insanları birleştiren en önemli faktör. Kesinlikle öyle."
    Deniz Çalışkan
    Sayfa 106 - Müptela Yayıncılık, 1. Baskı, Temmuz 2015
  • "Bir insanı hata yaptığında affedersen tekrar hata yapar."
    Deniz Çalışkan
    Sayfa 40 - Müptela Yayıncılık, 1. Baskı, Temmuz 2015
  • "Dört yapraklı yoncanın her bir yaprağı ayrı bir sır içerir."
    Deniz Çalışkan
    Sayfa 2 - Müptela Yayıncılık, 1. Baskı, Temmuz 2015
  • Bu incelememi Aziz Nesin'i en az babası kadar seven sevgili Tuco Herrera 'ya ithaf ediyorum.


    Zaman zaman geçmişte yaşayıp da keşke tanıma fırsatım olsaydı dediğim insanlara rastlıyorum. Sevgili Mîna'da artık onların başında geliyor. 1915 - 2000 yılları arasında yaşamış bu Dinazor (kendi deyimiyle ) ,Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarından itibaren ülkenin gelişimine bir çocuğun büyüdüğüne şahitlik eder gibi şahitlik ediyor.Bu kitapta da çocukluğundan itibaren , ilk gençlik yılları, profesörlük yılları, emeklilik yılları yer alıyor. Kitap okur gibi değil de film izler gibi izliyorsunuz Mîna'nın hayatını.

    Kimler yok ki kaleminin değmediği, dostluğuna, ahbaplığına nail olmadığı.. Mesela ilk valsini çocukluğunda Mustafa Kemal Atatürk ile yapıyor. Necip Fazıl Kısakürek, Aziz Nesin, Sait Faik Abasıyanık, Oktay Rıfat, Falih Rıfkı Atay, Orhan Veli, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Neyzen Tevfik, Halide Edip Adıvar, Ahmet Haşim, Faruk Nafiz Çamlıbel, Yahya Kemal, Abidin Dino, Arif Dino, Oğuz Atay, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nazım Hikmet ve daha aklıma gelmeyen edebiyat ve sanat dünyasının değerli bir çok isimini kaleme alıyor.

    Mîna burjuva bir ailede dünyaya geliyor, çocukluk yılları yalılarda, balolarda, büyük bir azametin debdebenin içinde geçiyor. Fakat annesi Şefika hanım eşi Falih Rıfkı'dan boşanıp bütün parasını da tüketince iş Mîna'ya düşüyor. Evi geçindirmek için kolları sıvıyor, hatta benim çok hoşuma giden bir alıntısı vardı kitapta, diyor ki ;

    ''Annemin bütün parasını yemesinden de son derece hoşnutum. Helal olsun! Çünkü o Servet tükenmeseydi ben, ben olamazdım. Çok okuduğum için annemin deyişiyle, Boticelli adını duyunca, bunu yeni bir çikolata markası sanan karacahil sosyete hanımlarının haline düşmezdim herhalde. Ama kendi ekmek parasını kendi alın teriyle kazanan ,meslek sahibi,Çalışkan bir kadın olmak onuruna da erişemezdim. ''

    Kitapta ayrıca Mîna'nın Aziz Nesin ile yaşadığı bir anısı var ki çok güldük;

    “Ne var ki, burjuva bir aileden gelmenin yararlarını yadsıyacak durumda değilim. Aldığım eğitim de burjuva kökenlerim sayesinde, şimdi oturduğum Mühürdar’daki deniz manzaralı daire de. Vaktiyle babamın babası, halama düğün armağanı olarak bir ev vermiş. Halam çocuksuz ölünce, bir dairesi amcama, bir dairesi bana verilmek üzere, o ev apartman haline getirilirken, tesadüfen o sırada yoldan geçen Aziz Nesin deniz manzaralı yeni yapılan apartmana bakmış bakmış, “kim bilir hangi talihli pezevenk burada oturacak” demiş kendi kendine. Orada benim oturduğumu öğrenince, “aman ne güzel! Demek o talihli pezevenk senmişsin!” diye çok sevinmişti. Böyle bir manzaralı yerde oturmak gerçekten de bir pezevenk şansı.”

