Deniz Dirik

Deniz Dirik
@denizdirik
Okurgezer, kahvesever, gezente
Akademik
Doktor
Manisa
22 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
İnsan ve Yapay Zeka Ekseninde Sorgulamalar ve Bilinç/İrade Üzerine
10/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Hayatına, zamanın en ileri yapay zeka teknolojisiyle donanmış bir insanımsının girmesiyle varoluşun kadim sorularına dair derin sorgulamalar yapmanın kapısını aralayan baş karakterin, yaşam evresinin 30’lu yaşlarındaki tanıdık sancılarına şahitlik ediyoruz. Hikaye son derece özgün, empatik ve sürükleyici. Olay örüntüsü sıra dışı. Bugünün politik bağlamının romanın arka planına giydiriliş biçimi fevkalede keyifli bir okuma sağlıyor. Bir kitap düşünün; içinde siyaset, felsefe, kurgu, aksiyon ve romantizm olsun. Akış, karakterlerin derinliği, şaşırtıcı kırılmalar, tüm detayları ile bu yılın en sevdiğim romanı oldu. Özgür iradenin, bilincin, benliğin, insan olmanın, adaletin ve insandışılaşmanın sınırlarını sorgulamak isteyen edebiyat severler, elinizdeki o kitabı bitirip, vakit kaybetmeden bu kitaba doğru gelin
Roman
Machines Like MeIan McEwan · Jonathan Cape Publishing · 2019450 okunma
Hakikat Sonrası Çağ Deyince Okunması Gerekenlerden
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
Post-truth kavramını, yalanın ve hakikat olmayanın dijital teknolojiler/sosyal-yeni medya dolayımında hızla yayılması ve doğrunun bilgisine galebe çalması şeklinde indirgemeci, kaçamak, ziyadesiyle genel olarak tanımlanmadığı; aksine, türlü veçheleriyle irdelendiği ve örneklerle tanıtıldığı, okuması keyifli ve düşündürücü, kısa olduğu kadar yoğun/felsefi bir eser. Post-truth kavramının, postmodernizmle ilişkisinden, içerisine doğduğu politik bağlamın özelliklerine; yalan-aldatma-manipülasyon-dezenformasyon-alternatif hakikatler, safsatalar gibi kavramların post-truth'la ilişkisine kadar pek çok muğlaklığı açıklığa kavuşturan, konuya ilgi duyan herkesin okuması gereken, tekrar okunmaya değecek bir kitap.
Felsefe
Hakikat SonrasıLee McIntyre · Tellekt Yayınları · 201987 okunma
Maestro Drongo’nun İzinde
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 10:04
İngilizcesinden okuduğum, üç kitaplık bir dedektif thriller serisi. Drongo’nun izinde kıtalar arası yolculuklarla tatlandırılmış sürükleyici bir anlatı. Tipik dedektif öyküsü notalarıyla süslenmiş; Sherlock Holmes, Agatha Christie, Dan Brown gizemi ve örüntüleri üzerine biraz şarki ve komünist ezgiler serpiştirin.
Edebiyat
ZehirCengiz Abdullayev · Kaknüs Yayınları · 200421 okunma
Yine Postman, Yine Nefis Bir Toplum Okuması
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2021 15:01
Çocukluk, icat edilmiş bir şey mi yoksa bir keşif mi? Kime çocuk denir, çocuklukla yetişkinlik arasındaki sınırlar her dönem benzer midir, çocukluğun yapıtaşları nelerdir, çocukluğun var olması ve yok olması arasındaki fark nedir, çocukları muhatap ettiğimi kurumsal yapılar çocukluğa ne yapıyor? Bu ve daha fazlasının yanıtını Postman'ın olağan ironileri açısından okumak çok keyifli. Konunun korkutucu ve halen güncel olduğu ölçüde ele alınış tarzı çok başarılı. Çocukluğu bu kadar yıpratan bir yetişkinler dünyasında geleceğin masumiyetinin aşındığını izlemek iç karartıcı. Postman bu noktada bazı öneriler de getiriyor.
Araştırma-İnceleme
Çocukluğun YokoluşuNeil Postman · İmge Kitabevi · 1995117 okunma
Neden ve Hala Kitap Okumayı Küçümsememeliyiz?
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2021 17:40
Zihin ile beyin arasındaki ilişkide nasıl ki "beyin" zihnin faaliyeti için gerekli olan fiziki mekanizmayı ifade ediyorsa; teknoloji de pek çok şey için kullandığımız bir araç/mekanizma/vasıta/bağlam olarak orada durur. Ancak geldiğimiz noktada, teknolojinin araçsallığını unutup, onu amacın kendisi haline dönüştürdüğümüz bir fantezi kültürü yaratmış bulunmaktayız. Bu kültürün odak noktası eğlence ve eğlenceli hale getirilemeyecek kadar kutsal/kritik/acıklı/kederli hiçbir şey yok. Bir cinayetin, soykırımın, katliamın, savaşın ekran şovu haline getirilerek araya serpiştirilen reklamlarla para kazanmanın normalleştirildiği bir dünyada, bu deneyimlerin duygusu, gerçekliği, geçerliliği ve yaşanmışlığı önemini yitirmiş durumda. Orwell, iktidarın toplulukları baskı ve yalanlarla kandıracağını, manipüle edeceğini ve onlara zoraki yaptırımlar uygulayacağını söylerken naif davranıyordu. Çünkü iktidar, yalana, baskıya, propagandaya ihtiyacı olmadığını çoktan keşfetti. Hakikatin önemini yitirdiği, mantığın ve tutarlılığının imtiyazını kaybettiği, eğlencenin her türlü diğer endişeye galebe çaldığı TV/PC kültüründe iktidarın tek derdi, Show Business'da en iyi görünen, en iyi konuşan, en iyi laf sokan, en karizmatik "aktör" olarak konumlanabilmesi. Tipografik dünya ile fotografik dünya arasındaki epistemolojik kırılmayı ve ortaya çıkan toplumsal dönüşümü bu kadar yalın, örneklerle ve anakronizmaları aşan biçimde anlatan az eser okudum.
Amusing Ourselves to DeathNeil Postman · Penguin Books · 200511 okunma