Yaşamımız boyunca beş kuruşsuz sürünüp, birgün yine beş kuruşsuz geberip gidiyorduk. Hayat, insanı yıpratan bir oyundu. Sabah uyanıp ayağa kalkabilmek bile bir tür başarı sayılmalıydı bu hayat koşullarında.
Umutsuz ve mutsuz bir adamdım işin gerçeği buydu. Kafam karışıktı hastaydım yalnızdım yine de çok inatçı bir yapım vardı. Bana sadece kaçma, dövüşme ve intihar seçenekleri sunan ve bu şekilde süregelen durumlardan usanmıştım. Her şey koca bir hindi boku çuvalından farksızdı.