    Muazzam bir bilgi birikimine sahip canım Mîna, ölmeden evvel yaşadıklarının bir kısmını kaleme alıp o dönemlere dair bizi muazzam bir yolculuğa çıkarıyor. O hep kitaplarını okuyup, şiirlerinden tanımaya çalıştığımız yazarları, şairleri insani yönleriyle içinden geldiğince anlatıyor. Kitabı çok beğenerek okudum ve herkese tavsiye ediyorum. Ülkemizden böyle değerli bir kalem geçmiş olmasına da çok seviniyorum.

    Yazımın başında söylediğim gibi keşke dostum olsaydın Mîna, seni kucaklayıp sarıp sarmalamayı çok isterdim :) Herkese keyifli okumalar dilerim.
  • Sekaparkta 1000k rüzgarı :)
    25 haziran tarihinde yedinci buluşmamızı gerçekleştirdik.
    Bu seferki buluşma konseptimizde ufak bir degişiklik yapıp Kocaeli'nin yaz aylarında tercih edilen güzide mekanlarından biri olan Sekapark'ı buluşma noktamız olarak belirledik (ki oldukça iyi bir karar vermişiz :)).Bilen bilir Sekapark'ta ikinci etapta sonlara doğru huzur dolu denize nazır kamelyalar var, işte 25 haziran günü daha öğle olmadan onlara kurulduk. Çayımızı, pastamızı aldık. Hem kitap sohbeti hem de piknik havasında çok güzel bir gün geçirdik. Üstüne üstlük bir de doğum günü kutlaması yaptık.

    Ayın kitabı Amin Maalouf'un Ölümcül Kimlikler eseriydi. Amin Maalouf'un kimliklerin aidiyetlerin ve bunların sebep olduğu durumlar hakkındaki deneme yazılarından oluşan bu kitap kimimiz için sıkıcı ve beğenilmezken kimimiz için ufuk açıcı ve oldukça akıcıydı. Ortak olduğumuz nokta ise kitabın zihnimizde bıraktığı soru işaretleriydi. Oldukca soru işaretli bir kitaptı denebilir. Düşündürdü sorgulattı.

    Kitap eleştirisi sırasında şu başlıklar tartışıldı:
    -Dinler için modernleşme zamana ayak uydurma söz konusu mudur?
    -Teknoloji geleceğimizi nasıl etkileyecek?
    -Ortak dünya dili olmalı mıdır? Olması durumunda ne gibi sonuçlar meydana gelir?
    -Bireyler kimlik dillerine nasıl sahip çıkabilir?
    -Günden güne oluşan küresel kültür ne ölçüde Batılı, hatta daha özel olarak Amerikalı olacaktır?
    -Küreselleşme, bireyi yeni bir kimlik arayışına sürükler mi?
    -Küreselleşme sonucu farklı kültürlere, farklı dillere, yerel lehçelere ne olacaktır?
    -Dünyalılaşma tam olarak bize neyi ifade etmektedir ve bu kavramın kültürler, diller, törenler, inançlar ve gelenekler üzerindeki etkisi nedir?

    Bir kısım arkadaşımız renkli hatırlatıcılarla (post-it) doldurmuş geldi kitabını. Kimi arkadaşımız ise bize not aldığı defterden alıntılarla ve çizimleriyle (yatay-dikey muhabbeti:))kitabı özetledi (grubumuzun çalışkan öğrencisi Enes Sadık :)) Herkesin sırayla söz hakkı alıp fikrini beyan ettiği sıralarda oldukça eğlenceli dakikalar yaşadık :)

    Grubumuzun en küçük üyesi Erdem Eren o günkü buluşmamıza da katılarak bizi mesut etti. Çoğu yaşıtı bilgisayardan başını kaldırmazken o kısa bir zamanda kitabı okudu ve gerek yorumlarıyla gerek davranışlarıyla aramızdaki yaş farkını bize hiç hissettirmedi :)

    Kitap, yeşillik, deniz, yemek bir araya gelirse ne olur ? Kocaman bir mutluluk!
    Güzel bir buluşma hayal etmiştik ama insanların samimiyetiyle ortaya daha güzel bir buluşma çıkıverdi :)

