🔍 Platon’un “Phaidon” diyaloğu, Sokrates’in ölümüyle ilgili derin düşünceleri ve ruhun ölümsüzlüğüne olan inancını ele alan etkileyici bir eserdir. Sokrates’in hapishanede ölüm cezasını beklerken, arkadaşlarıyla yaptığı son konuşmayı anlatır. Bu konuşma, felsefi bir keşif yolculuğuna davet eder okuyucuyu. Yapıtta, Sokrates’in ölüm karşısındaki sakin kabulü ve ölümün ardından ruhun kaderi üzerine derinlemesine düşüncelerini bulabilirsiniz. Sokrates’in ölümüyle ilgili duyguları, hayatın anlamı ve ruhun ölümsüzlüğü gibi evrensel konular, okuyucunun zihnini meşgul eder ve derin düşüncelere sevk eder. Platon’un “Phaidon” diyaloğu, sadece felsefi bir tartışma değil, aynı zamanda insanın varoluşsal meselelerine dair derinlemesine bir arayışı da temsil eder. Ruhun doğası, ölümün anlamı ve insanın kaderi gibi konuları ele alarak, okuyucunun düşünce dünyasını genişletir ve içsel bir yolculuğa çıkarır. Phaidon’un etkileyici dili ve derin felsefi içeriği, okuyucuyu sadece düşündürmekle kalmaz, aynı zamanda içsel bir dönüşüme de davet eder. Bu başyapıt niteliğindeki eser, felsefeyle ilgilenen herkesin kütüphanesinde yer almalıdır. 📚💭 #Platon #Phaidon #Felsefe #Diyalog #RuhsalKeşif #VaroluşsalDüşünce #nihanhocanınkitapları #FelsefecininKitapları
1 Tümü Bir Rüya ve Her şey Gerçek
Bazı zamanlar, uyumanın, ölümün bir provası olduğuna dair düşünceler tarafından rahatsız edilir ve gözlerimi koyu bir siyaha boyayacak perdeyi çekmemin ardından başlayacak yolculuğum öncesi, zihnimde kurduğum samimi cümleler aracılığıyla çevremdeki nesneler ile vedalaşırım. Geride bıraktığım her anı derin bir hüzün duygusuyla kucaklamak ve yeni anılar edinmek isteyip istemediğime dair kendim ile devamlı bir çelişki hâlinde olmak gibi içsel meseleler, belki de sanki ihtiyacım olan bir giysiymiş gibi varlığına alıştığım karamsarlığımın sürekliliği yüzünden yaşamımda mantığa söz hakkı vermiyorlardır. Kırılgan ruhumdaki boşluklardan beslenmekte olan yaşamanın o kışkırtıcı hüznünün, fiziksel olan tüm acılardan çok daha güçlü olduğunu farkettiğimden beridir dini konular üzerine artık daha az kafa yoruyorum. Çünkü hayatın düzeni, Tanrı düşüncesi olmadan da yeteri kadar karmaşık bir düzensizlik bütününü teşkil ediyor. Sahip olduğumuz kimlik ve duygular, saniyeler ile ifade edilebilecek süreler içerisinde, aslında ne kadar da güvenilmez ve tutarsız olduklarını kanıtlayabiliyorlar. İşte bu yüzden, beyaz, tüm renkler arasındaki en mutsuz renk... Temiz kalabilmek için sonu gelmeyen cezalar ve baskılar ile mücadele eden, benliğini yaratmaktan korkan ve siyah ile en bariz farkı olan isyan etme hakkına sahip ol(a)mayan bir renk.
Reklam
Yıkık bir gençlik
Pazar günü MSÜ sınavına gireceğim. Biraz kırgınım; hayata, şansa, sisteme... Çocukluk hayalimdi asker olmak. Köyde büyüdüm. Uzun odunsu bitkiler yetiştirdi evimizin arkasında, onları tüfek olarak hayal eder, balya iplerini iki yandan bağlayıp omuzumuza asardık. Tüm gün o terörist senin bu dağ benim oynardık da oynardık. Bir hayalimi daha gömdüm işte. Bazı koşullardan direkt eleniyorum, kendimi denemek için girmiş olacağım, diğerleri gibi. Konular bitmemiş ama ben bitmişim. Gözlerimin içi kıpkırmızı, ruhum başka yerde bedenim masanın başında bıkkınlıkla bu satırları yazıyor. Önümde test kitabım açık, matematik çözüyoruz işte. Oysa ne güzel şiirler yazardım, kitaplarım vardı, sesimle ne ahenkler bulurdum. Ama yok, matematik yapmazsan olmaz! Sövüyorum sorulara, kitaplara, hocalara. Günden güne eriyorum. Bazıları durumu fazla dramatize ettiğimi düşünecek fakat yazdıklarımın daha fazlası içimde saklı. Gücüm anca bu kadarını yazmaya yetiyor. Çünkü hayallerim çalındı, bazıları gömüldü; benliğim, gençliğim ve fazlası. Bunun ne demek olduğunu bilmeyenler için gereksiz dramatik olması normal tabii. Her neyse bir gün iyileşeceğim ve o zaman bu iletiyi alıntılayıp müthiş şeyler yazacağım üstüne. Şimdilik hoşça kalın, akıl sağlığınızı yitirmemeniz dileğiyle zira ben yitirmiş bulunmaktayım.
Yanındayım, yanımda olmadığın kadar.
Gençken ilginç konular derin zannedilir.
Felsefe ya da edebiyat yapma, diyorlar. Aslında bence suç bizde; dümdüz insanlarla derin konular üzerine konuşabilmeyi umuyoruz. Sonrası hayal kırıklığı…
Reklam
Sanat Felsefesi: Yaratıcılığın Derinliklerine Bir Yolculuk Sanat, insan deneyiminin en önemli ve evrensel ifade biçimlerinden biridir. Geçmişten günümüze sanatçılar, eserleri aracılığıyla duygularını, düşüncelerini ve hayallerini paylaşarak insanlığın ortak mirasını oluşturmuşlardır. Sanat felsefesi ise sanatın doğasını, amacını ve anlamını
Risale-i Nur
Çok tuhaf bir şey oldu. Ben dünya klasikleri, macera, aşk...vs tarzı kitapları okumaya bayılırdım yani bana o kadar çok zevk verirlerdi ki okuyunca kendimden geçerdim ki ben kitap okumaya 17 yaşında baya geç kalmış olarak başladım. Sonra birgün Risale-i Nur ile tanıştım açıkçası ilk başta anlamadım dili ağır konular derin vs. sonra nasıl olduysa beni kendine bir bağladı ondan aldığım zevki okuduğum birçok kitaptan alamıyorum. O kadar kalbime dokunuyor ki ve o kadar yaralarıma, sıkıntılarıma merhem oluyor ki. Bilemiyorum çok farklı bir duygu umarım herkese nasip olur ve umarım kendisiyle kurduğumuz bu bağı daha da sağlamlaştırırız ve hiç kopmaz....
355 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.