Bugüne dek gezdiği bütün şehirlerden uzakta, burada perişan hâlde kıvrılmış yatarken şöyle düşündü: Asıl mesele insanların bağımlı olduğu bu sistemlerle kuralların hayatın özüne uzaklığı değil, tanımladıkları hayatın kısıtlı, dar, aceleci olmasıydı. Küçüktü bu hayat, hem garantici hem tekdüzeydi, kalabalıklardan, binalardan ibaretti.
Hadi şimdi bak etrafına, bak!
Neredeler hani?