    Diğer buluşmaların da Sekapark huzurunda olması dileğiyle...
    Sena Ç


    Eve geldiğimde yorgunluktan dolayı ateşim çıksa da mükemmel bir gündü. 😂 Seka güzel fikirdi yalnız keşke sekada olsaydı buluşma 😛 13 bin adım atmışım 🙃 işin şakası bir yana aşırı güzeldi. Fazlasıyla keyif aldım her anından. Bu kadar güzel vakit geçirince daha sık olsun istiyor insan ama arada 1 ay (benim için 1837372 ay) gibi bir zaman olması bu buluşmaların keyfini arttırıyor ve daha değerli kılıyor bence😊
    Büşra Hanım


    Benim için çok şaşırdığım (inanamadığım hatta) bir sürpriz oldu. Buluşma o kadar güzeldi ki anlatılmaz. Hatta o kadar etkisinde kaldım ki sırt ağrısından kurtulmak istemiyorum😁
    Lord Vader


    Benim ikinci buluşmaya katılma serüvenim çok verimli, eğlenceli geçti. Kitabı incelemek, fikirlerimizi beyan etmek soru-cevap bunlar saatler alan konular hiç sıkmadan akışında ilerledi. Buluşmamızın diğer bir favorisi piknikse; emekleri geçen arkadaşlar lezzetlere sevgilerini de katmış ayrıca tekrardan teşekkür ederim. Zamanın hızla akıp bizi spordan mahrum bırakacağını hiç düşünmedik içimizdeki çocuk doğaya kucak açmıştı çünkü. Buluşma dediğin böyle olmalı ve olacaktır, süreç devam ediyor ;)
    İsa Koç


    Çok güzeldi zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık. Yemekler çok nefisti. Ortamdan samimiyet akıyordu ve kitap hakkında da bolca konuştuk. 💯💯💯
    Erdem Eren


    Kitap buluşması diye toplanıp sekiz saati birlikte geçirerek bir rekora imza attık sanıyorum ki😁 doğum günü, yemek, kitap, yemek, çekirdek, yemek, voleybol derken gün bitti ve hiçbir şekilde zamanın nasıl geçtiğine dair bir fikrimiz yoktu. Eve gitmiyor muyuz dediğimde bile arkadaşlardan ses çıkmadı😂 Artık onlar kitap buluşması bağımlısı olmuştu bile🙄 Tabi bize de daha güzel buluşmalar ayarlamak düşüyordu😏 Havaların da ısınmasıyla kendimizi yeşile atmaya karar verdik. Yaz etkinliklerimizin hepsini farklı mekanlarda yapacağız. Beklemede kalın😎
    Ayşegül tatilde


    "Biraz da Fotoğraf" Köşesi📸
    https://i.hizliresim.com/r18P4z.jpg
    https://i.hizliresim.com/3zjmar.jpg
    https://i.hizliresim.com/X6qaqO.jpg
    https://i.hizliresim.com/b6MnJn.jpg
    https://i.hizliresim.com/g6V7oL.jpg
    https://i.hizliresim.com/qv85E3.jpg
    https://i.hizliresim.com/DD6Q31.jpg
    https://i.hizliresim.com/4zqE1Q.jpg
    https://i.hizliresim.com/JDk0zJ.jpg
    https://i.hizliresim.com/Y6WYgl.jpg
    https://i.hizliresim.com/ED6XDA.jpg
    https://i.hizliresim.com/VDXk9Z.jpg
    https://i.hizliresim.com/Y6WYdZ.jpg
    https://i.hizliresim.com/1ED87j.jpg
  • -tatlı mı tatlı bir Wattpad kitabı daha-
    Siz hiç olmayan, nefes almayan biriyle savaştınız mı? Kızıl savaştı. Sevdiği adam için ölü biriyle savaştı...
    Konusu; Kızıl ailesi tarafından istenmeyen bir kız. Sevgi istiyor. Ama önceliği ablasından "daha iyi" olmak. Ateş Turan.. Adı gibi ateş. Yakmaya hazır. Hem kendini hem Kızıl'ı. Sonu mu? -spoi- Çok acıya rağmen mutlu :) En sevdiğiiim :)